1. HABERLER

  2. KONYA

  3. ‘Coğrafyamızın ortak kültürü: Nevruz’
‘Coğrafyamızın ortak kültürü: Nevruz’

‘Coğrafyamızın ortak kültürü: Nevruz’

Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz, tüm dünya da ve Türkiye’de her yıl kutlanıyor. Dünya genelinde Anadolu ve Orta Asya ülkeleri tarafından kutlanan geleneksel bir bayram olan Nevruz, yeni yıl, doğanın uyanışı ve bahar bayramı olarak adlandırılıyor.

A+A-

Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz, tüm dünya da ve Türkiye’de her yıl kutlanıyor.  Dünya genelinde Anadolu ve Orta Asya ülkeleri tarafından kutlanan geleneksel bir bayram olan Nevruz, yeni yıl, doğanın uyanışı ve bahar bayramı olarak adlandırılıyor. UNESCO tarafından 2009 ve 2016 yıllarında yapılan iki ayrı toplantıda alınan kararlarla Nevruz adı geçen 12 ülke adına dünyanın somut olmayan kültürel mirası listesine kaydedildi.

Nevruz Bayramı’nın tüm dünyanın ortak kültürü olduğunu ifade eden Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Temizel, “Nevruz, 2009 yılından beri İran, Hindistan, Pakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkiye, Irak, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Kazakistan ve Azerbaycan gibi kültür, dil ve din birliği olan 12 ülkenin ortak kültürel mirasıdır” dedi.

cografyamizin-ortak-6.jpg

‘NEVRUZ BAYRAMI KÜLTÜRLERİN ORTAK COŞKUSUDUR’

Nevruz bayramının bazı kültürlerin ortak sevinci ve coşkusu olduğunu söyleyen Ali Temizel, “Toplumların ve milletlerin bazen yalnızca kendilerine özgü bazen de diğer toplum ve milletlerle ortak oldukları insanlık değerleri vardır. Bunların başında da ortak dinden ve ortak kültürden, ortak coğrafyadan, benzer mitolojiden dolayı birlikte kutlama geleneğini kazandıkları ve aynı zamanda sevinç ve coşkuyla kutladıkları dini ve milli bayramlar gelmektedir. Farsçada “yeni gün” anlamına gelen Nevruz, 21 Martta Orta Asya, Orta doğu, Balkanlar, Kafkaslar, Pakistan ve Hindistan gibi dünyanın kuzey yarım küresinde geniş bir coğrafyada yaşayan milletler tarafından kutlanan yılbaşı veya bahar bayramıdır.Tarihte pek çok devlet tarafından bayram veya gelenek olarak kutlanan Nevruz, çeşitli kültür çevrelerinde farklı etnik gruplarda farklı bir anlama ve muhtevaya sahip olmuştur” şeklinde konuştu.

cografyamizin-ortak-5.jpg

‘ZAMANLA KÜLTÜRLERİN İÇİNE KARIŞMIŞTIR’

Nevruzun, kültürler arasındaki iletişim sonucunda çeşitli kültürlerin arasına karıştığını ve o kültürler içinde benimsenerek yer edindiğini ifade ede Temizel, “Nevruz diğer toplumlarda olduğu gibi Türk devletlerinde de kutlanmaktadır.Bunlardan Azerbaycan’da Novruz, Kazakistan ve Tacikistan’da “NavrizMeyrami” Kırgızistan’da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Mart Dokuzu”, Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türklerinde Mevris adları ile anılmaktadır. Arnavutluk’ta ise “Sultan Nevruz” olarak isimlendirilir.Burada Nevruz Bayramının savaşı, kavgayı ve düşmanca saldırıları ortadan kaldıracağı, Nevruzun binlerce yıldan beri barış ortamında kutlandığı, bölge ülkelerdeki insanların ortak değerlerinden biri olduğu ve bunun devam ettiğini hatırlamamız gerekir.Bugün insan haklarının ihlal edildiği, insanların yerlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kaldığı, gözyaşının ve kanın dinmediği bu coğrafyada Nevruz gibi ortak değerlerin daha da önem kazandığı görülmektedir” diye konuştu.

cografyamizin-ortak-1.jpg

‘TAKVİMİN DEĞİŞTİĞİNİ İFADE EDER’                         

