Dünya tarihinin dönüm noktası: Malazgirt Zaferi
Malazgirt Zaferi'nin dünya tarihinde önemli kırılmalara yol açtığını söyleyen Prof. Dr Alaattin Aköz 'Malazgirt Zaferi, Türklerin kazandığı herhangi bir zafer değildir. Bu zafer, dünya tarihinin dönüm noktasıdır. Dünyanın kıtalar arası merkezinde bir Türk devletinin var oluşunun belirleyicisi Malazgirt Meydan Muharebesidir' dedi
Malazgirt Zaferi’nin dünya tarihinde önemli kırılmalara yol açtığını söyleyen Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeni Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaattin Aköz, “Malazgirt Zaferi, Türklerin kazandığı herhangi bir zafer değildir. Türk ve dünya tarihinde pek çok savaş vardır. Bunlar içinde bazı savaş ve zaferler diğerlerinden çok daha farklıdır. Tesirleri ve etkileri gelecek bütün asırları niteleyecek şekilde anlam ifade eder. Bunlardan biriside şüphesiz Malazgirt Zaferi’dir” dedi.
“TÜRKİYE TARİHİNİN BELİRLEYİCİSİ MALAZGİRT OLDU”
Malazgirt Zaferi’nin, Türkiye tarihinin belirleyicisi olduğunu kaydeden Aköz,“Türkiye Selçukluları Devleti’nin, Osmanlı Devleti’nin kurulması ve bugün içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasının temelini Malazgirt Meydan Muharebesi teşkil eder. İran coğrafyasında Büyük Selçuklu Devleti vardı. Dandanakan Zaferi’nden sonra bu büyük devlet kuruldu. En parlak dönemini de Sultan Alparslan döneminde yaşadı. Selçuk beyin oğulları Tuğrul ve Çağrı beyler devleti birlikte yönetiyordu. Bunlar Selçuklu Devletine geniş bir ülke kazandırmışlardı. Tuğrul ve Çağrı beyler zamanında da Anadolu’ya keşif akınları yapılıyordu. Çağrı beyden sonra yerine Sultan Alparslan geçince 8 yıllık dönem Büyük Selçuklu Devleti’nin en parlak dönemi oldu. Malazgirt Zaferi’nin de mimari Sultan Alparslan’dır. Sultan Alparslan, Kafkaslar ve Akdeniz’e kadar coğrafyasını genişlettikten sonra yönünü Batı’ya dönmüş ve daha önce amcası ve babasının bilgi sahibi oldukları Anadolu’ya yönelmiştir” diye konuştu.
‘TÜRKLER ANADOLU’YA DEVLET KURMAK İÇİN GELDİ’
O dönemde Anadolu’da hakim olan Bizans’a karşı verilen mücadeleyi anlatan Aköz,“O dönemde Selçuklu’nun muhatabı Bizans İmparatorluğudur. Anadolu’nun hakimi Bizans’tır. Romen Diyojen, büyük bir ordu ile Anadolu’ya girer ve Anadolu’daki Selçuklu öncülerini yenip buradan sürmek niyetindedir. Bizans ordusunun rakamı 200 bin civarındadır. Türklerin Anadolu’ya gelişlerinin amacı devlet kurmaktır. Türklerin bir de kuzey kolu vardır. Bu kollar çok daha erken zamanda Bizans İmparatorluğu’na gelip yerleşmişlerdi. Bizans’ta Türkleri sınır boylarına gönderiyordu. 2 yıl boyunca değişik yerlerde Selçuklu birlikleri ve Bizans ordusunun gönderdiği orduyla zaman zaman savaşlar oldu. Bu savaşların tamamını Selçuklu birlikleri kazandı. Bu savaşlar 2 ordulu savaşlar değildir. Birliklerin savaşıdır. Bu durum Türklere büyük bir cesaret verdi” dedi.
SELÇUKLULAR, KENDİLERİNDEN 4 KAT KALABALIK ORDUYU YENDİ
Malazgirt Ovası’ndaki muharebe hakkında bilgi veren Aköz,“Selçuklu ordusunun asker sayısı 50 bindi. Bizans ordusunun ise 200 bin askeri vardı. Bu durum biraz tedirgin edici bir rakamdı. Alparslan için bir meydan muharebesi çokta düşünebileceği bir şey değildi. Çünkü kendisinden 4 kat fazla bir orduyla meydan da savaşmak kolay değildi. Bu nedenle Romen Diyojen’e bir elçi göndererek barış teklif etti. Esas gayesi ise Bizans ordusunun durumunu tespit edebilmekti. Bizanslar ordularına güvendikleri için sert bir üslupla Selçuklu elçilerini geri gönderdi. İslam dünyasında da bu gelişmeler yakından takip ediliyordu. Bağdat’ta bulunan halife, bütün İslam ülkelerine Selçukluların bu savaşı için dua etmelerini içeren bir mektup gönderdi. O haftaki Cuma namazında bütün minberlerde Selçuklu orduları için dua edildi. Bu bilgi daha sonra Sultan Alparslan’a da geldi. Ordusuyla Cuma namazını kıldıktan sonra Alparslan, ‘Burada ne bir emreden sultan var ne de savaşmak zorunda askerler var. Bu benim savaşım. Şuanda biliyorum ki bütün Müslümanlar bizim için dua ediyor. Biz bütün Müslümanlar adına bu savaşı yapacağız. Benle gelmek isteyenler peşimden gelsin, gitmek isteyenler de gitsinler’ diyerek etkili bir nutuk iradetti. Namazın akabinde Sultan Alparslan’ın orduları Romen Diyojen’in ordusuna karşı saldırıya geçti. Küçük bir gurubun geldiğini gören Bizanslılar hemen kendi merkezleriyle bu küçük gurubu karşıladılar. Selçuklu askerleri geri dönüp kaçmaya başladı.Selçukluların dağıldığını düşünen Bizans ordusu da onların peşinden geldi ve hilal taktiğinin tatbikiyle tuzağa düştü. Sağda ve solda bulunan Selçuklu orduları Bizans ordusunu kuşatarak kıskaç içine aldı. Savaşın kaderini değiştiren asıl hadise Bizans ordusunda bulunan Türk birliklerinin beylerinin komutası altında Selçuklu tarafına geçmesidir. Onlar taraf değiştirince Bizans ordusu da savaşı kaybettiğini düşünüp kaçtı. Bu hadiseden sonra Bizans ordusunda büyük bir disiplinsizlik başladı. Geceye kadar süren savaşta başta Romen Diyojen olmak üzere pek çok komutan esir alındı. Birçok Bizans askeri öldü. Türkler tarafından mutlak bir zafer kazanıldı” dedi.
‘SELÇUKLU BOYLARI BİR YIL İÇİNDE BÜTÜN ANADOLU’YU FETHETTİ’
Savaşın Türk, Bizans ve dünya tarihi açısından önemi hakkında da bilgi veren Aköz, “Tarihin akışını değiştiren hadiselerin başında Malazgirt Savaşı gelir. Selçuklu orduları ve Sultan Alparslan, Bizans ordusu ile karşılaşmak üzere Anadolu’ya geldikleri zaman, arkalarında Türlerin farklı boylarından kitleleri Anadolu’ya sürüklediler. Türkler, Anadolu’ya dönmemek üzere, burayı vatan edinmek için gelmişti. Malazgirt Zaferi’yle birlikte, Bizans ordusu kesin bir yenilgiye uğradı ve Anadolu’yu savunamayacak kadar zayıf duruma düştü. Selçuklu boyları bir yıl içinde bütün Anadolu’yu fethetti. Bu fetihler Batı dünyasının da dikkatini çekti. Bu durum yine tarihte çok büyük bir etkiye sahip olan Haçlı Seferlerinin başlamasına zemin hazırladı. Batı Hristiyanları Anadolu’yu topyekûn ele geçiren Selçuklulara karşı Haçlı Seferlerini düzenlediler. Daha sonra Anadolu’da birinci beylikler dönemi başladı. Selçuklu ordusunun başarılı komutanlarının her biri ele geçirdikleri kaleler ve şehirler civarında beylikler kurdu. Ana grup ise Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurdu. Bugünkü Türkiye tarihinin kuruluşuna da zemin hazırlandı. Malazgirt Zaferi, aslında kalıcı Türk yurdunun kapısını açmak ve devletini kurmak demektir. 50 bin kişilik Selçuklu ordusu ortak bir idealin içindeydi. Hepsi Anadolu’yu yurt edinmek için geldiler. Ganimet edinmek için değil. Bizans ordusunun tam tersi bir yapıya sahiptiler. Dünyanın kıtalar arası merkezinde bir Türk devletinin var oluşunun belirleyicisi Malazgirt Meydan Muharebesidir” şeklinde konuştu.
EMİNE ÇOLAK / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme