1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, canlı yayında soruları yanıtladı: (3)
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, canlı yayında soruları yanıtladı: (3)

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, canlı yayında soruları yanıtladı: (3)

"Suç işlemiş bir kişiyi cezaevine koymanızın amacı o kişinin ıslah edilmesidir. Bazen bu infazla ilgili düzenleme sanki bir af yasası gibi yansıtılıyor. Yani suç işlemiş birisi hiç ceza çekmeden salıverilecek ya da hapse girmeyecek gibi yansıtılıyor, böyl

A+A-

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, infaz düzenlemesine ilişkin, "Suç işlemiş bir kişiyi cezaevine koymanızın amacı o kişinin ıslah edilmesidir. Bazen bu infazla ilgili düzenleme sanki bir af yasası gibi yansıtılıyor. Yani suç işlemiş birisi hiç ceza çekmeden salıverilecek ya da hapse girmeyecek gibi yansıtılıyor, böyle değil. Amaç burada zaten ceza çekmekte, şu anda cezaevinde olan kişilerin sürelerinin kısaltılması, yani bir infaz reformu bu, af yasası değil." dedi.

Kalın, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in Adana'ya ilişkin detaylı bir açıklama yaptığını, rakamların ve yapılanların ortada olduğunu belirten Kalın, "Burada inanın birlik beraberliğimizin tam böyle birbirimize kenetlenmemiz gereken bir dönemde bunları siyasi polemik konusu yapmanın kime faydası var?" ifadesini kullandı.

Kalın, sahra hastanesi kurmak yerine kalıcı hastanelerin neden tercih edildiğine yönelik soruya şu yanıtı verdi:

"Sancaktepe'de şu anda geçici olarak yapılan hastane, zaten şehir hastanesi yeri olarak arazisi tahsis edilmişti. Şimdi şehir hastanelerinin kurulması, tam teşekküllü hale gelmesi hemen bir ayda, iki ayda olacak bir şey değil. Orada şu anda ihtiyaç olması halinde kullanılabilecek bir hastane oluşturuluyor. İkincisi de eski Atatürk Havalimanı'nda. Eğer ihtiyaç olursa bu iki yerde kullanılabilecek. Ama şu anda Sağlık Bakanımız da rakamları açıklıyor, en son yatak doluluk oranımız yüzde 59,5. Yani hala biz tam kapasitede bile değiliz. Doğru bazı hastanelerde bu oran yüzde 70'lere, 80'lere çıkabiliyor, yer yer günlük vaka sayısına göre, hasta sayısına göre... Şunu da unutmayalım. İnsanlar sadece koronaya yakalandıkları için hastaneye gitmiyor. Başka hastalıklarından dolayı, normal olarak tedavi için, kontrol için, vizit için giden insanlar da var. Bunların da tedavi ihtiyaçları karşılanıyor hastanelerde."

Adana'da böyle bir hastaneye ihtiyaç olmadığını vurgulayan Kalın, "Yatak kapasitemiz belli, hastane kapasitemiz belli. 17 bin küsür yatak kapasitesi var Adana'daki bütün hastanelerin. Bunun ne kadarı dolu, önce ona bir bakmak lazım, ihtiyaç var mı yok mu... Burada da Sancaktepe'de zaten bir şehir hastanesi yeri olarak tahsis edilmiş bir yerdi. Hızlı bir şekilde yapılacak. İhtiyaç olması halinde pandemi hastanesi, eğer inşallah bu pandemiyi hızlı bir şekilde atlatırsak başka ihtiyaçları görmek üzere bir tedavi merkezi, bir hastane olarak kullanılacak. Aynı şey Atatürk Hastanesi için de geçerli. Bakın bunlar ihtiyati tedbirdir. Şu anda bizim yatak kapasitemizde, hastane altyapımızda herhangi bir sıkıntı yok. Ama Allah korusun biz hazırlığımızı kışa göre yapalım ve umut edelim ki bahar erken gelsin." ifadelerini kullandı.

- "Bu bir infaz reformu, af yasası değil"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, infaz düzenlemesinin hatırlatılması üzerine şunları kaydetti:

"Suç işlemiş bir kişiyi cezaevine koymanızın amacı o kişinin ıslah edilmesidir. Bazen bu infazla ilgili düzenleme sanki bir af yasası gibi yansıtılıyor. Yani suç işlemiş birisi hiç ceza çekmeden salıverilecek ya da hapse girmeyecek gibi yansıtılıyor, böyle değil. AK Parti grubundaki arkadaşlar, MHP, CHP, İYİ Parti ve diğer partilerdeki milletvekili arkadaşlarla uzun bir süredir bunu konuşuyorlardı. Görüştüler, maddeleri, nasıl yapılabileceğini konuştular. Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda bu çalışmalar yürütüldü. Amaç burada zaten ceza çekmekte, şu anda cezaevinde olan kişilerin sürelerinin kısaltılması yani bir infaz reformu bu, af yasası değil. Bu yapılırken de oldu? Toplumun, kamu vicdanının, genel kamu güvenliğinin hassasiyetleri dikkate alınarak, belli suç kategorileri tamamen infaz düzenlemesinin dışında bırakıldı. Mesela terör suçları, organize suçlar, cinsel suçlar, kadına yönelik şiddet, uyuşturucu, bunlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Bu infazdan yararlananlar diğer suç kategorisinde olup, yani nitelikli suç, nitelikli olmayan suç ayrımlarını da dikkate alarak bir tasnif yapıldı."

