Demokrasi için dar bölge

MERVE ATEŞ / YENİ HABER

 ‘Dar Bölge’ seçim sistemine ilişkin çalışmalar olumlu sonuçlanırsa demokratik yönden büyük bir atılım gerçekleşmiş olacak. Bu Sisteme geçilirse hem seçim barajı tarihe karışmış olacak hem de seçmen bildiği tanıdığı adaya oy vermiş olacak. Bu sistemin katılımcı demokrasinin önünü açacağını söyleyen Siyaset Bilimci Prof. Dr. Önder Kutlu, ‘Demokrasimizin gelişmesi adına Dar Bölge Çoğunluk sisteminden başka çaremiz yok” dedi.  

Dar bölge seçim sistemine ilişkin çalışmalar kamuoyunda sürdürülüyor. Sistem uygulanmaya konulursa Seçim Kanunu'nda yapılacak değişiklikle Türkiye 550 seçim bölgesine ayrılacak. En çok oyu alan vekil seçilecek. Dar bölge sistemi ile 1980 darbesi sonrası getirilen yüzde 10 barajı kalkacak, barajsız bir sistem gelecek. Türkiye, seçilecek milletvekili sayısı kadar seçim çevresine ayrılacak ve her bir bölgeden bir milletvekili çıkacak.

“ÖNEMLİ BİR HUSUS NASIL SEÇİLDİKLERİDİR”

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Önder Kutlu dar bölge seçim sisteminin bilinmeyenlerini anlattı. Kutlu  “Seçim ve aday adayı tartışmaları bağlamında üzerinde durulması gereken bir boyut da seçim sistemi konusudur. Demokrasilerde kimlerin seçildiğinden daha önemli bir husus nasıl seçildikleridir. Zira seçilme yol ve yöntemi aynı zamanda kimlerin seçileceğini de belirlemekte. Türkiye’de yürürlükteki seçim sistemi belli tartışmaları beraberinde getiriyor. 1961 Anayasası döneminden beri Belçika’dan aldığımız D’Hondt olarak isimlendirilen Nispi Temsil sistemini kullanıyoruz. ‘Siyasette istikrar’ kaygısı 1982 Anayasası döneminde yüzde 10 ülke barajını getirildi” diye konuştu

“YÖNLENDİRMELERİNE BAKARAK OY VERİYORUZ”

Mevcut milletvekili seçme sistemi hakkında da konuşan Kutlu , “Partiler önümüze bir liste sunuyor, bu listede yer alan şahısların bir kısmını tanıyor ve güveniyoruz; bir kısmını tanıyor ve güvenmiyoruz; bir kısmını tanımıyoruz ve dolayısıyla güvenip-güvenemeyeceğimizi bilemiyoruz. Sandık başına gidince parti liderine, genel gidişata, ideolojimize ya da birilerinin tartışmalarına, yönlendirmelerine bakarak oy veriyoruz.” ifadelerini kullandı

“DAR BÖLGE SİSTEMİ İLE SEÇMEN TANIDIĞI, ADAYA OYUNU VERECEK”

Yeni bir seçim sisteminin ülke yararına olacağının altını çizen Kutlu , “Dar bölge seçim sistemi, katılımcı demokrasinin önünü de açacak. Dar Bölge Çoğunluk sisteminden başka çaremiz yok. Yani ülke seçilecek milletvekili sayısı kadar seçim çevresine ayrılacak; her bir çevrede partiler sadece birer aday gösterecekler; seçmen de bildiği, tanıdığı, kendine güven veren adaya oyunu verecek. O seçim çevresinde en çok oyu alan seçilmiş olacak. Böylece bir taraftan yönetimde istikrar sağlanırken, diğer taraftan halkın bilerek ve isteyerek oy verdiği adaylar ‘vekil’ olacaklar. Milletvekili hesabını parti liderine değil, kendini seçen seçmene verecek. Parti başkanlarının milletvekilleri üzerindeki yaptırımı azalacak. Milletvekili daha özgür olacak. Sistemle birlikte küçük partilerde Meclis'te temsil imkânı bulacak. Böylece, mevcut sistemde barajın altında kalan partilere Meclis yolu açılacak.” dedi.

İSTİFALAR NEDENİ İLE HİZMETLERİN AKSAMA TEHLİKESİ VAR

2015 Genel Seçimlerinde milletvekili aday adayı olmak için bürokrasiden istifa edenlerin arttığını söyleyen Kutlu, “ Bürokrasiden 700 kişi istifa etmiş. Bir taraftan devlet mekanizması devam etmek zorunda, bürokrasi devletin eli kolu, işleyen uzuvları niteliğindedir. Belli bir süre yargı çalışmayabilir, TBMM çalışmayabilir, adli tatiller var bunlar çalışmayabilir ama. Eğitim sağlık kamu hizmetini sunan bürokraside bir boşluk olacaktır. Devlet açısından bu kadar çok istifa zafiyat oluşturabilir. Bu insanların hepsi tecrübe neticesinde işlerini yürüten kritik dönemleri yöneten insanlar, seçim dönemi olması ayrı bir önemli. Bu dönemlerde yeni daha sağlıklı kararlar alınmalı, tecrübeli bürokratlardan yararlanılmalı. Bu durumu problem olarak görüyorum. Hizmetlerin aksama tehlikesi ve sürekliliğin sıkıntıya girme durumu var” şeklinde konuştu

“AMERİKA SİSTEMİ BİZE UYGUN DEĞİL”

Osmanlı ve Selçuklu devletlerinde Başkanlık sisteminin örneklerinin bulunduğuna dikkat çeken Kutlu, “Başkanlık sistemi Türkiye’de tartışılması gereken bir sistem. Dünyadaki en iyi uygulaması ABD’de ama onların Amerika şartları ve toplumuna göre inşa edilmiş. Birleşik devletler kurulmadan da eyaletler vardı. Anayasaları devletleri bir araya getirdi. Bizde devlet işleyen bir sistem var. Amerika sistemi bize uygun değil. Diğer bir sistem Fransız sistemi bize uyacak nitelikte” diye konuştu.

“BİZE HAS BİR SİSTEM OLMALI”

Kutlu, “Önemli olan bize has bir sistem oluşturulması gerekiyor. Türkiye hiçbir zaman anayasasını sağlıklı bir ortamda tartışıp uygulamaya sokmadı. Yeni anayasayla beraber başkanlık sistemi var. Şartlara uygun üniter devlet yapısı altında dizayn edilmelidir. Osmanlı ve Selçuklu Devletlerine bakarsanız örneklerini görürsünüz O dönemlerde de aslında adı konulmayan bir başkanlık sistemi vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarında da öyle millet toplum olarak benimsediği liderin arkasında durmuştu, inandığı için kenetlenmişti” Dedi.

BAŞKANLIK, BİZİM GELENEKLERİMİZE EN UYGUN SİSTEM

Sistemin getirilerini aktaran Kutlu “Başkanlık sistemi aslında bizim geleneklerimize, idari tecrübemize, tarihimize en uygun sistem. Ama bize uygun bir şekilde dizayn edilmek kaydıyla Amerika İngiltere ve Fransa’daki sistemler bize yabancı” ifadelerini kullandı.

Bakmadan Geçme