• Haberler
  • Türkiye
  • 'Demokrasi ve Özgürlük Adaları' projesi temel atma töreni

'Demokrasi ve Özgürlük Adaları' projesi temel atma töreni

'Demokrasi ve Özgürlük Adaları' projesi temel atma töreni

Başbakan Davutoğlu: (3)
- "Yargılamanın yapıldığı salon, aynen muhafaza edilecek. Şu anda metruk ve birçoğu neredeyse çökme durumunda. Muhafaza edilecek. 27 Mayıs platosu şeklinde burada yaşanan anlar gelecek nesillere aktarılacak"
- "İstanbul'da büyük bir barış ve arabuluculuk merkezi kurma kararımız vardı. İstanbul'u bir barış şehri yapmak istiyoruz. Bu mekan barış görüşmeleri için kullanılacak" 
- "Bu mekanda hiçbir eğlence unsuru olmayacak, hiçbir şekilde oteller eğlence maksatlı kullanılmayacak. Sadece kongreye katılmak üzere gelenlerin kaldıkları mekanlar olarak kullanılacak. Bu bizim taahhüdümüzdür"
- "İnşallah bu yapı tamamlandığında, 27 Mayıs'ta TBMM sembolik olarak Yassıada'da toplansın. Nasıl 23 Nisan'da sembolik olarak toplanıyoruz. Bir daha TBMM'ye kimsenin kilit vuramayacağını cümle aleme ve tarihe göstermek için her 27 Mayıs'ta burada özel bir celse yapalım"

İSTANBUL (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yassıada'daki yargılamanın yapıldığı salonun aynen muhafaza edileceğini belirterek, "Şu anda metruk ve birçoğu neredeyse çökme durumunda. Muhafaza edilecek. 27 Mayıs platosu şeklinde, burada yaşanan anlar gelecek nesillere aktarılacak" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, Yassıada'da "Demokrasi ve Özgürlük Adaları" projesinin temel atma törenindeki konuşmasında, dört hususa dikkat çekmek istediğini ve bunların mutlaka korunacağını söyledi. 

Bunların birincisinin, Yassıada ve Sivriada'nın yaşayan hatıralarıyla tarih içinde muhafaza edilmesi olduğunu aktaran Davutoğlu, bu hatıraları silmeyeceklerini, yok etmeyeceklerini anlattı. 

Davutoğlu, aksine bunları hatırlatacaklarını dile getirerek, "Nefret ve düşmanlık üretilsin, diye değil, 'bir daha kimse benzer bir eyleme kalkışmasın' diye muhafaza edilecek. Yargılamanın yapıldığı salon, aynen muhafaza edilecek. Şu anda metruk ve birçoğu neredeyse çökme durumunda. Muhafaza edilecek. 27 Mayıs platosu şeklinde, burada yaşanan anlar gelecek nesillere aktarılacak. Demokrasi Müzesi'nde, bütün demokratik mücadele tarihimizin önemli şahsiyetleri, önemli olayları ve önemli kahramanları art arda verilecek. Onlarla birlikte bir demokrasi bilinci oluşturulacak. Dolayısıyla hatıra muhafaza edilecek" diye konuştu. 

Bizans döneminde mekanın zindan olarak kullanıldığını belirten Davutoğlu, o kalıntıların da muhafaza edileceğini bildirdi. 

"Yani darbeciler aslında ne yaptıklarını biliyorlardı. Bizans entrikası yaptıkları için Bizans'ın sürgün diyarına gönderdiler, şehit Başbakanımızı ve arkadaşlarını" diyen Davutoğlu, Bizans entrikalarının biteceğini, milli irade ve insanlık onurunun her zaman galip geleceğini kaydetti. 

Davutoğlu, ikinci hususun da Bizans'tan kalan daha sonra 1856'da İngiliz sefiri Bulwer'in kaldığı yerin tarihi kalıntılarının da muhafaza edilmesi olduğunu belirterek, tarihi dokuya hiçbir zarar verilmeyeceğini vurguladı.

- "Yeşil alan, kesinlikle bugünkünden daha fazla olacak"

Üçüncü önemli hususun ise yeşil alanla ilgili olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Orada bir tek ağaç eksilirse, yerine ağaç dikilecek. Gelirken helikopterle de yukarıdan baktım. İnşaat halinde de gelip ziyaret edeceğiz. Yeşil alan, kesinlikle bugünkünden daha fazla olacak. Yıkılacak olan binalar, sadece lojman gibi kullanılan ve tarihi değeri olmayan binalar olacak. Dördüncüsü de bu alanın kullanılması kesinlikle 'demokrasi' ve 'özgürlük' kavramlarıyla uyumlu şekilde olacak. Biz Cumhurbaşkanımız Başbakanken, ben Dışişleri Bakanıyken bu konuları konuşurken zihnimizdeki ideal şuydu: 'İnşallah bunları da yapmaya çalışacağız. Camp David gibi veya başka bu şekilde kullanılan alanlar gibi arabuluculuk merkezi, barış merkezi yapmak istiyoruz.' İstanbul'da büyük bir barış ve arabuluculuk merkezi kurma kararımız vardı. Bu kararı hayata geçirmek için 3 sene önce Finlandiya ile birlikte ortak bir girişimde bulunduk. Arabulucular dostları diye şu anda 50'ye aşkın ülkenin katıldığı Birleşmiş Milletler kararıyla tanınmış bir inisiyatif geliştirdik. İstanbul'u bir barış şehri yapmak istiyoruz. Dersaadet'i Darüsselam barış diyarı yapmak istiyoruz. Onun için de Filistinliler arasında barış görüşmesi mi olacak, Iraklılar arasında mı olacak, Bosna ile Sırbistan arasında da mı olacak, ki şunda bizim onlarca yürüttüğümüz barış görüşmesi var, bu mekan böyle barış görüşmeleri için kullanılacak." 

