• Haberler
  • Konya
  • Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Sonuçları ve Yeni Dönemde Türkiye'yi Neler bekliyor ?

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Sonuçları ve Yeni Dönemde Türkiye'yi Neler bekliyor ?

MÜSİAD Konya Şubesi Cuma toplantılarında bu hafta “Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Sonuçları ve Yeni Dönemde Türkiye’yi Neler bekliyor ?” konusu masaya yatırıldı. Mutad Cuma toplantısına konuşmacı olarak katılan Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, katılımcılara 10 Ağustos cumhurbaşkanı seçimlerinin ülkemiz açısından önemini ve yeni dönemde ülkemizi nelerin beklediğini anlattı.  

resim-2.jpg

Toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Cuma Komisyonu Başkanı Lokman Koyuncuoğlu, “10 Ağustos’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemiz açısından dönüm noktasıdır. Özellikle milletimizin cumhuriyet tarihinde ilk defa cumhurbaşkanını kendisinin seçmesinin ülkemizin iç siyaseti, dış politikası ve yeni dönemde çizeceği rota açısından önemi oldukça büyük. Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin başta başbakanlık kurumu olmak üzere Türkiye’nin siyasi dinamiklerini hangi yönde değiştireceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz” dedi.    

 

Açılış konuşmasının ardından toplantıya geçildi. Uzun süredir beklenen ve halkın doğrudan iradesini yansıttığı seçimin, ülkemizin geleceği açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kutlu, “Halk kendisine verilen imkanla cumhurbaşkanını kendisi seçti. Bu seçim sonuçlarıyla birlikte Türkiye yeni dönemde çok önemli gelişmelere sahne olacak. Bunu gerek ülkemizin iç siyaseti ve gerekse de uluslararası gelişmeler ışığında rahatlıkla söyleyebiliriz. Bundan sonraki dönemde 12.  cumhurbaşkanımızın dediği gibi yeni bir Türkiye ortaya çıkacak ve yeni Türkiye diye tabir edebileceğimiz bir döneme gireceğiz. Aslında yeni Türkiye kavramını anlamak için bugünkü düzene yani ihtilaller sonrası oluşturulan 1961 ve 1982 anayasası ile getirilen düzene bakmak lazım. Bugün demokratik uygulama veya demokratik ilkeler diyebileceğimiz pek çok konu bu anayasalarla getirilen vesayetçi anlayışla çelişmektedir. Darbe sonucu oluşturulan 1961 anayasası ile o zamana kadar halkın temsilcilerinin elinde bulunan egemenlik yetkisi paylaştırıldı ve vesayet makamları oluşturuldu. Bunun başında Anayasa Mahkemesi gelmektedir. Bizim tarihimize ve yönetim sistemimize anayasa mahkemesi kavramı darbe sonucu oluşturulan 1961 anayasası ile girdi. Normalde parlamenter sistemlerde ki ülkemiz de bu sistemle yönetildiğini düşünürsek, anayasa mahkemesi diye bir kurum olmaz. Örnek verecek olursak İngiltere’de böyle bir mahkeme yok. Mademki demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi ve halkın yönetimde söz sahibi olmasıdır o zaman halkın gerçek temsilcilerinin yani TBMM’nin verdiği kararın üzerinde karar verebilecek, o kararı değiştirebilecek ve o kararı iptal edebilecek bir makamın da olmaması gerekir” ifadelerini kullandı.

 

Merkezi yönetim açısından bakılacak olursa halkın seçtiği cumhurbaşkanı seçimiyle beraber yeni dönemde başbakanın ve hükümetin yetkilerinin cumhurbaşkanı etrafında toplanacağına değinen Prof. Dr. Kutlu, “Bu yeni dönemde etkili ve yetkili yönetim modeli izleyeceğiz. Dünya üzerinde uygulanan devlet yönetim sistemleri incelendiğinde ülkemizin Avrupa ülkelerinde uygulanan devlet başkanlığı sistemleri ile neredeyse aynı olduğunu görmekteyiz. Örneğin Fransa’da uygulanan yarı başkanlık sistemi 10 Ağustos seçimleri sonrasında adına ne dersek diyelim ülkemizde de fiilen uygulamaya konulmuş oldu. Anayasamızda bu sistemin uygulanmasına zemin hazırlayan ve cumhurbaşkanına sınırsız yetkiler veren maddeler yer almaktadır. Halk tarafından seçilen 12. Cumhurbaşkanı olarak da Sayın Recep Tayyip Erdoğan anayasanın kendisine verdiği bu sınırsız yetkileri sonuna kadar kullanacaktır” şeklinde konuştu.

 

 

 

Yeni dönem Türkiye’sinde başbakanın, cumhurbaşkanı ile son derece uyumlu çalışması gerektiğine değinen Kutlu, “Yeni başbakanın uluslararası ilişkiler konusunda dünya kamuoyu ile aynı dili konuşabilecek, uluslararası alanda kabul görmüş, ülkemizin iç siyasetine hakim, önemli mesafelerin kat edildiği çözüm sürecini devam ettirebilecek, paralel yapı ile mücadeleyi sürdürebilecek, ülkenin her kesimine hitap edebilecek ve her kesiminden oy alabilecek bir yapıda olması gerekiyor. Başbakanlık sürecini bu siyasi gelişmeler ışığında değerlendirecek olursak, ülke siyasetine hakim olması, uluslar arası arenada kabul görmesi, çözüm sürecine destek vermesi, halk tarafından benimsenmesi, paralel yapıyla mücadele edilmesi gerekliliğine olan inancını her ortamda dile getirmesi ve 3 dönem kuralına takılmaması açısından Sayın Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun ismi bir adım öne çıkmaktadır. Yeni oluşacak Türkiye düzeninde Recep Tayyip Erdoğan sonrası AK Parti’nin biteceği beklentilerinin aksine AK Parti’nin 2015 seçimlerinden daha da büyüyerek çıkacağını ve yeni anayasayı tek başına yapacak kadar oy alacağını öngörüyorum” dedi.

resim-3.jpg

Toplantının ardından Lokman Koyuncuoğlu, günün anısına Prof. Dr. Önder Kutlu’ya hediye takdim etti.

Bakmadan Geçme