- Haberler
- Konya
- E-Ticaret, lojistik, ihracat ve üretim alanlarında önemli bir gelişim sağlayan Konya'da nitelik artıyor
E-Ticaret, lojistik, ihracat ve üretim alanlarında önemli bir gelişim sağlayan Konya'da nitelik artıyor
Prof. Dr. Haldun Soydal, 'Konya son dönemde kümeleşme projeleri, eğitim, sanayi, ulaşım ve altyapı yatırımlarıyla çok önemli bir atak yaptı. Konya sadece kendisi için değil, civar iller ve bölgeler açısından da bu doğrultuda önemli merkez haline geldi' dedi.
Konya’nın son dönemde yapılan yatırımlarla ve diğer gelişmelerle birlikte; e-ticaret, lojistik, ihracat ve üretim alanlarında önemli bir gelişim sağladığını ifade eden Prof. Dr. Haldun Soydal, “Konya son dönemde; kümeleşme projeleri, eğitim, sanayi, ulaşım ve altyapı yatırımlarıyla çok önemli bir atak yaptı. Konya sadece kendisi için değil, civar iller ve bölgeler açısından da bu doğrultuda önemli merkez haline geldi” dedi.
Konya’nın lojistik anlamda son 20 yıl içerisinde önemli mesafe kat ettiğinin altını çizen Selçuk Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haldun Soydal, özellikle hidrolik, otomotiv sanayi, otomotiv yan sanayi, değirmen makineleri gibi alanlarda Konya’nın çok önemli bir üretim üssü haline geldiğini vurguladı. Soysal, “Dünyada önemli bir ihracat potansiyeli var. Türkiye de son dönemde ortaya koyulan politikalarla ihracatta önemli bir gelişim kaydetti. Keza Konya’da bu gelişimden payını alan en önemli şehirlerden biri oldu. Şuanda Konya’da 5 büyük organize sanayii var. Konya için Türkiye’nin Çin’i ifadesi kullanılıyor. Konya ayrıca birçok sektörde gittikçe öne çıkmaya başladı. Konya yine kümeleşme projeleri ile de çok önemli bir atak yaptı. Nitekim kümeleşme yapılan sektörlerde kat edilen mesafenin meyveleri de alınmaya başladı. Konya sadece kendisi için değil, civar iller ve bölgeler açısından da bu doğrultuda önemli merkez haline geldi” dedi.

‘KONYA’NIN ÖNEMİ GİTTİKÇE ARTIYOR’
Konya’nın öneminin gittikçe arttığını kaydeden Soydal, “Konya, lojistik açıdan, coğrafi konum olarak ülkemizin tam noktasında yer alması nedeniyle çok önemli bir şehir. Hava, kara, demiryolu taşımacılığı açısından Konya’nın lojistik imkanlarının yüksek olması ve son dönemde yapılan yol çalışmaları bu önemi gittikçe artırdı. Duble yol bağlantıları ile kuzeyden güneye, doğudan batıya açılan bir alanda bulunmasından dolayı da Konya son derece önemli bir merkez. Gittikçe de önemi artıyor. Üretim kapasitesi artıyor. İhracat kapasitesi artıyor. Son dönemde Konya önemli bir ihracat potansiyeli sağladı ve kendisini geliştirdi” şeklinde konuştu.
‘KONYA, YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİME UYGUN’
Konya’nın yüksek katma değerli teknoloji üretimi için uygun alt yapısı bulunduğuna dikkat çeken Soydal şöyle konuştu: “Her şehrin kendine göre bir uzmanlaşma alanı vardır. Konya’daki uzmanlaşma alanında çeşitlilik fazladır. Bu açıdan Konya’daki uzmanlaşmanın diğer tarafı da tabi iş gücünün fazla olmasına bağlıdır. Konya’da sadece Selçuk Üniversitesi varken bir anda üniversite sayısı ve fakülte sayısı arttı. Bir taraftan genç nüfus ve şehir büyüyor. Buradaki temel nokta eğitimi çok iyi organize etmemiz lazım. Ne gibi istihdam alanları bizi bekliyor? Bizim mezunlarımızı neler bekliyor? Eğitim ve kalite seviyemizi bu normlara göre ayarlamalıyız. Hem orta gelir tuzağından çıkmak hem de ileri teknoloji üretmek için bu önemli. Bu, Türkiye’nin çözmesi gereken genel problemdir. Nitelik anlamında neler yapılabildiğine bakıldığı zaman insan kaynağını çok iyi geliştirmemiz lazım. Dışarıdan sermaye girişlerine uygun bir ülkeyiz. Türkiye’nin geldiği konum göz ardı edilebilecek bir konum değildir.”

‘TÜRKİYE AVRUPA’NIN EN ÖNEMLİLERİNDEN’
Merkez Bankası’nın 2020 yılından itibaren dijital paranın alt yapısını kurma yönünde çalışmalar başlattığını beyan ettiğini hatırlatan Soydal, “Hem işin parasal kısmında dijital paranın önemli ölçüde mesafe kat ettiğini hem de türev piyasa açısından yatırım aracı olarak para ikamesiyle kullandığını biliyoruz. İnternetin dünya çapında yaygınlaşmasıyla, internette alışveriş siteleri önemli ölçüde öne çıktı. Bu sitelerin güvenilirliği tartışılsa da kabul görmesi önemli. Böylelikle dijital pazarın kurulması, dünyadaki ticaret hacmini çok büyük bir boyuta ulaştırdı. Bunun sonucunda da geleceğin, dijital para açısından, dijital ekonomi açısından ve e-ticaret açısından bakıldığı zaman; sanal bankacılığın her anlamda artacağını söylemek çok büyük bir tahmin olmaz. Dijital ticaretin yukarı yönde artacağını hepimiz biliyoruz. Çünkü kolay, basit, kompleks bir şey değil. Türkiye bu konuda dünyada lider konumundadır. Avrupa’nın çoğu ülkesinden ileri seviyededir” diye konuştu.