- "Mekanda hiçbir eğlence unsuru olmayacak"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yapılacak mekanın kongre merkezi olarak kullanılacağını belirterek, demokrasi çalıştayları yapılacağını dile getirdi. 

Buraya yapılan otel şeklindeki düzenlemenin kesinlikle eğlence maksatlı kullanılmayacağına işaret eden Davutoğlu, "Şu mekanda yaşanan acılara hürmet esastır. Bu mekanda hiçbir eğlence unsuru olmayacak, hiçbir şekilde oteller eğlence maksatlı kullanılmayacak. Sadece kongreye katılmak üzere gelenlerin kaldıkları mekanlar olarak kullanılacak. Bu bizim taahhüdümüzdür" dedi. 

Davutoğlu, vakfiyelerde en baştan konan madde gibi, bu konuyu ifade ettiklerini kaydederek, "Hükümet olarak bunu yaparken bizden sonraki hükümetlere de diyoruz ki 'Bu mekanı kim ve ne gerekçeyle eğlence mekanı olarak kullanırsa Allah'ın rızasına aykırı davranmış olur. Burada oluşturulan bu kolektif vakıf anlayışını da istismar etmiş, yokmuş saymış olur.' Hiçbir şekilde buna izin vermeyiz" değerlendirmesinde bulundu. 

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in "Hukuk fakültelerinin mezuniyet törenlerini Yassıada yargılamaların olduğu salonda yapmaları" şeklinde bir teklifi olduğunu aktaran Davutoğlu, "Ben bir adım öteye ileriye giderek muhalefet partilerine şimdiden çağrı yapıyorum. İnşallah bu yapı tamamlandığında, 27 Mayıs'ta TBMM sembolik olarak Yassıada'da toplansın. Nasıl 23 Nisan'da sembolik olarak toplanıyoruz. Bir daha TBMM'ye kimsenin kilit vuramayacağını cümle aleme ve tarihe göstermek için her 27 Mayıs'ta burada özel bir celse yapalım" diye konuştu.

- "Düşmanlık beslemedik"

Davutoğlu, niyetlerinin herhangi bir düşmanlık üretmek olmadığını, Yassıada yargılamalarını yapanların çocukları ve torunlarının da vatandaşları olduğunu ifade ederek, "Orada yaşayanlar, suç işleyenler kendi manevi huzurlarında o suçun çilesini çekerler. Hiç kimseye düşmanlık beslemedik, beslemeyiz" dedi. 

Demokrat Parti camiasının belki de gösterdiği en büyük kahramanlığın, buradaki şehadetlerin üzerinden bir nefret kültürü üretilmesine izin vermemeleri olduğunu vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"O Demokrat Parti camiasının bütün öncülerine, takipçilerine, ki biz de onlardanız, teşekkürü bir borç biliyorum. Türkiye'deki 27 Mayıs üzerinden, 17 Eylül'deki şehadetlerin üzerinden çok derin ve zamana yayılan bir nefret kültürü ortaya çıkabilirdi. Çıkmadıysa bu, bu camianın yakınlarının gösterdiği olgunluk ve basiret sayesindedir. İntikam kültürü, nefret kültürü oluşmadı. Yassıada, bir intikam kültürü oluşturmak için demokrasi ve özgürlük adası haline dönüşmüyor. Aksine kalıcı bir barışı, kalıcı bir insanlık onurunu, kalıcı bir demokrasiyi ve insanlık onurunu inşa etmek için bu yola çıkıyoruz." 

Projeye katkıda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, TOBB yetkilileri ve diğer kurumlara teşekkür eden Davutoğlu, hayırlı başlangıcın gelecek nesillerin ders almasına vesile olacağını dile getirdi.

- Törenden notlar 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, adaya helikopterle geldi. Davutoğlu ve beraberindekiler, yargılamanın yapıldığı spor salonunun da aralarında bulunduğu yerlerde incelemelerde bulundu. 

Törene Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu ve Mustafa Şentop da katıldı. 

Tören, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, Yassıada yargılamaları sonunda idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Kuran-ı Kerim tilaveti sunuldu. 

Törende, sinevizyon gösterisiyle proje tanıtıldı. Törene katılanlar, Yassıada ve Fatih Sultan Mehmet'in tuğrasından yola çıkılarak gerçekleştirilen Sivriada projelerine beğenilerini alkışlarla gösterdi. Başbakan Davutoğlu, "Bir ricamı kabul buyurursanız burada şu anda şehitlerimizin huzurundayız en azından bu anlamda eğer takdir ifadesi için alkışlamak ihtiyacı hissederseniz onlara bir Fatiha okuyun ama bu şehitlerimizin huzurunda isterseniz benim konuşmam süresince ve daha sonra alkışlamayalım, onların ruhlarına tazim ve hürmet için" diyerek alkışlanılmamasını istedi. 

Başbakan Davutoğlu, temel atma butonuna protokol üyelerinin yanı sıra Adnan Menderes'in gelini Ümran Menderes ve Celal Bayar'ın torunu Emine Gürsoy Naskali ile bastı. 

Davutoğlu, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi. 

(Bitti)

Bakmadan Geçme