Nevruz’un birlikte yaşama isteğini güçlendirdiğini ve dayanışmayı sağladığını kaydeden Temizel, sözlerine şöyle devam etti: “ Geleneklerin, göreneklerin, inançların sergilendiği bir bayramdır. Mesela Çarşamba Suri denilen yılın son çarşambasında güneş doğmadan suyun üzerinden atlanır. Bolluk ve bereketin işareti ve sembolüdür.Huzur ve barış havasının evrensel ölçülerde geliştirilmesidir.Bilindiği üzere ülkelerin dini ve milli bayramları vardır. Dini bayramlar aynı dine inan insanların ülke sınırı olmaksızın bütün dünya genelinde kutladıkları bayramlardır. Ama Nevruz gibi bir ülkenin sınırlarını aşan ve büyük bir coğrafyada kutlaması yapılan bayramlar, törenler ve coşkular bir ülke, bir kavim ve bir milletin adı zikredilerek kutlanmamalıdır.Kaynakların belirttiğine göre; Nevruz, tarih boyunca tabiat ile iç içe yaşayan ve tabiatı toprak, ateş, su, hava gibi dört ana unsurdan sayan Türk dünyasının tamamında yaygın olarak kutlanan bir bayramıdır.Bu törenler, bahara duyulan özlemi anlattığı kadar, bir takvim değişikliğini de ifade eder. Burada dikkati çeken husus, “baharın başladığı” zamandır.”

cografyamizin-ortak-2.jpg

‘TOPRAGIN UYANDIĞI GÜN: NEVRUZ’

Türkler, bu takvim değişikliğini “toprağın uyandığı gün” ile özdeşleştirmişler. ‘Varoluş ve diriliş günü’ şeklinde algılamışlardır. Böylece Nevruzu yaratılış felsefesi diyebileceğimiz manevî bir kimlikle donatmışlardır.Nevruz, Yenisey-Orhun çevresinden, Altaylara, oradan da Hun Türklerinin Avrupa’ya yürümesiyle Macaristan’a ve Balkanlar’a ulaşmıştır. 800’lü yıllardan itibaren Hazar’ın güneyinden Anadolu’ya ve Mezopotamya’ya taşınarak daha geniş bir coğrafyaya yerleşmiştir. İslamiyet’i kabul etmiş olan Türk topluluklarında bu törenler, dinî öğreti ile çatışmamak için, sürgün avı, toy, şölen, yuğ vb. gibi âdetlerden biri olarak devam edegelmiştir. Nevruz, bütün Türk dünyasının ve Avrasya’nın ortak kültür mirası olmuştur. Nevruz ile ilgili tarihî bilgiler ise, Kutadgu Bilig, Divan ü Lügatit-Türk gibi Türk kültürünün ilk yazılı kaynaklarından başlayarak Bîrûnî’den, Nizâmü’lMülk’e, Melikşah’dan Uzun Hasan’a uzanan çizgide, hatta Çin kaynaklarında mevcuttur.

‘NEVRUZ TÜRK DÜNYASINDA NEDEN KUTLANIYOR’

Türk dünyasında Nevruz’un birçok sebebe bağlanarak kutlandığının altını çizen Temizel, “Nevruz gününün kutlanmasına temel olduğuna inanılan olaylar şunlardır: Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gün, Hz. Ali’nin doğum günü, Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın evlendiği gün, Hz. Musa’nın asasıyla Kızıldeniz’i yararak kendisine inananları kurtardığı gün, Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulduğu gün; Türk dünyasında Nevruz insanlığın atası Hz. Âdem’in çamurunun  yoğrulduğu gün, Hz. Âdem ve Havva’nın cennetten kovulduktan sonra Arafat Dağında yeniden buluştukları gün, Nuh’un gemisinin karaya oturduğu, İbrahim Peygamberin yakılmak istendiği, Hz. Yusuf’un kuyuya atıldığı, Hz. Musa’nın Mısır’dan ayrıldığı gün; Türk dünyasında Nevruz, güneşin Koç burcuna girdiği, gece ile gündüzün eşitlendiği, baharın ve yeni yılın başladığı, Türklerin Ergenekon’dan çıktığı gün şeklinde yorumlanmıştır. Görüldüğü gibi çoğu dinî öğretiyle birlikte düşünülen Nevruz, önce sözlü gelenekte yer edinmiş daha sonra da ortak bir kültürel tavra dönüşmüştür” diye aktardı.

‘NEVRUZ TÜRK TOPLUMUNDA YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR’

Nevruz’un Türk kültüründe yaşatılmaya devam ettiğini belirten Temizel, “Günümüzde devam eden Manisa Mesir şenliklerinin de ‘nevruziye’ denen çeşitli baharatlardan yapılmış macunların sarayla birlikte, halka ikram etme geleneği şekline dönüştüğü ve Nevruz’la ilgili olduğu bilinmektedir. Anadolu’da “Sultanı Nevruz”, “Nevruz Sultan”, “Mart Dokuzu” “Mart Bozumu”, “Mart Dutması”, “Mart Bozması”, “Mart Kırma”, “Yılbaşı Tutmak”, “Bahar Bayramı”, “Yörük Bayramı”, “Yumurta Bayramı”, “Yılsırtı”, “Bereket Bayramı”, “Kış Bitti Bayramı”, “Yıl Yenilendi”, Kırklar Bayramı, ve “Nevruz Çiçeği” gibi adlarla bilinen Nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir” diye anlattı. Temizel, bu yıl Nevruz etkinliklerinin pandeminin gölgesinde gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.

SÜMEYRA KENESARI /  YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT

1 Yorum