'Darbe ruhlu bu anayasa artık yama tutmuyor'
Şehir Konferansları kapsamında Konya’ya gelen gazeteciler Özlem Albayrak ve Fadime Özkan yeni anayasaya duyulan ihtiyaç konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Her iki gazetecide 34 yıldır her şeyin değiştiği ancak Anayasa’nın değişmediği ülkemizin en büyük ihtiyacının ‘Yeni Anayasa’ olduğu noktasında birleşti.
Demokrasinin kökleşmesi ve güçlenmesi için yeni anayasaya ihtiyaç olduğunun altını çizen Gazeteci Yazar Fadime Özkan, “Anayasa 1982’den bu yana çok değişiklikler geçirdi. Yamalar yapıldı, ama bu yamalar artık patlıyor. 34 yıldır birçok şey değişti ama ruhu değişmedi. Dolayısıyla Anayasa’yı yeniden yapmamız lazım” dedi. Gazeteci Yazar Özlem Albayrak ise “PKK sorunu artık sadece bizim sorunumuz değil. Uluslararası bir sorun. Türkiye’nin bu ittifak karşısında alacağı tavır son derece önemlidir” diye konuştu.
Konya Büyükşehir Belediyesi ile KADEM’in ortaklaşa düzenlediği Şehir Konferansları’na katılmak için Konya’ya gelen Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Özlem Albayrak ile Star Gazetesi Yazarı Fadime Özkan ülke gündemini Yeni Haber’e değerlendirdi. Gazeteci Yazar Özlem Albayrak, “PKK sorunu artık sadece bizim sorunumuz değil. Uluslararası bir sorun. Türkiye’nin bu ittifak karşısında alacağı tavır son derece önemlidir” diye konuştu. Türkiye’de barış sürecinin Gezi olaylarından sonra duraklama sürecine girdiğini ifade eden Özlem Albayrak, “Gezi olaylarından sonra yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Bu seçimlere bakarak bile Selahattin Demirtaş’ın yürüttüğü kampanyayı bakarak bile bu sürecin tek taraflı olarak bitirilebileceğini öngörmüştüm. O kampanyanın yürütülüş şekline ve süreci başlatan Erdoğan’a yönelik siyasi rakip görme manzaralarına baktığımda bu işin aslında bitirilmek üzere olduğunu anlamıştım. 7 Haziran sonrası PKK ‘barajlar yapılıyor. Bu barajlar gerillalarımızın bölgede var olmasını engellemek için yapılıyor. Bu yüzden bu masayı deviriyoruz deyip tekrar silahlı dönemi başlatmıştı. PKK her şey sonuçlanmak üzereyken neden bitti. Terör örgütleri başka odaklarca kullanılmaya müsait maşa işlevi görür. Türkiye Ortadoğu’da olan bir ülke olduğu için bu coğrafyada kaosun olmadığı zaman yok gibidir. Ve bu coğrafyadaki terör örgütleri de her dönem için kullanılmaya müsait olmuştur” dedi.
ÇÖZÜM SÜRECİ BOŞA GİTMİŞ DEĞİL
Terörle mücadelede birinci sorunun sömürge aydınına sahip olunması olduğunu ifade eden Albayrak, “Bizim birinci sorunumuz terörle mücadele ederken bizim sömürge aydını denen hiçbir zaman sömürge olmamamıza rağmen bir sömürge aydınına sahip olmamızdır. Türkiye’nin batı tarafında olup hükümete karşı görüşte olanlar savaşı bitirin diye devlete yönelik bir baskıda bulunarak PKK’yı dolaylı yoldan aklıyorlar. Çözüm süreci boşa gitmiş değil. Öte yandan hendekler kazılıp bölge vatandaşı isyana davet edildiği halde o bölgenin insanı bizim aydınımızdan daha sağduyulu davranıp bu çağrılara kulak asmadı. Bu yüzden Sur’da başarılı olduk” şeklinde konuştu.
PYD VE YPG GERÇEĞİ GÖRÜLMELİ
“PYD, YPD gerçeğini görmemiz gerekiyor” diyen Albayrak, “Bunların PKK ve YPG’nin birbirinden ayrı iki varlık olmadığını görmemiz gerekiyor. Burada bir Kürt devleti projesinin yürütülmeye başlandığını görmemiz gerekiyor. PYD’ye Amerika, Esed, Rusya ve İran destek veriyor. Öteden beri sıcak denizlere inmek isteyen Rusya’nın Suriye konusunda Türkiye’yi kendisine rakip gördüğü için oyundan elemek istiyor. Bu yüzden PKK üzerinden PYD ve YPG’ye destek vererek orayı onlara tahsis etmiş oldu. İran’da mezhepçilik yapıyor. İran’da bölgede çatışma çıkması için elinden ne geliyorsa yapıyor. Sunni ve Şii’lik üzerinden yaptığı tuzağa Türkiye düşmedi. Esed’i zaten biliyoruz” dedi.
