1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın: (3)- "(Değerli konut vergisi) Bir yıllık erteleme söz konusu olabilir"- "(ABD Kongresi'ne) Yaptırım diliyle, tehditlerle Türkiye'ye karşı bir tutum içinde olmalarının kimseye faydası olmaz. Türkiye'yi yaptırım diliy

A+A-

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, değerli konut vergisinde bir yıllık ertelemenin söz konusu olabileceğini bildirdi.

Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Bir basın mensubunun, "7 Aralık'ta yürürlüğe giren değerli konut vergisine ilişkin bazı rahatsızlıklar dile getirildi. Yeniden bir düzenleme yapılması söz konusu olacak mı? sorusu üzerine Kalın, değerli konut vergisi ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir değerlendirmesinin olduğunu, bununla ilgili çeşitli kurumlardan da değerlendirmeler aldığını ve bir çalışma yapılması talimatını da verdiğini kaydetti.

Gelecek günlerde bir çalışma yapılacağını belirten Kalın, "Bu konu ile ilgili bir yıllık erteleme söz konusu olabilir ama yapılacak çalışma tekemmül ettirildikten sonra Cumhurbaşkanımıza arz edilecek ondan sonra tam müteşekkil bir şekilde ortaya çıktıktan sonra bunun üzerinde bir karar verilecek ama bu gelen değerlendirmeleri, eleştirileri, çağrıları dikkate aldığımızı ifade etmek isteriz. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın talimatı ile bir çalışma şu anda başlatılmış durumda." diye konuştu.

- "Kongredeki Türkiye karşıtı havanın, ilişkilere hiçbir faydası yok"

"Türkiye'ye yaptırımlar noktasında ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongreye rapor gönderdiği bilgisi var, bu yaptırımların Türkiye'yi Rusya'ya daha da yakınlaştıracağı, Halk Bankasına yaptırımın gereksiz olduğu yönünde. Türkiye'nin değerlendirmesi ne olacak?" sorusu üzerine Kalın, Kongreden çıkması muhtemel Amerikan yaptırımlarıyla ilgili olarak Trump yönetiminin değerlendirmelerini prensipte olumlu bulduklarını belirtti.

Trump'ın Türkiye'yi önemseyen bir devlet başkanı, Türkiye'yi Amerika'nın kaybetmemesi gerektiğini bilen bir lider olduğunu aktaran Kalın, "Fakat içinde bulunduğu şartlar, Kongre'den gelen baskı bazen kendi devlet yapısı Pentagon ve onun değişik kolları yani güvenlik bürokrasisinden, zaman zaman istihbarat bürokrasisinden gelen baskılar kamuoyundan, medyadan ve başka yerlerden gelen baskılar ve şu anda Amerika'da özellikle Kongre merkezli son derece Türkiye karşıtı irrasyonel bir havanın oluşmasına neden olmuş durumda." ifadesini kullandı.

Temsilciler Meclisinden henüz bağlayıcılığı olmayan yaptırımlarla ilgili bir tasarının, Ermeni meselesi ile ilgili birtakım tasarıların geçtiğini hatırlatan Kalın, ocak ayı içerisinde de yeni bir yaptırım tasarısından ya da bunun geçirilmesi ile ilgili çalışmalardan bahsedildiğini, bunları yakından takip ettiklerini aktardı.

Tasarıya bakıldığında kendi içinde bütünlüğü bulunmayan, merkezinde sadece Türkiye karşıtlığı olan bir yaklaşımın olduğunu dile getiren Kalın, "Bunun içinde S-400'ler, F-35'ler, Türk Akımı, Doğu Akdeniz, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne silah ambargosunun kaldırılması var ve başka birçok madde. Buraya baktığınız zaman artık meselenin bir S-400 meselesi olmadığı, konunun çok başka bir yere kaydırıldığı görülüyor. Kongredeki bu Türkiye karşıtı havanın Türk-Amerikan ilişkilerine hiçbir faydasının olmadığını bir defa daha ifade etmek istiyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- "Türkiye'yi yaptırımlarla, tehditlerle korkutamayacaklarını bilmeleri gerekir"

Kongre üyelerinin Türkiye konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, yanlı ve taraflı kaynaklardan beslenildiğini anlatan Kalın, üyeleri sürekli bilgilendirdiklerini söyledi.

Orada adeta bir duvar örüldüğünü, Türkiye karşıtlığı üzerinden Amerikan iç siyasetinde bir alan oluştuğunu belirten Kalın, Türkiye'nin bazı Kongre üyelerinin özellikle Trump ile yürüttükleri siyasi kavganın bir parçası haline getirildiğine dikkati çekti.

Trump yönetiminin azil süreciyle ilgili sıkıntılı bir dönemden geçtiğini ama büyük fotoğrafa bakıldığı zaman Trump'ın Türkiye'nin önemini takdir eden bir durumda olduğunu vurgulayan Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile yaptığı ikili görüşmelerde de heyetlerarası görüşmelerde de bu konunun sıkça dile getirildiğini aktardı.