“TÜRKİYE E-TİCARETTE İLK 10’DA”
Türkiye’nin, e-ticaret kullanımında Avrupa’da ilk 3’e, dünyada ilk 10 arasına girdiğini söyleyen Soydal, “E-ticaret kullanımının artması ve kullanım hızında önemli alt yapıyı gerçekleştirmesi ve bunun talep görmesi nedeniyle nereden bakarsanız bakın Türkiye’nin bu konudaki mesafesi çok yüksektir. Buna yönelik siteler de çok aktif ve başarılıdır. E- ticaretin geldiği boyut, geleceği boyuta bir referans gösteriyor. Türkiye’de bunun artan hızla devam edeceğini ön görmemiz kolay. Türkiye’nin en ücra yerinden en merkezi şehirlerine kadar gerek fiber optik açısından gerekse de telefon şebekeleri üzerinden çok ciddi bir internet ağı var. Artık İnternete erişimde bir problem yok. Birincisi alt yapının olmasıdır. Alt yapı olmasa ticaret yapamazsınız. İkincisi alt yapı olacak ama kullanılırlık konusunda arzu, istek ve bilgi düzeyi olacak. Bizim insanımız burada da çok heveslidir” ifadelerini kullandı.
‘GÜÇ DENGELERİ ARTIK AVRASYA VE ASYA MERKEZİNE DOĞRU KAYMAYA BAŞLADI’
Dünya ticaret hacminin değiştiğinin bilgisini veren Soydal, “Dünyadaki eksen kaymasını görmemiz lazım. Dünya ticaret hacminin Atlantik’teki ağırlığı Pasifik yönünde değişmeye başladı. Dünyadaki güç dengeleri artık Avrasya ve Asya merkezine doğru kaymaya başladı. Dünya değişiyor. Yani aslında bu ekonomik paradigmayı anladığımız zaman dünyada tüm olayları anlarız. Eskiden Atlantik bandını terazinin sonuna koyduğumuzda sağ taraf çok boştu ama şimdi öyle bir dünya yok. Çin gümbür gümbür geliyor. Çin, tabi ki bir Amerika değil ama o teraziyi artık dengeliyor. Çin’in Amerika’yı imalat sanayinde geçtiğini biliyoruz. Gayrisafi millî hasılasının 14 trilyona ulaştığını biliyoruz. Orada oturuyor zaten, o ağırlıkta bir şey yok. Ağır olmadığı konu ileri teknoloji üretecek kapasitede ve finans gücünün olmamasıydı. Şimdi onu da sağlamaya başladı. Her anlamda artık Çin geliyor. Dünyanın büyüme potansiyeli orada. Üreme potansiyeli Asya’da, yani Avrupa yaşlanıyor, genç nüfus azalıyor’ ifadelerine yer verdi.
‘ÇİN’LE ARAMIZDA TURİZM POTANSİYELİ YÜKSEK’
Çin ile Türkiye arasında ciddi anlamda bir turizm potansiyeli olduğunun önemine değinen Soydal, “Çin’in, aile ve sosyolojik yapıları farklı. Nasıl ki, Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin dağılmasıyla dünyanın tek kutup olduğunu söylemiştik, artık sanki o tek kutup yavaş yavaş Asya Pasifik durumuyla dengelenmeye başladı. Bunu anladığınız zaman Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik konumu ve stratejik durumu da anlayabiliriz. Çin’le rekabet etmek tabi ki güç. Türkiye’nin Çin’le arasında kazan kazan anlayışı var. Türkiye burada jeopolitik konumunu da kullanıyor. Türkiye; yol, mavi akım, ipek yolu bunların hepsiyle ciddi bir stratejik üstünlük oluşturuyor. Yarın kendisinin de bunu yaptığını düşünün, artık savunma sanayinde ‘ben de varım’ diyecek. Biz bu ekonomik paradigmayı anlamadan Barış Pınar Harekatı’nı anlayabilir miyiz? Trump’ın tehdidi de ekonomik çıkışlı oldu. İşte bunların bu kartlarına karşı Türkiye’nin elindeki kartlar da bunlardır” diye aktardı. Çin’den yola çıkıp Batı Avrupa’ya giden Chine Railway Expresi hakkındaki görüşlerini de belirten Soydal, “Biz ekonomimizi yüksek teknolojiyle yapar, eğitim yapımızı ona göre organize eder ve dünyadaki konumumuzu buna göre sağlarsak o zaman Çin, Türkiye ile kazan kazan ilişkisine girer. Tabi ki Çin’in ekonomik düzeyi bizden yüksek ama onlar da dünyaya açılmak istiyor. Burada mühim olan Türkiye’nin çıkarına olan tarafının ne olduğunu bilmemiz ve dünyanın değişen denge analizini iyi anlamamızdır. Buna göre konum almamız ve Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda hem ekonomik hem siyasi açıdan bunu kullanmamız gerekiyor ve bunun da yapıldığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte, Kuşak Yol Projesi’nde Türkiye’nin avantaj oluşturacağını söylemek mümkündür” diyerek sözlerini noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme