Basın İlan Kurumu tarafından düzenlenen Medya ve İletişimde Tecrübe Paylaşımı konulu konferans Dedeman Otelde gerçekleştirildi. Programın öğleden sonraki ayağında tecrübeli gazeteciler mikrofonun başına geçti. Konferansta, Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, Vatan Gazetesi köşe yazarı Ruşen Çakır, Rota Haber Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, Show Tv Haber Dairesi Başkanı Erhan Çelik, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şeker ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kazancı sunum yaptı.
‘MUHABİRLİK YAPMADAN, TOZ YUTMADAN GAZETECİ OLUNMAZ’
İlk olarak sunum yapan Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, gazetecilikte muhabirliğin önemine dikkat çekti. Muhabirliğin, gazeteciliğin mihenk taşı olduğunu vurgulayan Arslan, ‘‘Başkent gazeteciliği daha çok kurum gazeteciliğidir. Yani Genelkurmay muhabirliği, Ak Parti muhabirliği, muhalefet partisi muhabirliği vesaire. Yani sonuçta önemli olan takip ettiğiniz alandır ve yakın olmazsanız, siz o partide ne konuşulduğunu, başbakan hakkında ne konuşulduğunu bilmezseniz oradan özel haber çıkartamazsınız, sadece binalara bakarsınız binalardan geçemezsiniz. Ve burada tabi yakınlık konusunda bir soru daha var. Ne kadar yakın olacaksınız, eğer çok yakın olursanız bir süre sonra çok yaşadığımız bir sorun olur, CHP’ye gönderdiğiniz muhabir CHP muhabirliğinden CHP üyeliğine terfi eder. Bir süre sonra bu partiye aleyhine haber olur diye haberi yazmaz. O yüzden yumruk mesafesi dediğimiz bir tabir var. Yani yumruk mesafesinde durursanız gerektiğinde tokat gerektiğinde yanağını okşayabilirsiniz. Ama çok yakın olursanız en fazla sarılırsınız, o da sizi düzgün bir gazeteci yapmaz. Haberi yakalamak, haberi yakaladıktan sonra onu iyi sunmakta gerekir. Söylediğim şey okumadan yazmak gibi bir yeteneğe sahip olmak isteyen birçok kişi var. Maalesef birçok meslektaşımız temel kuralları bile okumadan gazetecilik yapmaya çalışıyor.’’ dedi.
‘İNTERNET 5 YIL SONRA MEDYA LİDERİ OLACAK’
Rota Haber Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ise yaşadığımız çağda internet haberciliğinin çok hızlı ilerlediğini ifade ederek, ‘‘İnternet farklı bir yere gidiyor. Türkiye’de internetin atağa kalktığı tarih 2007’dir. Neden 2007? Telekom özelleştirildi ve evlere internet girmeye başladı. 2007 den sonra internetle neler değişti onlardan bahsetmek istiyorum. TV, medya dendiğinde nasıl liderse arkadaşlar unutmayın 5 yıl civarında medyanın liderliğini internet ele geçirecek. İnternet önceden sabitti şimdi laptop ve cep telefonuna taşındı. Böyle bir medyadan böyle bir alt yapıya sahip mecradan bahsediyoruz. Bu alanda neler yapmalıyız öncelikle iyi bir gazeteci olmak durumundayız. İnternet haberciliğinde sadece editör olarak varsınız bir de kontrol eden varsa vardır. Editör ele aldığı haberi okutmakla da görevli haberin nasıl okutulacağı da kendi sorumluluğudur. Bu kadar görevi editör kendisi yapmakla yükümlü bu hem avantaj hem de dezavantaj olabilir. İnternetin bir avantajı daha var maliyet anlamında diğer sektörlerden daha az miktarlarla yönetilebiliyor’’ şeklinde konuştu
KOVULDUĞU TV’YE HABER DAİRESİ BAŞKANI OLARAK DÖNDÜ