PKK SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN ÖNCE PYD VE YPG ÇÖZÜLMELİ
PYD ve YPG çözülmedikçe PKK sorununun çözülemeyeceğini ifade eden Albayrak, “Amerika’nın geçmişteki davranışlarına baktığımızda bugünkü halini anlamak çok kolay hale geliyor. 1979-80 yıllarında ABD ile Sovyetler arasında soğuk savaş yaşanıyordu. O yıllarda Sovyetler Afganistan’ı işgal etmişti. Amerika ise sıcak bir savaşa girmedi. Bunun yerine oradaki bir takım hücreleri destekleyerek bunların var olmasını sağlayarak Rusya’ya karşı bir güç oluşturdu. Bunu olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra öğrenebiliyoruz. Bu güçlerin sayesinde de Sovyetler yenildi ve bölgeden çekildi. Şimdi PYD’yi desteklemesine de bu şekilde bakmak gerekiyor. PKK sorunu artık bizim sorunumuz değil. Uluslararası bir sorun. Küresel güçlerin Türkiye’yi terbiye etmek için bir maşa olarak kullandıkları bir sorun” şeklinde konuştu.
DARBE RUHLU ANAYASADAN ACİLEN KURTULMAMIZ LAZIM
Anayasa herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu ifade eden Gazeteci Yazar Fadime Özkan ise demokrasinin kökleşmesi ve güçlenmesi için yeni bir anayasanın mutlaka gerekli olduğunu söyledi. Son dönemde PKK, Paralel Yapı, Gezi Olayları gibi çeşitli vesilelerle Türkiye’ye bir saldırı gerçekleştirildiğinin altını çizen Özkan, “ Anayasa’yı değiştirmezsek iradesiz ve özgüvensiz bir toplum olarak kalacağız. Bu darbe Anayasası 82’den bu yana çok değişiklikler geçirdi. Yamalar yapıldı, ama bu yamalar artık patlıyor. Bir de 2023 hedefimiz var, 2071 hedefimiz var. Bu devlet çok büyük bir potansiyele sahip. Ve biz bu anayasayla gitmiyoruz. Toplum patlıyor, bu yamalar tutmuyor. Çünkü darbenin yapıldığı toplumla şimdiki toplum aynı değil. Tüm coğrafya gözünü dönmüş Türkiye bakıyor. Toplum olarak yenisinin yapılmasını istememiz gerekiyor. Bu ötelenebilir bir istek değil. 34 yıldır birçok şey değişti ama ruhu değişmedi. Orada hala darbecilerin ruhu var. Dolayısıyla Anayasa’yı yeniden yapmamız lazım” dedi.
330 MÜMKÜN
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun CHP’nin çektiği restle fiilen işlev yitimine uğradığını ifade eden Özkan, “AK Parti kurmayları uzlaşma zemini ararken MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları olumlu yöndeydi. Ana muhalefet partisinin dışarda kalmasının uzlaşma anlayışına ters düştüğünü, eğer gelmezlerse iktidar partisinin B planı ortaya koyması gerektiğini söyledi. AK Parti’nin kendi anayasa teklifini Meclis Başkanlığı’na sunma ve referanduma götürme şeklindeki B Planı’nın işlemesi için Meclis’te 330 evet oyuna ihtiyacı var. AK Parti’nin 317 sandalyesi olduğuna, TBMM başkanı AK Parti’den olduğu ve oy kullanamayacağı için fazladan 14 oyun gelmesi gerekiyor. Tabi bu AK Parti’den hiç fire olmaz, milletvekilleri blok halinde evet der ise olabilir. Malum partiler anayasa değişikliği oylamalarında grup kararı alamıyor ve milletvekilleri bağlı bulundukları partilerin görüşüyle değil vekalet ettikleri milleti temsilen özgür iradeleriyle oy kullanıyorlar. MHP tabanı iktidar olamamanın üzerine bir de Fethullah Gülen’in partiye bir kez daha musallat olmasından hayli rahatsız. Tuğrul Türkeş’i babasının partisinden ayırıp AK Parti’ye götüren sebepler, kaygılar diğer MHP milletvekilleri için de geçerli aslında. Tabandan aynı tazyiki alıyorlar çünkü. Benzer bir tazyik HDP altında da var. Bu nedenle bu Mecliste 330’u bulmak mümkün görünüyor” şeklinde konuştu. Program sonunda Fadime Özkan ve Özlem Albayrak’a Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mücahit Sami Küçüktığlı tarafından Kadınlar Günü nedeniyle hediye edilen çiçekleri yazarlar genç öğrenci hanımlara hediye etti.
.jpg)
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme