Çocuklara bırakılacak en güzel miras Kitap

Büyükşehir Belediyesi ve Eğitimevi Organizasyonun ortaklaşa düzenlediği, Mevlana Kültür Merkezi'nde gerçekleşen Konya Kitap Günleri'nde yazarlar Konyalılarla buluşmaya devam ediyor. Konya'ya gelen yazarlar, fuardaki ilgiden memnun olduklarını söylüyorlar

Açılışının yapıldığı günden itibaren Konyalı kitapseverler Konya Kitap Günleri Fuarı’na akın ediyor. Konyalıların yoğun ilgi gösterdiği fuara, Eğitimevi Organizasyon farklı türlerde kitapları olan birçok yazar getiriyor. Yazarlar hem kitaplarını imzalıyor hem de okuyucuları ile sohbet ediyor.

KİTAPLARI HER DİLDE YOK SATIYOR

Yazar Adem Karataş aynı zamanda Konya Uzun Harmanlar Muradiye Camisi’nde imamlık yapıyor. Kitap gelirleri ile Kuran kursu ve dernek kurduklarını belirten Karataş; “30’un üstünde basılı kitaplarım var. Kitaplarımızın bir kısmının Boşnakça, İngilizce, Almanca, Fransızca, Gürcüce, Arapça tercümeleri yapıldı. Bu kitapları yardım amaçlı gönderiyoruz. Şuanda kitap gelirlerimiz ile Beytül Kuran Kursu ve Yaşatma Derneği’ni kurduk. Allah izin verirse 1 Nisan’da kursumuzun yeri kazılacak. İnşallah temelini atacağız. Kitaplarımızın bazılarının 8.baskısı yapıldı. Yurt dışına tercümeler yapılıyor ve okunup beğeniliyor. Toplam 2 bin – 5 bin kitap basıldı.” şeklinde konuştu. Çalışmalarına devam edeceklerini belirten Karataş aynı zamanda Hz.Meryem kitabının seslendirmesini de yapıyor.

“EN GÜZEL DOST KİTAPTIR”

Çocuk kitapları yazarı Ayşe Hale Ortadeveci; “Toplam 24 kitabım var. Çocuk kitapları üzerinde çalışıyorum. Son çıkan kitabımda ise; Efendimiz üzerinden giderek, iman eden sahabe çocuklarımızı işledik. Okuyucularım tarafından çok beğenildi ve tutuldu.” ifadelerini kullandı. Kitapseverlerin sayısının artmasının umut verici olduğunu öte yandan korsan kitabın emeğe saygısızlık olduğunu belirten Ortadeveci; “Kitapseverlerin çok olması bizi umutlandırıyor. İnşallah çocuklarımıza hoş gelecek, içerikleri güzel, resimleriyle de onları cezbedecek kitaplar hazırlamaya devam edeceğiz. Anne-babalara çocuklarına rol model olmalarını tavsiye ediyorum. Çocuklarla birlikte kitap saati yapmalıyız. Mesela biz evimizde mutlaka 1 saat çocuklarımıza kitap okuyoruz. Buraya gelen velilerle konuştuğum zaman; ‘Çocuğum kitap okumayı sevmiyor’ diyorlar. Evde kitap saati yapıp yapmadıklarını ya da çocuklarının onları kitap okurken görüp görmediklerini soruyorum. Cevap genelde hayır oluyor. Dolayısıyla anne-babadan kitabı görmeyen çocuk kitabı sevmeyecektir. Bir de korsan kitap ve internet üzerinden pdf şeklinde illegal yöntemlerle kitaplar yayınları oluyor. Kitabı alın. Kitaba dokunarak harflerin hazzını yaşamak başka bir şey. Kitap satın alarak hem emeğe saygı göstermiş olursunuz. Hem de o kitap raflarınızda sizin için zenginlik olacaktır. En güzel dost kitaptır. En güzel arkadaş yine de kitaptır.” şeklinde konuştu.

“İÇİMİZDE Kİ CEVHERİ ÇIKARACAK İNSANLARA İHTİYACIMIZ VAR”

Kitap yazarlığının yanında köşe yazarlığı da yapan yazar Fatma Tutak; “İki tane kitabım var. İkisi de çocuklara yönelik ama büyüklerde okuyabilir. Ayakları yere basan hikâyeler yazıyorum. Okuyanlar kitabımda mutlaka kendilerinden bir şeyler buluyor. Okuyucularımdan baya iyi yorumlar alıyorum buda beni mutlu ediyor. Her insanın içinde bir cevher var. Bu cevheri çıkaracak bilinçli insanların olması gerekiyor. Bu cevheri çocuklarda anne, baba ve öğretmen çıkaracaktır. Anne evde kitap okursa çocuk ondan göre göre kitabın olmazsa olmaz bir şey olduğunu idrak eder. Öğretmen ise yazmaya meraklı çocukları yüreklendirirse o zaman bu çocuk kitap okumaya da yazmaya da önem verir. Benim ilkokulda bir öğretmenim vardı bol bol kompozisyon yaz demişti. Ben onun sayesinde buradayım. Öğretmenler çocukları okuma konusunda teşvik edebilir. Ama çocuk sadece okulda gördüğüyle yetinemez. Evde kitaba özen yoksa çocuk hiçbir ilerleme kaydedemez.” şeklinde konuştu.

“OKUMADAN, YAZAMAYIZ”

Konyalı kitapseverler ile buluşmak için İstanbul’dan gelen Kamil Çakır ise; “Şairlik ve yazarlık güzel bir şey ama önce bir birikim olması gerekiyor. Bir kova düşünün o kovadan ne zaman su taşmaya başlar ise dolduktan sonra da o kovayı doldurmak lazım. Peki, bu nasıl dolar? Tabi ki okuyarak, okuyarak ve okuyarak. Artık o kova dolup taşmaya başladıktan sonra yazmak kendiliğinden gelecektir. Eğer bir kişi yeterli derece okumamış ise kişi yazarken çok zorlanır. Üzerinde durduğum ikinci nokta ise; Öğrenciler hem okusun hem de sık sık yazsınlar. Yazsın beğenmesin atsın. O her attığı ve beğenmediği yazı, ona yenisini ve daha güzelini yazmayı teşvik edecek. Bence Dünyanın en güzel şeyi yazmaktır. Çocuklara bırakılacak olan en güzel miras kitaptır.” dedi.

BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme