Çok önemli tarihi kararın arefesindeyiz
İçişleri Bakanı Soylu, 'Çok önemli tarihi kararın arefesindeyiz. Vereceğimiz karar medeniyetimiz adına, bizi beğenmeyen, siz kimsiniz diyenlere karşı bir milletiz diyeceğimiz bir karardır.' dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Erzin ilçesinde Belediye Düğün Salonu'nda vatandaşlarla bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, bu samimiyet, sıcaklık, dostluk, içtenliğin ve inanmışlığın önünde kıymetle saygıyla eğildiğini belirtti.
"Anadolu'nun güçlü sesini ileteceğimiz karardır"
Soylu, sözlerine şöyle devam etti:
"Çok önemli tarihi kararın arefesindeyiz. Sadece 18 maddelik anayasa referandumuyla ilgili verebileceğimiz bir karar değil. Vereceğimiz karar medeniyetimiz adına, bu milletin çektiklerinin bir daha çekilmemesi üzerine vereceğimiz, bizi beğenmeyen, siz kimsiniz diyenlere karşı bir milletiz diyeceğimiz bir karardır. Vereceğimiz karar, yıllardan beri bize azap çektiren, demokrasiyi 'mış' gibi yaşamamızı istemeye çalışan, bu ülkede her adım attığımızda, her ayağa kalkmaya çalıştığımızda, ufka bakmaya çalıştığımızda bizi engellemeye çalışanlara karşı Anadolu'nun güçlü sesini ileteceğimiz karardır."
Konuşmasında Türk toplumunun başka toplumlara benzemediğini vurgulayan Soylu, "Biz büyüğümüzü, küçüğümüzü bilen, gelenekleri, örfümüzü, adetimizi, inancımızı, ramazan, kurban bayramlarını bilen, semalarda 5 vakit ezan okunduğunda özgürlüğümüze şükrediyoruz diye dua eden bir medeniyetin insanlarıyız." dedi.
"Bu memleketin bize yüklediği sorumluluklar var"
Batı gibi ne yapacağını bilmeyen, sadece para üzerinden hesap yapan, kelle üzerinden hesap yapan, inancından yoksun, nereye gittiği belli olmayan, kapısına gelene sırtını çeviren bir millet olmadığımıza işaret eden Bakan Süleyman Soylu, şunları söyledi:
"Biz, geleceğimizi ve geçmişimi kucaklayan milletiz. Bu memleketin bize yüklediği sorumluluklar var. Bu memleketin bize yüklediği bu sorumluluklardan bizi yoksun kılmak için yıllardan beri üzerimize oynuyorlar. Bu milletin geleceğe söz söyleme hükmü ortadan kaldırabilmek için üzerimize oynuyorlar. Kah bir gün 1960 darbesini yapıyorlar, bir gün başbakanı asıyorlar, bir gün 1971 muhtırasını veriyorlar, bir gün bir ailenin iki evladını biri sağcı, diğerini solcu diye birbirine pusu kurup öldürtüyorlar. Bu ülkede bir gün din ve mezhep üzerinden, bu ülkede bir gün etnik köken üzerinden, sağcı, solcu üzerinden, bir gün ekonomik kriz üzerinden bizi parça pinçik etmeye çalışıyorlar. Bunları yıllardan beri yaşıyoruz. "