Basında infaz reformundan 90 bin kişinin faydalanacağının yansıtıldığını aktaran Kalın, "Rakam aslında şöyle. Doğrudan infaz indiriminden ceza süresinin indiriminden faydalananların sayısı yaklaşık 45 bin. Adalet Bakanımız bu rakamı paylaştı diye biliyorum. Diğer 45 bin de açık bulunan mahkumların yılda kullandıkları belli bir izin süresi var. Bu yeni bir uygulama değil, eskiden beri devam edegelen bir uygulama. Korona döneminde bu izin süresinin uzatılması daha sıhhatli olur salgın açısından. Çünkü kalabalık mekanlar, sosyal mesafeyi orada korumak çok kolay değil. Yaklaşık 45 bin kişi de bundan istifade ediyor. Bu ikisinin toplamından 90 bin kişilik bir kitle faydalandı ama diğerleri o izin süreleri bittiğinde tekrar kalan cezalarını çekmek için geri gelecekler." diye konuştu.

- CHP'nin itirazları

İnfaz düzenlemesine ilişkin taleplerin toplumun farklı kesimlerinden geldiğini, MHP'ye de bu taleplerin iletildiğini ifade eden Kalın, zamanında yaptığı bir hata nedeniyle 7, 9, 13 yıl gibi farklı sürelerde ceza almış mahkumların bu infaz indiriminden faydalandığını söyledi.

İbrahim Kalın, CHP'nin itirazlarının sorulması üzerine ise şu değerlendirmede bulundu:

"Meclisteki milletvekili arkadaşlarımız bunu diğer partilerle de konuştu. CHP ile de konuştular. Şimdi tabii CHP, Anayasa Mahkemesi'ne gideceğini ifade ediyor. Bu onların en doğal hakkıdır, götürebilirler, itirazlarını dile getirebilirler, eleştirmek onların da en doğal hakkı ama çözüm olarak ne öneriyorlar, o detaylara da bakmak lazım. Mevcut olan maddelerden ziyade, dahil edilmeyen bazı kategoriler, suç ve mahkum gruplarıyla ilgili bir itirazları olduğunu söylediler. Bunu dile getiriyorlar ama bunu bir yerde sınırlamak zorundasınız. Zaman zaman başka taleplerde geliyor, 'Daha fazla insan çıkmalıydı, 45 bin kişi için mi yapıldı, niye 150 bin kişi değil?' Bu sefer bunun doğurduğu başka mahsurlar var. Bu mevcut şartlar içerisinde olabilecek en optimum, en uygun infaz düzenlemesi olarak geçirildi."

Kalın, suçu işleyip infaz indiriminden faydalanarak çıkan kişilerden tekrar suç işleyenlerin, hem yararlandıkları sürenin tamamını, hem de bunun üzerine mükerrer suçlardan daha ağır bir cezayı almakla da karşı karşıya kalacaklarını vurguladı.

- "Bedelli askerlikte uzaktan eğitim gündeme gelmedi"

Salgın nedeniyle bedelli askerliğe ilişkin düzenleme taleplerinin hatırlatılması üzerine ise Kalın, şunları söyledi:

"Milli Savunma Bakanımız, bu konuyu Sayın Cumhurbaşkanımıza arz etti. Yani bu celp ve terhislerin 1 ay ertelenmesi bahsini arz ederken Bakanımız bu konunun da gündeme geldiğini, kendilerine bir talep olarak iletildiğini söyledi ama şu anda bunu gündeme alacak bir aciliyet söz konusu değil. Çünkü yani bedelli askerliğin süreleri yıl içerisinde farklı zamanlara kaydırılabilir. Bu çok rahat yönetilebilecek bir konu. Zaten zorunlu askerlik yapanların celbi bir ay ertelendiği ve terhisler de ertelendiği için bedelli askerlik hayli hayli ertelenmek durumunda yani başvurular. Böyle bir uzaktan eğitim gibi bir konu gündeme gelmedi. Askerlik eğitimi açısından baktığımızda zaten 20-21 gün bedelli yapanlar yapıyorlar. Orada öğrenilenebilecek şeyleri yani fiili, yerinde eğitim gerektiren konular olduğu için uzaktan bir şekilde olacağı bana çok makul ve mümkün gibi görünmüyor."

(Bitti)

HABERE YORUM KAT