Çözüm Süreci Akamete Uğramamalıdır

Son günlerin en önemli tartışma konularından olan Çözüm Süreci ile ilgili Ribat Eğitim Vakfı bir açıklama yayınladı.

Ribat Eğitim Vakfı adına açıklamayı yapan Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Büyük bu önemli sürecin mutlaka devam ettirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin büyümesinin mutlak iç barışın sağlanmasından geçtiğini ifade eden Muzaffer Büyük, “konu bir devlet politikası olarak algılanarak, sivil toplum kuruluşlarını da mutlaka sürecin içine dâhil ederek bu önemli kavşak geçilmelidir” dedi.

Son günlerde yine, Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanların terör örgütüne ve onun uzantısı siyasi partinin temsilcilerine keskin açıklamalar yaptırtarak, sürecin tıkanma noktasına gelmiş gibi göstertilmeye çalıştırıldığını belirten Muzaffer Büyük, asıl meselenin Doğu ve Güney Doğudaki kardeşlerimizin terörün elinden kurtarılması olduğuna işaret etti.

Ribat Eğitim Vakfı Başkanı Muzaffer Büyük’ün açıklaması şöyle:

“Çözüm Süreci olarak adlandırılan ve hükümetimizin, devletimizin büyük gayretlerle bir noktaya getirdiği ve özünde terörizmi bitirerek, Doğu ve Güney Doğu Bölgelerimizdeki illerimizde de huzuru ve güvenliği hâkim kılma amaçlı süreç son günlerde yine yoğun bir şekilde medyada yer almaktadır.

 

Bir sivil toplum kuruluşu olarak bazı odakların Çözüm Sürecini adeta hükümeti köşeye sıkıştırmak için bir tehdit malzemesi olarak kullanılmasını öncelikle kabul edemediğimizi belirtmek istiyorum.

Ribat Eğitim Vakfı olarak biz öncelikle Çözüm Sürecinin mutlaka siyaset üstü görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü konu ülkemizin güvenliğini direk ilgilendirmektedir.

Bilinmelidir ki, yapılan müzakerelere karşı olmamakla birlikte, Çözüm Sürecinin terör örgütü ile yapılan pazarlık süreciymiş gibi gösterilmesine ve görülmesine karşıyız.

Biz Çözüm Sürecini iki açıdan değerlendiriyoruz, birincisi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin normalleşmesi ve vatandaşlarının dil, din, mezhep, ırk gibi özelliklerinden dolayı artık ötekileştirmeyi bırakarak, bütün vatandaşlarımızı aynı derece önemli görme sürecidir.

İkincisi ise Kürt kardeşlerimizle yıllardır tahrip olan kardeşlik hukukumuzun tekrar neşvü nema bularak, Müslümanların ancak kardeş olduğunu ve onların dertlerinin bizim de derdimiz kabul ettiğimizi bütün dünyaya ilan edilmesidir.

 

Elbette güvenlikten taviz verilemez, sokaklarımızı yakıp yıkan Vandal mantaliteden de rahatsızız, biz devletimizin güvenlik için tedbir almasında bir beis görmüyoruz, devletimiz bir yönü ile güvenlik tedbirlerini almalı, hatta mevcut İç Güvenlik Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisinde biran önce kabul edilmelidir. Sokaklarımızı, insanlarımızın mal ve can emniyetini zaten devletimizin koruması en asli görevidir.

Çözüm Süreci siyasete malzeme yapılmadan her kesim tarafından desteklenmelidir. Devletimiz insanlarımızın mal ve can emniyetini sağlayacak gerekli tedbirleri almalı ve aynı zamanda da Çözüm Sürecini, bir kardeşlik projesi olarak sürdürmelidir.

Güvenlikten taviz verilmeden de milletimiz eliyle, devletimizin şefkat eliyle, sivil toplum kuruluşlarımızın eliyle Doğu ve Güney Doğu Bölgemizdeki kardeşlerimize hem oynanan oyun anlatılmalıdır hem de bu insanlarımız terörün pençesinden kurtarılarak, yeniden kardeşlik hukuku inşa edilerek birliğimiz ve beraberliğimiz bütün dünyaya ilan edilmelidir.

Bu çerçevede şuna ifade ediyoruz; ne olursa olsun, Şırnak’ta, Şemdinli’de, Yüksekova’da, Çukurca’da, Hakkâri’de, Lice’de ya da adını sayamadığımız onlarca yerleşim bölgemizde, aradan teröristleri kaldırarak birebir oradaki kardeşlerimiz ile temas sağlanmalı ve bu da sivil toplum eliyle, devletin şefkat eliyle ortaklaşa oluşturulmuş projelerle hayata geçirilmelidir.

Çözüm Süreci bir kardeşlik projesine dönüştürülmelidir, yıllarca yapılan yanlışlar ve dışarıdan müdahalelerde bölgede oluşturulan istikrarsız tablo ortadan kaldırılmalı ve Mezopotamya’ya, Fırat’a, Bitlis’e, Dicle’ye, Van’a, Hakkâri’ye, Şırnak’a, Diyarbekir’e yeniden kardeşlik tohumları ekilmelidir.

 

Biz Ribat Eğitim Vakfı olarak konuyu bu açıdan değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz ve Çözüm Süreci’ne tam destek verdiğimizi ifade ediyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz günlerde Doğu Ve Güney Doğu Bölgemize yönelik bazı geziler düzenledik, orada birçok sivil toplum kuruluşunu, kanaat önderini ziyaret ettik, Çözüm Süreci ile ilgili toplantılar tertip ettik ve yine bu girişimlerimizi sürdüreceğiz.

Biz şuna inanıyoruz, kardeşlerimiz terörün ve teröristlerin ellerinden kurtarılmalıdır, Türkiye büyümelidir, Türkiye huzur ve barışın merkezi olmalıdır, bunu başarmak zorunda olduğumuzu biliyoruz.

Şunu da biliyoruz, sıkıntılı süreçlerle Türkiye’nin büyümesini engellemeye çalışan dış ve iç mihraklar değil, milletimiz ve genel manada da Ümmet kazanacaktır.”

Bakmadan Geçme