Çivilerin iplerle olan dansı iyileştiriyor

Filografi, ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasına ip ya da tel geçirilerek yapılan bir sanat dalıdır. Belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenlerin meydana getirilmesiyle oluşan Filografi sanatı, utulmaya yüz tutmuş sanatlar arasında yer alıyor

Çivilerin iplerle olan dansı iyileştiriyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Filografi, ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasına ip ya da tel geçirilerek yapılan bir sanat dalıdır. Belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenlerin meydana getirilmesiyle oluşan Filografi sanatı, utulmaya yüz tutmuş sanatlar arasında yer alıyor

Mazisi Osmanlıya dayanan Filografi sanatı günümüzde çok fazla bilinmiyor. O dönemde zihinsel ve psikolojik rahatsızlıkları olan kimseleri tedavi etmek de kullanılan filografi’nin iyileştirici bir gücünün olduğuna inanılıyor. Filografi sanatına olan ilgisinin, mesleğinin etkisiyle oluştuğunu söyleyen İç Mimar Nur Yıldırım, “Mesleğimde çizim yaparak bir nevi sanat icra ediyorum ama yine de yeterli görmediğim için bir hobi alanı bulmak istedim. Araştırmalarım sonucunda da filografi sanatıyla tanıştım. Ben daha modernize edilmiş şekilde, çivilerin iplerle bütünleştirilip bir tasarım ortaya çıkarılmasıyla ilgileniyorum” dedi.

‘UNUTKANLIĞA İYİ GELİYOR’

Filografi sanatının sağlık açısından faydalarına değinen Nur Yıldırım, “Stresi ve dikkat dağınıklığını önlüyor, sizi mutlu eden bir yapısı var. Hatta filografi sanatına dair tıbbi alanda şöyle bir durumu var: Alzheimer hastalarına filografi sanatı yaptırılmış ve etkisinin olumlu yönde olduğu gözlemlenmiş. Bunun nedeni de çivileri çakarken sol elinizi kullanmak zorunda olmanız. Sol beyninizi kullandığınız için doğal olarak unutkanlığı da önlemiş oluyorsunuz. Hem insanı motive ediyor hem sanatla meşgul oluyorsunuz hem de ruhsal olarak insanı rahatlatıyor” ifadelerini kullandı.

civi-mansett.jpg

FİLOGRAFİ NEDEN UNUTULDU?

Filografi’nin çok eskiye dayanan bir sanat dalı olduğunu belirten İç Mimar Yıldırım, “Ortadoğu’dan doğmuş Batıya ve Uzakdoğu’ya yayılmış bir sanattır. Aslında bizde filografi’nin tarihi çok eskiye dayanır. Osmanlı geleneksel el sanatı olan filografi, günümüzde çok fazla tanınmıyor. Emek isteyen ve yapılması zor bir sanat. Çünkü yapım aşaması çok uzun sürüyor. Unutulmasının nedeni ise çok fazla duyulmaması ve yeterince tanıtılmamasıdır. Bir de toplum gündeme göre hareket ettiği ve Filografi de çok gün yüzüne çıkmadığı için unutulmuş olabilir” ifadelerini kullandı.

civilerin-iplerle-olan-2.jpg

‘USTALIK GEREKTİRİYOR’

Filografi sanatını yaparken el becerisi olmasının önemine dikkat çeken Yıldırım, “Benim bir bayan olarak en sıkıntı çektiğim nokta, el kuvveti gerektiren bir şey olduğu için çivileri çakerken zorlanıyor olmam. Filografi sanatçısı önce kafasında bir motifler tasarlar daha sonra bu motifleri oluşturmak için tahta panolar üzerine çivileri çakar. Bu çiviler boyalanıp verniklendikten sonra, arasına renkli ipler geçirilerek de önceden tasarlanmış motifler ortaya çıkar. Ancak bu iplik geçirmede tabi ki ustalık gerekiyor.  Bu çivileri rast gele geçirseniz bir şey elde edemiyorsunuz. Orada da sanatçının tasarım ve estetik ruhu devreye giriyor. Yapılan motife göre tabloların yapım süresi değişiyor. Genelde 1-2 haftayı buluyor” diye açıkladı.  

ciii.jpg

‘EL EMEĞİ MALİYETİ ARTIRIYOR’

Filografi’de fiyatların en çok el emeğine göre arttığını kaydeden Yıldırım, “El işçiliği zor olduğu ve el becerisi gerektiren bir sanat olduğu için aslında insanın kendi el emeğinin maliyeti yüksek oluyor. Bir de fiyatı yine kullanılan malzemeye göre değişir. Ahşap bir malzeme kullanırsanız 150-200 TL civarı fiyatı var. Yine bu da boyutu ve şekline göre değişmektedir. İlgilenenler olursa kendi yorumuma katıp yaptığım sanat çalışmalarıma by.nurella adlı Instagram adresimden ulaşabilirler. ” ifadelerine yer verdi. Konya’da sanata olan ilginin çok az olduğunu vurgulayan Yıldırım, insanların bu tür sanatları icra etmekten çok satın almaya daha çok meyilli olduklarının altını çizdi.

c-024.jpg

SÜMEYRA KENESARI/ YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme