Ders alınsaydı darbe olmazdı
Ak Parti Konya eski Milletvekili Hüsnü Tuna, '28 Şubat Darbesi'nden ders alınmış olsaydı, 15 Temmuz yaşanmazdı.' dedi.
Yakın tarihin en önemli olaylarından olarak görülen 28 Şubat Darbesi halen hafızalardan çıkmadı. Mağdurlar halen o günleri gözü yaşlı şekilde anlatırken Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde büyük bir facianın eşiğinden döndü. FETÖ tarafından organize edilen kanlı darbe girişimi, 15 Temmuz günü milletin desteğiyle püskürtüldü. Fakat ülke üzerinde psikolojik bir hasar bırakan bu darbe girişiminin, 28 Şubat Darbesi’nden ders alınmış olsaydı yaşanmayacağı ifade edildi.
YÖNETİCİLER ÖNE ÇIKMADI
Ak Parti Konya eski Milletvekili ve birçok 28 Şubat mağdurlarının da avukatlığını yapan Hüsnü Tuna, “28 Şubat Darbesi’nden ders alınmış olsaydı, 15 Temmuz yaşanmazdı. Fakat 15 Temmuz, millete farklı bir tecrübe kazandırdı. Yani darbenin başından itibaren millet darbe girişimine müdahale ettiği için hem tecrübe kazanıldı hem darbe önlendi hem de Türkiye kurtarıldı. 28 Şubat darbesinde, yöneticilerimiz öne geçip de “bir haksızlık var.” demedi.” diye konuştu.
AYRINTILAR GÖRÜNÜYOR
28 Şubatta yaşananların şimdi daha net görüldüğünü aktaran Tuna, “28 Şubatın temel dayanağı, irtica tehdidi üzerine bina edildi. Bu şekilde bina edildiği için süreç biraz zaman aldı diye düşünüyorum. 90’lı yılların başında, NATO’da düşman konsepti değişmişti. Kırmızı renk, yeşile dönüşmüştü. Yani NATO nezdinde, “dinci” tehlike birinci plana çıkmıştı. NATO’daki bu değişime paralel olarak Türkiye’de de düşman tehdidi değiştirildi. Örneğin, PKK o yıllarda çok etkin eylemler yapmasına rağmen, birinci tehdit olarak değerlendirilmedi ama dindar kesim birinci tehdit olarak nitelendirildi. Ve bunu şimdi anlayabiliyoruz. 90’lı yılların başından başlayan ve Uğur Mumcu cinayetine kadar süren cinayetlerin aslında, Türkiye’de 28 Şubat Darbesi’ne zemin hazırlayacak irtica tehdidini göstermeye dönük emniyetteki FETÖ örgütlenmesi ile Jandarma içerisindeki FETÖ örgütlenmesinin organize ettiği şimdi ortaya çıktı. Bu cinayetler işlendikten sonra 1996 yılında, Refah-Yol Hükümeti’nin kuruluş aşamasında da faaliyete geçtiler. Bu hükümetin kurulmaması için çaba sarf ettiler. Baş edemeyince de darbeyi fiilen uygulamaya koydular.” dedi.
DARBECİLER YARGILANMALI
28 Şubat Darbesi’ni gerçekleştiren tüm herkesin yargılanması gerektiğini kaydeden Hüsnü Tuna, “28 Şubatın sadece psikolojik baskı üzerine değil, cinayetlerin üzerine de bina edildiğini görüyoruz. 1996 öncesi işlenen cinayetlerin, bu tehdidi pekiştirdiği ve toplum nazarında irticacı olarak nitelendirilen grupların işlediği iddia edildi. Nitekim 1997’nin sonlarında FETÖ ile bir mutabakata vardılar. Toplum üzerinde bu örgütün dini hassasiyetleri kullanarak, bu darbeye karşı tepkilerin azaltılması görevini üstlendiler. Öğrencilerin başını açtırdılar, mezunların başını açtırdılar. Aynı zamanda, darbeye karşı her Cuma günü yapılan gösterileri itibarsızlaştırmak için yoğun şekilde çalıştıklarını o yıllarda görmüştük. Dolayısıyla, 28 Şubat Darbesi Ankara’da hesap veren 100 tane sanık ile sınırlı olmaması gerekir. Burada yargılanan askerler var ve sivil olarak yargılanan ise sadece o yıllarda görev yapan YÖK Başkanı. Emniyet ayağı, medya ayağı, sermaye ayağı bu yargılamalara dahil edilmesi gerekir ki bundan sonra 15 Temmuzda olduğu gibi bir daha darbe teşebbüsüne destek vermesinler.” şeklinde konuştu.
KAYNAK: EMİNE TÜTÜN / YENİ HABER