Diyanet 'kadına yönelik şiddet'e karşı çalışmalarını kitaplaştırdı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Geleneksel olan ile İslami olanı, kültürel olan ile dini olanı pratik hayatta karıştırdığımız gibi kadına dair yazınımızda da karıştırmaya devam ediyoruz. Bunun başlıca sebeplerinden birisi, İslami ilimleri kadınlarımızla inşa etmeyişimiz" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusundaki söylem ve yaklaşımını, uygulama alanlarını ve faaliyetlerini kitaplaştırdı.
"Diyanet İşleri Başkanlığının Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Konusunda Görüş ve Uygulamaları" isimli kitabın giriş bölümünde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in "kadına yönelik şiddet" ve "ailenin korunmasına ilişkin" görüşlerine yer verildi.
Görmez, kitap için kaleme aldığı makalesinde, tarih içinde Müslümanların Kur'an-ı Kerim'in çizdiği çerçeveyi yakalayamadığına dikkati çekti.
- "Sebep; İslami ilimleri kadınlarımızla inşa etmeyişimiz"
Görmez, kadına dair eserlerin gözden geçirildiğinde İslam'ın genel prensiplerine aykırı, hatta yerleşik kültür ve anlayışların etkisinde kadın aleyhtarlığına dönüştürülebilecek yorumların bulunduğunu vurguladı. Görmez, "Geleneksel olan ile İslami olanı, kültürel olan ile dini olanı pratik hayatta karıştırdığımız gibi kadına dair yazınımızda da karıştırmaya devam ediyoruz" dedi.
Bunun başlıca sebebini "İslami ilimlerin kadınlarla birlikte inşa edilmeyişi" olarak gören Görmez, "Kur'an'ın ifadesiyle kadın ve erkeğin birlikte marufu emreden, birlikte münkeri nehyeden, birbirlerinin velileri olduklarını unutmalarıdır. Halbuki İslam'ın temel öğretileri dikkate alınarak bir okuma yapıldığında kadın ve erkeğin insanlık değeri ve onuru açısından eşit/eşdeğer kabul edildiği izahtan varestedir" değerlendirmesinde bulundu.
- "Kadın konusu not verilen bir alan olmaktan çıkarılmalı"
Batı'nın İslam ile ilgili geliştirdiği anlayışa da değinen Görmez, kadın meselesinin araçsallaştırıldığını, kadının İslam'daki yerinin parçacı bir yaklaşımla ele alınarak İslam imajını zedeleyecek bir resmin oluşturulmaya çalışıldığını bildirdi.
"Kadın konusu birilerinin başkalarına not verdiği bir alan olmaktan çıkarılmalı" önerisinde bulunan Görmez, şöyle devam etti:
"Her yönüyle kadın; sosyal, kültürel, dini ve ahlaki farklılıkları dikkate alan bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. Bu konuda, hatta hiçbir konuda, bir medeniyetin kendi perspektifini başkalarına yegane hakikat olarak sunma, hatta dayatma hakkı olamaz."
- "Kadını her türlü ayrımcılığın konusu olmaktan çıkarmalı"
Mevcut sorunların pek çoğunun dinle ilintilendirilerek yansıtılmasının, kadınların yaşadıkları gerçekler kadar rahatsızlık verici olduğunu vurgulayan Görmez, makalesini şu önerilerle tamamladı:
"Kadını her türlü ayrımcılığın konusu olmaktan çıkarmalı, kadınlarımızın maddi ve manevi anlamda ürettiklerini topluma sunmalarının yol ve yöntemleri üzerinde durmalıyız."
"Müslümanlar, bugün kadın ve sorunları konusunda düşünce üretip kalem oynatırken Kerim kitabımızın ve Resul-ü Ekrem'in belirlediği hikmet ve mutlak hakikat ölçülerini esas almak, insanlığa bu ölçüleri takdim etmek zorundayız."
- "Uzmanlaşmış din görevlileri yetiştiriliyor"
Kitabın birinci bölümünde Diyanet İşleri Başkanlığının "Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi" konusunda görüş ve yaklaşımına yer veriliyor. Diyanet İşleri Başkanlığının, toplumun aile hakkında doğru bilgilendirilmesi konusunda sorumluluk üstlenen bir kurum olduğu vurgulanarak, aile içi şiddetin önlenmesi konusunda özel çabaları olduğu ifade ediliyor. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda toplumu bilinçlendirmek amaçlı hutbeler okunduğu ve vaazlar verildiği belirtiliyor.
Bu bölümde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet alanlarında uzmanlaşmış din görevlileri yetiştirmek amacıyla özel eğitim programları düzenlediği ifade ediliyor. Başkanlık bu programlarda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi kurumlardan, üniversitelerden, uluslararası kuruluşlardan ve sivil toplum örgütlerinden destek alıyor.
- Seminer sonuç bildirgelerinde "kadına yönelik şiddet"
Kitabın ikinci bölümünde "Kadına yönelik şiddetle mücadele" konusunda Başkanlığın görev ve icraatları anlatılıyor. İl Müftüleri Seminerleri'nin 2005 yılından itibaren yayınlanan sonuç bildirgelerinde "aile içi şiddet, kadın hakları, kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddet, töre ve namus cinayetleri" gibi konuların yer aldığı belirtiliyor. Kitapta İl Müftüleri Seminerleri'nin sonuç bildirgelerinde bu konulara ilişkin alınan kararlara yer veriliyor.