Erdoğan'ın, Japonya'da G20 toplantısında kameraların önünde bu yaptırımların faydasının olmayacağını, Türk-Amerikan ilişkilerine bir katkı sağlamayacağını, 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmanın önünde bir engel olacağını açıkça ifade ettiğini hatırlatan Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Amerikan sisteminin kendi şartları içerisinde (Trump) bu görüşünü ne kadar hayata geçirebilecek, bu yaptırımları ne kadar engelleyebilecek yahut sınırlandırabilecek bunu da göreceğiz. Ama buradan tekrar Kongreye bir çağrı yapmak isterim; yaptırım diliyle, tehditlerle Türkiye'ye karşı bir tutum içinde olmalarının kimseye faydası olmaz. Türkiye'yi yaptırım diliyle tırnak içinde hizaya getirmek gibi beyhude çabanın içerisinde olmasınlar.

Türkiye gibi NATO müttefiki son derece önemli bir dostlarını, müttefiklerini bu tür tavırlarla, yaptırımlarla, tehditlerle korkutamayacaklarını bilmeleri gerekir. Türkiye, inandığı temel milli meselelerinde kendi milli çıkarlarını korumak için gerekli bütün adımları atmaya devam edecektir."

- "Türkiye alternatifsiz değildir"

Kalın, Amerikan tarafına S-400 konusunda, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien ile yapılan görüşmelerde birçok teklif götürüldüğünü belirterek, "Bir heyet kuralım, isterseniz NATO şemsiyesi altında olsun isterseniz ikili olsun. Bu konuları teknik olarak konuşalım, dile getirdiğiniz endişeleri izale edecek birtakım adımları birlikte atalım. Üçüncü tarafları da katalım, onlar bir anlamda gözlemcilik yapsınlar, tarafsız bir şekilde gözlemlesinler. Ama baştan bunu kestirip atıp, 'Hayır hiçbir şekilde biz bunu kabul etmiyoruz' dediklerinde orada artık egemenlik haklarımıza tecavüz eden bir tavrın içerisine girmiş oluyorlar." şeklinde konuştu.

Patriotları alma konusunda Türkiye'nin çok uzun yıllar çaba sarf ettiğini ama bir netice alamadığını aktaran Kalın, bunun sorumlusunun Türkiye değil Amerikan tarafı olduğunu kaydetti.

Geçen yıl Patriotların alınması söz konusu olduğunda Türkiye'ye fiyat, kredi, ortak üretim ve teslim tarihi konusunda tatminkar bir teklifle gelinmediğini söyleyen Kalın, orada bile bir ön şart koşulduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şöyle devam etti:

" 'S-400'leri elinizden çıkarmadan size Patriot satmayız' dediler. Böyle bir ön şartı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye alternatifsiz değildir. Nasıl enerji kaynaklarını çeşitlendirmek durumundaysa savunma sanayi ile ilgili kaynaklarını da çeşitlendirecektir. Bundan sonra da başka alternatiflere yönelebilir. Ama bu tür tehdit dilinin Türkiye'yi tam da yönelmesini istemedikleri yerlere iteceğini de bunların bilmesi gerekir. Ondan sonra da dönüp Türkiye'yi 'Neden böyle yaptınız, niye oraya gittiniz, niye bu anlaşmayı yaptınız' diye suçlamak için ellerinde hiçbir hakkın, tutanağın, gerekçenin olmayacağını da açıkça bilmeleri gerekiyor."

- "Türkiye'nin beklentisi Libya'daki çatışmaların durması"

"Rusya'daki görüşmelere ilişkin Suriye konusunda kısmi bir anlaşmaya varıldığını açıkladınız ateşkes anlamında. Libya konusunda bir anlaşmaya varıldı mı? İki ülkenin Libya konusundaki pozisyonlarına ilişkin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?" sorusuna Kalın, "Dün ve bugünkü toplantılardan çıkan netice, Rus tarafının İdlib'deki rejim saldırılarını durdurma yönünde, önümüzdeki 24 saat içerisinde bir çabaya gireceği yönünde. Biz şu anda bunu bekliyoruz. Libya konusunda meşru Libya hükümetinin dışındaki alternatiflerin çözüme katkı sağlamadığını açık bir şekilde gördük." yanıtını verdi.

Geçen nisan ayında Hafter ve Sarrac tarafının bir araya geldiğini, Abu Dabi'de siyasi süreci ilerletmek amacıyla bir anlaşma imzaladıklarını anımsatan Kalın, bu anlaşmadan 15 gün sonra Hafter'in bu anlaşmayı yok saydığını ve tekrar Trablus ve civarına dönük saldırılara başladığını söyledi.

Nisan ayından beri bu tablonun değişmediğini dile getiren Kalın, "Anlaşmayı ihlal eden taraf Hafter olduğu halde, Sarrac hükümetine yardım yapan ya da destek veren Türkiye eleştiriliyor. Kimse Hafter'i durdurma yönünde somut bir adım atmıyor." dedi.

Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'ın Hafter'e taraf olduklarını aktaran Kalın, bütün bu yaşanan sürecin BM'nin öncülüğünde devam ettirilen siyasi müzakereleri sabote ettiğini vurguladı. Kalın, Sarrac tarafının şu ana kadar yapıcı bir tutum içinde olduğuna işaret etti.

"Rusya dahil olmak üzere Hafter'e askeri desteğin verilmesi oradaki sürece katkı sunmamaktadır." diyen Kalın, Türkiye'nin beklentisinin, çabasının Libya'daki çatışmaların durması, ateşkesin BM çatısı altında ilan edilmesi, herkesin nisan ayındaki pozisyonuna geri dönmesi, siyasi müzakere yolunun bir an önce açılması olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT