Dövizde istikrar, ekonomide güven!

Türkiye ekonomisinde yaşanan önemli değişikliklerin ardından dövizde hareketli günler yaşanıyor. Dövizin düşüş eğilimine girmesi, 'önümüzdeki günlerde ne gibi değişikler olacağı?' sorusunu da beraberinde getiriyor.

Dövizde istikrar, ekonomide güven!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye ekonomisinde yaşanan önemli değişikliklerin ardından dövizde hareketli günler yaşanıyor. Dövizin düşüş eğilimine girmesi, ‘önümüzdeki günlerde ne gibi değişikler olacağı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor. Dövizde istikrarın önemine değinen Konya Döviz Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Bingöl, “Eğer döviz fiyatlarına bir istikrar gelirse bunun ardı sıra yabancı yatırımcıya da bir güven verilirse her şeyin olumluya döneceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Dolar kuru geçtiğimiz haftalarda 8.58 seviyesini gördükten sonra yeni işlem haftasında hızla 8 TL'nin altına indi. Türk Lirası dolar karşısında haftanın en çok değer kazanan para birimi olurken, son 1 aydaki kayıplarını da geri aldı. Konya Döviz Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Bingöl,  dolardaki dalgalanmanın nedenini anlatarak yaşanan iniş çıkışların olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirdi. Bingöl yaptığı açıklamada, “200-300 baz puanlı faiz artırımı gelirse hem Doların hem Euro’nun sert tepki vereceğini tekrardan yukarı doğru hareketlerin olabileceğini söyleyebiliriz. Ama yukarı hareketlerin daha yukarılara değil 8 seviyesinde dengelenebileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan faizin miktarıdır” dedi.

doviz.jpg

“DEĞİŞİM, PİYASADA OLUMLU ALGINLADI”

Bingöl, Dolar 8.58’e geldiğinde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın görevden istifa ettiğini açıklaması, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın görevden alınması ve onun yerine Naci Ağbal’ın gelmesinin piyasa tarafından olumlu algılandığını belirtti. Yabancının ve içerideki yerli yatırımcının olumlu bakışı sayesinde dövizde bir düşüş yaşandığını kaydeden Bingöl, “Cumhurbaşkanımızın açıklamalarının ve merkez bankasının alacağı kararların sonuna kadar arkasında duracağını, faizin bir araç olduğunu, enflasyonun hedef olduğunu söylemesinin olumlu etkisi oldu. Dolar sert bir şekilde 8 seviyesinin altına düştü. 7 buçuk seviyelerine kadar geldi. Buradaki önemli algı nedir? Cumhurbaşkanımızın ilk defa faizle ilgili pozitif yaklaşımı, politika faizinin şu anda 10.25 seviyesinde olması, geç likidite penceresinin ise 14.75-15 seviyelerinde hareket etmesi, bu iki politika faizinin birleştirileceği açıklamaları ve ayın 19’undaki faiz toplantısında faizlerin yükseltilmesi beklentisi etkili oldu. Bu da yabancılar tarafından olumlu algılandı. Dolar/ TL’ye hem yabancı girişi var hem de yerli yatırımcıdan bir miktar bozulma olmasıyla birlikte Dolar/ TL’nin 7.60 seviyelerinde hareket ettiğini görüyoruz” diye aktardı.

img-9170.jpg

‘ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇ ÇOK ÖNEMLİ’

Önümüzdeki sürecin önemine değinen Bingöl, “Özellikle de merkez bankasının ayın 19’unda alacağı kararlar piyasanın yönünü belirleyecekler. Şu anda piyasalar ayın 19’unda 500 baz puan faiz artırımı beklentisine girdi. Yani gösterge faiziyle geç likitide penceresindeki faizi işleyecekler. Geç likitide penceresi şu anda 15’lerden seyrediyor. Gösterge faizi 10.025 seviyesinde. Bu iki faizin eşitlenmesi bekleniyor. Yabancı yatırımcı bundan dolayı giriş yapıyor. Tabi böyle bir faiz artırımı beklentisi piyasa tarafından olumlu algılandı ki dövizde bozulma ve satışlar meydana geldi. Döviz düşüşünü de zaten hep beraber görüyoruz. 500 baz puanlı faiz artırımını piyasaların satın aldığını düşünüyorum. Eğer 500 baz puan faiz artırımı gelirse baz’ı 475’de olabilir, 525 de olabilir. Yuvarlak 500’lü faiz artırımının Dolar TL’de 7.20’lere seviyelerine kadar gelebileceğini düşünüyorum. Euro TL’de 9 seviyesinde 8 bin 600, 8 bin 700’lere kadar gelmesini bekliyorum. Eğer 500 baz puanlı faiz artırımı gelmezse bunun daha çok önemli olduğunu düşünüyorum. 200-300 baz puanlı faiz artırımı gelirse hem Doların hem Euro’nun sert tepki vereceğini tekrardan yukarı doğru hareketlerin olabileceğini söyleyebiliriz. Ama yukarı hareketlerin daha yukarılara değil 8 seviyesinde dengelenebileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan faizin miktarıdır” şeklinde konuştu.

‘DÖVİZİN GERÇEK DEĞERİNDE SEYRETMESİ GEREKİR’

Dövizin gerçek değerinde seyretmesi gerektiğinin altını çizen Bingöl, “Dövizin nasıl ki yükseldiğinde hepimiz isyan ediyorsak gerçek değerin altına düştüğünde de aynı şeyler geçerlidir. Dövizin gerçek değerinde seyretmesi her zaman iyidir. Düşmesi de çok anormal bir şekilde piyasaları olumsuz etkiler. İhracat açısından da olumsuz etkilerini görebiliriz. Özellikle fiyat istikrarı olması, merkez bankasının da bunu hedeflemesi gerçek değerinde hareket eden bir Dolar TL’nin, hızlı sert yükselişler veya sert düşüşler yaşamaması gerekmektedir. Örnek olarak 7 bin 500’le dengelenen bir kurun 50-100 lira aşağısı ya da 50-100 lira yukarısı piyasalar tarafından çok makul görülür. Bu da fiyat istikrarına çok olumlu katkılar yapar ve piyasalara güven gelir. Bu çok önemli bir gelişmedir ve çok iyi olur” diye konuştu.

“PİYASALARDA GÜVEN TESİS EDİLDİ”

Türkiye’nin sadece güven eksiğinin olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından sonra güven eksiğinin kalktığını vurgulayan Bingöl, “Özellikle Cumhurbaşkanımızın ekonomi yönetimine güven vermesi, hem Naci Ağbal’ın hem de Lütfi Elvan’ın piyasalar tarafından kabul görmesinin piyasalar açısından şu anda pozitif olduğunu düşünüyorum. Eğer piyasada yabancıya güven verilseydi hiçbir zaman döviz fiyatlarında bir dalgalanma yaşanmazdı. Bu çok önemli bir gelişme. Türkiye gerçekten çok güçlü ve çok büyük bir ülke, dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisine sahibiz.  Yabancıya güven verilirse, bir sopa daha gösterseler hiçbir şekilde dövizde büyük dalgalanmalar görmeyiz. Ama önemli olan güveni yerinde tutmamızdır” diyerek sözlerini noktaladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme