Dünyanın yüzde 10'una hakimiz

2015 yılında art arda iki seçimin yaşanmasının piyasalara olumsuz olarak yansıdığını söyleyen inşaat mühendisi Murat Asil, Tüm olumsuzluklara rağmen geçen seneyi yüzde 4 büyüme ile kapatan Türkiye için 2016 yılının ikinci yarısında bir sıçrama beklediklerini söyledi.

2015 yılında art arda iki seçimin yaşanmasının piyasalara olumsuz olarak yansıdığını ancak buna rağmen seneyi %4 büyüme ile kapatan Türkiye’nin sıkıntılı bir dönemi kısmi hasarla atlattığını ifade den MASİR Yapı yetkilisi Murat Asil, “7 Haziran seçimlerinden önce gergin bir atmosfer vardı. Dolarda ve faiz oranlarındaki yükseliş ile birlikte insanlarda bir tedirginlik oluştu. Dolayısıyla da insanlarda bir bekleme süreci başladı. 7 Haziran seçimlerinin ardından koalisyon sonucu çıkınca piyasalarda ciddi anlamda bir kilitlenme yaşandı. Akabinde 1 Kasım seçimlerinden sonra ise bir miktar hareketlenme yaşandı.   Piyasanın belli bir noktada da hareket etme zorunluluğu var. Biz her ne kadar tamamen durdu desek de alım-satımın devam etmesi gerekiyor.  1 Kasım seçimlerinden sonra her şey düzelmesini ve ortamın ve güllük gülistanlık olmasını bekliyorduk ama yanıldık. Doğuda yaşanan olayların da etkisiyle faiz oranlarındaki ciddi artışlar oldu.   Bunun sebebi de Bankaların 60 ay sonrasını görememelerinden kaynaklanıyor. Bu istikrarsız koalisyon hükümeti dönemlerine benzetilebilir. Bankalar özelinde de böyle bir dönem yaşandı. Dolayısıyla kısa vadede faizler düşmüş gibi görünse de uzun vadedeki faizlere bu yansımadı.  Seçimlerin hemen öncesinde gerginlik kendini hissettirmeye başlamıştı. Arka arkaya seçimler geçirmiş bir ülkenin ekonomisinden bahsediyoruz. Daha önceki dönemler göze alındığında daha olumuz sonuçlar ortaya çıkabilecekken Elhamdülillah bunları yaşamadık. Piyasanın her ne kadar kırılgan bir yapısı olsa da kendine güvenen ve istikrarı seven bir yapısının da olduğunu da gördük. Bu dönemi kısmi hasarla atlatmayı başardık.” dedi.

murat-asil--(1).jpg

7 HAZİRAN SONRASI STOKÇULAR HORTLADI

7 Haziran sonrası bazılarının eski koalisyon hükümetleri dönelerinde olduğu gibi stokçuluk yaptığının bunun da piyasaya olumuz olarak yansıdığını aktaran Asil, “Piyasada oluşan bu darboğazın en önemli sebeplerinden biri de bazı firmaların 7 Haziran seçimlerinden sonra tek başına hükümet kurulamayacağını düşüncesi nedeniyle stokçuluk yapması oldu. Bu akıllara Ecevit hükümeti dönemlerini getirdi ancak bekledikleri gibi olmadı. Böyle olunca stokladıkları ürünler ellerinde patlamış oldu.  Kendi ülkemizin ekonomisinden bahsederken bugün Rus rublesinin dolar karşısında 3 kat düştüğünü, Euro’nun dolar karşısında sürekli değer kaybettiğini ve yakın coğrafyamızda yaşanan krizler de göze alındığında gerçekten zor bir dönemi aslında iyi idare ettik. Tüm bunlara rağmen yıllık yüzde 4 büyüme gerçekten azımsanmayacak bir başarıdır.  Dünyada küresel bir kriz var. Japonlar borsayı açtıktan 15 dakika sonra kapatmak zorunda kaldılar. Böyle bir atmosferde yüzde 4 büyüme çok çok iyidir. Şu var ki avantajlı bir konumda iken dezavantajlı bir konuma düştük.  Dünyada para sirkülasyonunun gidebileceği birkaç güvenli liman vardı. Bunlardan biri de Türkiye idi ancak içte yaşadığımız bazı problemler sebebiyle bu para gelmedi.” ifadelerini kullandı.

insaat--(1).jpg

DÜNYA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN %10’U TÜRK FİRMALARINDA

Dünya İnşaat sektörünün %10’u Türk firmalarının elinde bulundurduğunu belirten Asil, “70 milyonluk bir ülke dünya inşaat sektörünün 1/10’ununu elinde bulunduruyor. Bu gerçekten ciddi bir rakam. Türk firmaları dünyanın neredeyse her yerinde geniş bir coğrafyada çalışıyorlar.  Konya özelinde düşündüğümüzde ise inşaat işine yeni başlayan çok az sermaye ile işe başlayan müteahhitler nedeniyle piyasada bir darboğaz yaşanıyor. Arz-talep dengesini bozarak daha fazla ürün üretirseniz dolayısıyla da fiyatlar düşer. Bu Saraçoğlu’na ultra lüks plazalar yapmaya benzer. Çünkü oranın yapısı buna henüz müsait değil. Ya da bu Meram Yaka bölgesine 20 katlı bina yapmaya benzer. Bazen planlama ve satış noktasında bu kadar tezat durumlar söz konusu olabiliyor.  Burada bir başka faktörde kat karşılığı anlaşılan arsa sahipleri de belirleyici oluyor. Arsa sahiplerinin aç gözlü tutumları bazen içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Bugün en basitinden bir çikolata dahi almak istesek ağzımızın tadı bozulmasın diye en kalitelisini tercih ediyoruz. Arsa sahiplerimiz de bu mantık ile hareket etmiş olsalardı gereksiz müteahhitlerin türemesine engel olmuş olurlardı.  Yılların müteahhidi yüzde 35-40 ile arsa sahipleri ile anlaşırken, yeni başlayan bir müteahhit karına zararına bakmadan yüzde 45-50 ile anlaşma yapabiliyor.” şeklinde konuştu.

murat-asil--(2).jpg

KONYALI MÜTEAHHİTLER ORTAK HAREKET ETMELİ

Bugün Konya’da 750’nin üzerinde müteahhit firma bulunduğunu ve bu firmaların bir araya gelmesi, ile ciddi işlere imza atabilmenin mümkün olabileceğinin altını çizen Asil, “Konya olarak 750 yerine birleşerek 100 firma çıkarmış olsaydık bugün Türkiye hatta dünya çapında ciddi projelere imza atan Konya’nın yerli firmaları olurdu. Şu da var ki memleketimizde iki kardeş bile bir işe başlıyor ancak işin sonunu getiremeyip ayrılıyorlar.  Şu anda mevcut bazı oluşumlar ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyor. Kahvaltı programı düzenlemekle birkaç yurt dışı gezisi tertip etmekle bu işler olmaz. Bu işi yapacak firmaların kemik yapılarının öncelikle birbirine uygun olması gerekiyor. Bir araya gelip her beraber bir şeyler yapabiliyor muyuz buna bakmamız gerekiyor.  Bu sezon inşaat sezonu hiç kapanmadı. Kışın da hafif geçmesiyle hiç ara vermeden faaliyetlerimize devam edebildik. İki yıldır bekleyen firmalar vardı. Bunlar önümüzdeki aylar içinde harekete geçecektir. Beklemeyle bu iş olmaz. Çarkın bir şekilde dönmesi gerekiyor. O nedenle de İnşaat firmalarınca ciddi anlamda ruhsat alma oranı yükseldi. Yani inşaat sayısı arttı diyebiliriz. Bu anlamda da 2016 yılının ikinci yarısı inşaat sektörünün yılı olabilir.” diyerek sözlerini tamamladı.

insaat--(2).jpg
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme