1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Coşkun Yılmaz, "İçinden Sinema Geçen Sohbetler"e konuk oldu
Coşkun Yılmaz, "İçinden Sinema Geçen Sohbetler"e konuk oldu

Coşkun Yılmaz, "İçinden Sinema Geçen Sohbetler"e konuk oldu

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz:- "İstanbul, Türk sineması ve dünya sinemasında sadece şehrimizi değil, memleketimizi ve medeniyetimizi de anlatacağımız en önemli merkezdir"- "Cüneyt Arkın filmlerini çekerken kullandığımız, çok da kıymet

A+A-

İSTANBUL (AA) - İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı'nın (TÜRSAK) canlı yayınında sinemaseverlerle buluştu.

Vakfın Instagram hesabında yayınlanan "İçinden Sinema Geçen Sohbetler" başlıklı etkinlikte TÜRSAK Vakfı Başkanı Elif Dağdeviren'in sorularını cevaplayan Yılmaz, İstanbul tarihi üzerine uzun süredir çalışmaları olduğunu ve yaklaşık 150 ciltlik yayınları bulunduğunu söyledi.

Yayını izleyenlere, baş editörlüğünü yaptığı 10 ciltlik "Antik Çağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi" adlı çalışmayı gösteren Yılmaz, kitabın Türkiye'den ve dünyadan 300 bilim insanının katılımıyla 4-5 senede hazırlandığını kaydetti.

Eserin içinde sinemayla ilgili bilgilerin de bulunduğu 13 ayrı temadan oluşan tematik bir şehir tarihi olarak hazırlandığını anlatan Yılmaz, kitabı sadece metin olarak görmenin yanlış olacağını ifade etti.

Coşkun Yılmaz, "Kitaplar genelde yazarlarıyla anılır, bu bir haksızlık, kitaplar sadece metin olarak görülüyor, bu da haksızlık. Kitap aslında bir sinema filmi gibi, Süleymaniye Külliyesi gibi bir eser. Tasarımıyla, kağıdıyla, baskısıyla, cildiyle ve metniyle hepsi bir bütün olarak planlanmalı ve çıkarılmalı." değerlendirmesini yaptı.

- "İstanbul'a hep özel ilgiyle baktım"

Etkinlik duyurusunda siyah beyaz fotoğrafları gördüğünde çocukluğunun Yeşilçam filmlerini ve onlarla bir başka sevdiği İstanbul'u hatırladığını dile getiren Yılmaz, "İstanbul'a hep özel ilgiyle baktım. İstanbul benim için lise 2. sınıfta aldığım teşekkür belgesinin mükafatı olarak babamdan gitmek istediğim şehir. Teşekkür belgesi aldım, babam 'Ne istersin evladım?' dedi, 'İstanbul'a gitmek isterim' dedim. İstanbul, 1970 ve1980'li yıllarda hep gitmek istediğimiz bir şehirdi, bugün bu şehrin yöneticisi olmak nasip oldu." ifadelerini kullandı.

İstanbul'un pek çok bakımdan dünya kentleriyle karşılaştırıldığında öne çıktığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Sinemacıların çok iyi bildiği Başakşehir tarafında mağaralar var. Mesela o mağaraların tarihinin 400 bin yıllık olduğunu kaçımız biliyor acaba? Cüneyt Arkın filmlerini çekerken kullandığımız, çok da kıymetini bilmediğimiz o mağaralar 400 bin yıllık yaşam alanı izlerini barındırıyor. Bu şehrin böyle köklü bir tarihi var. Böyle baktığınız zaman İstanbul ihtişamı, vakarı, tevazuyu, mahviyeti, barışı, huzuru, bir arada yaşamayı, aynı zamanda çatışmayı, çok sevilmeyi, çok kıskanılmayı, kendine mahsus duygu, iklim, renk, ses, musiki ve ahengi yaşatan bir şehir olarak karşımıza çıkıyor."

- "Bu hikayeden 2 saatlik muhteşem bir film çıkar"

Dağdeviren, Coşkun Yılmaz'ın aktardığı Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile Mimar Sinan arasında Süleymaniye Camisiyle ilgili geçen konuşmaları konu alan hikayeye ilişkin, "Sadece şu anlattığınız toplam 5 dakika süren hikayeden, 2 saatlik muhteşem bir film çıkar." şeklinde konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un öncülüğünde bakanlık bünyesinde yapılan çalışmalara ve sinema kanununda yapılan değişikliğe değinen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Biz yeni bir yaklaşımı ve yeni bir anlayışı hakim kılmak zorundayız. Salgından önce sektörün temsilcileriyle bir araya gelelim diye konuşmuştuk. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde doğrudan yapımcıların arayabileceği özel bir telefon hattı da almıştık. Bakan Bey'in yurt dışından davet ettiği aktörler ve yapımcılar var.

İstanbul, Türk sineması ve dünya sinemasında sadece şehrimizi değil, memleketimizi ve medeniyetimizi de anlatacağımız en önemli merkezdir. Bu merkezin anlatılması, yönetmen ve yapımcıların 'Nereye takılırsak ne ceza alırız?' korkusundan kurtulması ve şehrin sokaklarında, caddelerinde, meydanlarında bu şehrin güzelliğini en iyi şekilde yansıtabilecek sahneleri çekmeleriyle doğrudan ilgilidir. Bununla ilgili altyapı çalışmalarımız sürüyor."

- İstanbul insan ve mekan hikayeleriyle sinemaya yansıtılmalı"

Uluslararası yapımcıların İstanbul'a gelmesi için dünyanın çeşitli şehirlerinde yapıldığı gibi İstanbul'da da gerekenin yapılacağını dile getiren Yılmaz, yapılan teşvik ve düzenlemeler sayesinde sadece bireysel olarak değil kurumsal olarak da kamuda bir irade oluştuğunu anımsattı.

Sinema yapımcılarına imkan tanımak için çok samimi ve ciddi bir irade bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, "Süreç böyle işlememiş olsaydı çok ünlü yapımcı ve yönetmenleri, sanatçıları, sinema oyuncularını şehrimizde görecektik. Özel sektör ve kamu iş birliği yapılmalı ve İstanbul ihtişamına, görkemine, fiziki coğrafyasına, tabii güzelliğine, mimarisine, çok renkliliğine, gizemine, sevdasına varıncaya kadar insan ve mekan hikayeleriyle sinemaya yansıtılmalı." dedi.

HABERE YORUM KAT