Çizgi filme yerli damgası

HÜSEYİN ATAK, MERVE ATEŞ / YENİ HABER

Gözlerini çağdaş dünyaya açan her bebeğin ilk eğitimcileri artık Çizgi Film Yapımcıları. Genetik kodlamadan sonra kişiliğini oluşturacak ilk bilgileri onlardan alıyorlar. Ancak geleceğimizi oluşturacak yeni neslin Disney emperyalizmi tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen yapımcı Şamil Erman, Türkiye’de bu dejenerasyona karşı koymaya çalışan ender insanlardan.

 

Bu işe nereden başladınız. Çizgi film konusu nereden aklınıza geldi.

“1998 yılında 3D teknolojisinin gelişimi le birlikte merak sardım. Daha önce reklam sektöründe grafikerlik yapıyordum yıllarda internet yok bilgiye ulaşmada z oluk çekiyorduk. İlgi duyan arkadaşlarla veri alışverişi yaparak bu duruma geldik.2002 yılına kadar eğitim sürecindeydim. İlk 3D projemi bu tarihten sonra yaptım.”

 

Çizgi film sektöründe uzun yıllardır çalışıyorsunuz, en çok güvendiğiniz, tepkiler aldığınız proje ne oldu?

“Rakiplerimiz 100 kişi ile proje yapıyor. Biz 3 kişi ile neler yapabiliriz diye düşündük. İlk projem “O da bir Çocuktu ” adında Peygamber efendimizin (s.a.v)hayatını çocuklara anlatacak bir projeydi.2 temsili çocuk ile bunu başardık.2003 yılında piyasaya sürdük.70-80 bin satıldı. İnternet ile birlikte çizgi film sektörü de sulara gömüldü.”

img_1318.jpg

TRT büyük bir destek veriyor, ama hala çizgi film sektörü İstanbul’da .Anadolu’da bu sektörün kalbi ne zaman atacak?

“Disney dediğimiz zaman 1920 ‘lerde başlıyor. Çizgi filmi animasyonu bu adam icat etmiş. Binlerce filmi ülkelere ihraç etmiş. Ülkemizde bunun olkulu2003’ten sonra açıldı. Eğitim alabileceğiniz bir yer yoktu. Türkiye’de bunu ya kendi çabanızla ya da yurt dışında öğrenirsiniz. Konya’da şu anda TRT’nin verdiği desteklerle bir canlanma sürüyor. Bu Anadolu’ya çok yansımaz merkezi İstanbul’dur. Anadolu’da bu işin olacağına çok inanmıyorlar. TRT sürekli alım yaptığı için sektörde çalışan sayısı arttı. 2000 e yakın kişi bu sektörden hayatını kazanıyor. Milyonlar yatırılıyor, küresel olarak kültürel bir pazarlama yapılıyor. Çizgi filmlerde size ait olmayan her şey meşrulaştırılabiliyor. Disney filmlerinde Araplar hep kötüdür, bunun altında Müslümanları kötü göstermek yatıyor. İslami sembolleri uygun olmayan yerlere koyuyor.”

 

Kültür Bakanlığı destek veriyor, destekler ne düzeyde, sektöre kan getirmesi anlamda beklentileriniz nelerdir?

“Kültür şu an da batıda gelişmiş vaziyette bunun nedeni dünya savaşlarında oluşan dengeler. Galip milletler kültürel zenginlikleri kendi bünyelerinde toplamışlar. Senaryo baş aktör, diğerleri tamamlayıcı oluyor. Bakanlık destek veriyor ama sadece destekle bu işin içerisinden çıkamazsınız.”

 

Televizyon eğitim anlamında yol gösterici olabilir, bunun yanında kültür aktarımının da bir parçası oluyor. Bizden olamayan ürünler geleceğin toplumu çocuklarımızı ne yönde etkiliyor?

“Televizyonu toplumda bir büyüleme aracı olarak kullanıyor toplum. Benim çocuğum var sürekli gözlemliyorum, eğitici özellikleri var bunun yanında zehirli içerikler de var. Bizim amacımız bizden kültürümüzden bir şeyler olsun çabasında olan çok az insan var. “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”  filmini örnek gösterebiliriz. Herkesin çocukluğundan bir şeyler barındıran senden bir film çünkü. Fransız kafasıyla senaryo yazınca bu çalışmalar tutmuyor.”

img_1332.jpg

Konya’da yaşadığımız kültürün aktarımı konusunda projeleriniz oldu mu?

Teknoloji olarak gerideyiz. Örnek aldığımız sistemler bizden 100 yıl önce başlamış   animasyona. Hint Sineması teknik olarak Türk sinemasından bile önde, ciddi efektler kullanılıyor. Mevlana ile alakalı “Vezir’in Hilesi” ve “Mesnevi’den Hikayeler” adında çalışmalarımız var. Kültür aktarımı konusunda ciddi katkıları olacaktır.

Kendinizi ne olarak tanımlarsınız?

“Yapımcı olarak tanımlıyorum. Projeyi hayal edip ürün ortaya koyuyoruz. Bu işte branşlar halinde çalışılır. Karakteri çizen model oluşturan, animatör ayrıdır. Bu iş bir ekipten çıkıyor, ekipsiz bir işin çıkması mümkün değildir zaten.”

Bu işi yapmayı düşünen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

“ Kendilerindekinin yetenek mi, merak mı olduğuna karar verecekler, öncelikle. Eğer bunun yetenek olduğuna karar vermişlerse diğeri vakit kaybı olur. Yoksa tutunması zor olur. Yetenek varsa eğer, internet dünyasında kaynaklar, eğitim veren okullar var. İstanbul’da kurslar var, üniversitelerin animasyon bölümleri var. Kendilerini bu yöntemlerle geliştirebilirler.”

img_1321.jpg

Dünyada animasyon sektörüne yaklaşmak adına neler yapılabilir?

“Özel sektör bu işe yatırım yapabilir. Hollywood’un çok ciddi dağıtım şirketleri var. Çok hızlık bir yayılım gerçekleştirebilir, basın desteğiyle bir anda dünyada yer edinebiliyor. Bizim açımızdan bu sistem yok. İyi işler yapsak da yayılma konusunda yine sıkıntılarımız var. “

Animasyon çizgi film bugünün dünyasında neyi ifade ediyor?

"Eskiden masallar vardı otururdunuz dedenizin ninenizin kucağına her evde bir büyük mutlaka bulunurdu size anlatırdı siz kendi hayal gücünüze göre kurardınız. Eski çekirdek aile yapısı günümüzde çokta yaygın değil artık. Şimdi o görev çizgi filmlere devredildi. Masalı televizyonlar anlatıyor. Kurguyu montajı sizin yerinize o yapıyor. İyiyi de kötüyü de beyne ne gideceğine de o karar veriyor”.

 

Çocukları  işlerimiz yoğun olduğu zamanlarda  koyuyoruz  televizyonun önüne bırakıp gidiyoruz. Bu noktada baka unsurlar devreye giriyor mu?

“Çocuğunuzu onlara emanet ediyorsunuz al buna bak diyorsunuz. Burada ailelerin kontrol noktasında devreye girmesi gerekiyor. Bende yapımcı olarak. Üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum projelerimle.”

img_1322.jpg

Bakmadan Geçme