Dönerde kullanılan ete dikkat!

Son zamanlarda dönerde martı eti kullanıldığına dair söylentiler Türkiye gündemini meşgul etmişti. Konu ile ilgili konuşan Osmanlı Döner işletmecisi Osman Akdağ, tüketicilere kaliteli ve hijyenik döner hakkında bilgiler verdi.

Dönerde kullanılan ete dikkat!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Tavuk etlerini özel bir terbiye yöntemi ile marina ettiğini vurgulayan Osmanlı Döner işletmecisi Osman Akdağ, “Terbiye sistemini ben askerdeyken yapa boza yapa boza yakaladım. Bu sistemden de taviz vermem. Deri koymam. Kuzu kuyruğu kullanırım. Olmazsa olmazlarım bunlar. Artı içine tereyağı koyarım. Taze tavuk bana hemen sökülmüş derisi alınmış gelecek. Ben onu bir işleme tabi tutarım. 24 saat dinlendiririm. Ondan sonra da kendim takarım. Ustalarım geçer. Ustalarımın yetişmediği yerde ben kendim geçerim. Olması gereken bu. Ben her zaman şunu derim; ‘Ya benim ki tavuk döner değil ya piyasanınki tavuk döner değil. ’ Benim dönerle, piyasanın arasında yüzde yüz fark var. Piyasada deri koyar. İç yağı koyar. Gömlek yağı koyar. Deride kir, tüy olabilir. Ama bizimkinde deri alınmış olduğu için kesinlikle böyle bir şey olmaz. Bana göre temizlik olmazsa bu iş yapılmamalı. Hijyen bende çok önemlidir. Ben öbür dünyayı düşünen bir insanım. Ben kimsenin sıhhatini bozarak para kazanmak istemem. Öyle olacaksa bugün kapıyı kapatırım. Benim on buçukta dönerim hazır olur. Bittiği vakitte kapatır giderim” diye konuştu.

4-1-2-osman-akdag.jpg

“HER YOL ÜZERİ DÜKKÂN KALİTELİ DEĞİLDİR”

Ortaokulu bitirince işe başladığını aktaran Akdağ, “Daha önce bizim bir işletmemiz vardı. Ben orada 33 sene çalıştım. Orada et döner de vardı. Konya’da o zamanlar 5 tane dönerci vardı. Bana döner yapılacak dediler, geçirdiler başına. Bende yapa boza yapa boza kendimi geliştirdim. Geliştirdikten sonra Deli dana ve o ara kriz çıktı. İş olmadı ve et pahalı oldu. Haftada bir zam geldi. Biz zam yapamadık, tavuğa geçtik. O gün bugündür de bu şekilde tavuğu yapıyorum. Benim belirli bir terbiye sistemim var onu yapıyorum. Kuyruk, tavuk, tereyağı, çok hafifte baharat. Şimdi tavuğa geçeli 20 sene oldu. O gün yiyenle bugün yiyen aynı tadı bulur bende. Ayrıca her yol üzeri dükkân kaliteli değildir. Bir de tanıdığın bir yer varsa değiştirmeyeceksin. Ben yıllardır bu işi yaparım. Ben zehirlendim. Senin etin bana dokundu diyeni duymadım. Ben her zaman hijyene dikkat ederim. Her türlü hileyi bilirim ama asla yapmam. Allah herkesin işini rast getirsin” şeklinde konuştu.

4-1-3-011.jpg

“İNSAN GÜCÜ YOK”

Tüm mesleklerde çırak kalmadığının altını çizen Akdağ, “Personel sıkıntısı yaşıyoruz. Liselerin mecbur olması ile birlikte sıkıntı yaşamaya başladık. Meslek öğrenecek, okumayacak insanlar mecburen okuyor. Liselerin mecburiyetten çıkarılması lazım. Okumayacak insanın esnafa çıraklıktan gelmesi lazım. Ara eleman dediğimiz sistemde insan gücü yok. Şu anda eğer Suriyeliler olmasa amele bulamazsın” dedi.  

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER

Bakmadan Geçme