Show TV Haber Dairesi Başkanı Erhan Çelik ise medya sektöründe yaşadıklarını, canlı şahit olduklarını katılımcılarla paylaştı. Kanal 7 öncesi Show TV’de çalışırken kendisinin yapmadığı bir habere imza atılması yüzünden canlı yayında Reha Muhtar tarafından işine son verildiğine dikkat çeken Çelik, ‘‘Show habere televizyon haberciliğinde duayen bir isim Ufuk Güldemir ile başladım. Türkiye’de TV haberciliğinin yeni filizlendiği o dönem pek çok kişi mesleğe yeni başlamıştı. Sonra Ufuk Güldemir star’a gitti. Ardından Reha Muhtar Show TV’ye geldi. Show haber Ankara bürosunda gazeteciliğe devam ettik. Kocatepe’de Azimendiler’in bir eylemi vardı onu takip edecektim fakat eylem başlamadan başka habere gönderildim. Akşam büroya geldim haberin metni yazılmıştı bana hazır metni verdiler bunun montajını takip et dediler. Haberin hiçbir aşamasını gözlemlemedim metni verdiler ve bende seslendirdim. Haber yayınlandı Reha Muhtar canlı yayında, az önce bir haber verdim bu haberi Show haberin muhabirine yakıştıramadım. Erhan Çelik’i Show haberden atıyorum dedi. Halbuki haberi ben yapmamıştım ve imzam kullanılmıştı. Ankara temsilcisini aradım yarına hallederiz, problem etme dedi. Sıkıntı yok dedi o haberin ardından yüzlerce insan eylem için TV’ye geldi. Canlı yayında işten kovulan tek insan oldum. Tek bir koşul vardı bu anlattıklarımı anlatmayacaktım. O günden sonra medya benim için bitti her kapı yüzüme kapandı işsiz kaldım. Bu arada kanal 7 Ankara Temsilcisi Zahid Akman beni canlı yayına çağırmıştı. Ben canlı yayında bu yaşadıklarımı anlatamayacağımı söyledim o arada tanışmış olduk. Tesadüfen Ankara’da karşılaştık gel bizle çalış dedi. Biz daha özgürlükçü yayınlar yapıyoruz daha geniş kitlere sesleniyoruz bültende 5 dakika vereceğiz ve istediğin haberi yapacaksın dediler ve 13 yıllık haber deneyimim orada oldu. Kanal 7’den ayrılma sebebim haberlere müdahale edemememdi. Sadece önüme konulanı okuyordum. Hayat insana güzel kapılar açıyor. Sabretmek ve şükretmek lazım’’ diye konuştu.
GÜÇLÜ OLANIN BORUSUNDA ANCAK UFAK BİR ISLIK ÇALABİLİRSİNİZ
Gazeteci Ruşen Çakır, İslami hareketler üzerine çalışmaya çalışan bir gazeteci olarak işsiz olduğu dönemde 1991’de ilk kez Konya’ya geldiğini ve solcu bir gazeteci olarak, sol kimliğini gizlemeyen bir gazeteci olarak Refah Partisi ile ilgilendiği için arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini anlattı. O tarihte işsiz gazeteci olarak kendisinin Refah Partisi’ni takip ettiğini bilen Hasan Cemal’in Refah Partisi iktidara gelince Cumhuriyet Gazetesi’nden kendisini aradığını ve böylece harcadığı paranın üç katını harcadığından bahsetti. Gazeteciliğe 1985 yılında Nokta dergisinde başladığını ve o dönemde Sedat Caner adında işkenceci bir polisin anlattıklarını haber yaptıklarını ve çok büyük olay olduğunu anlattı. Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in “Biz gazetecinin Mehmetçik Gazeteci olmasını istiyoruz” dediğini ifade eden Ruşen Çakır, “Ancak gazeteciden Mehmetçik olamayacağını zaten ülkede yeterince asker olduğunu söyledi.
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şeker ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kazancı’nın sunumlarının ardından soru cevap faslına geçildi. Öğrenciler merak ettikleri soruları sordular ve deneyimli gazeteciler cevapladı. Programın sonunda BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay tarafından programın anısına gazetecilere hediye takdim edildi. SAMİ GEDİZ