Ebru'da 'popülerleşme' endişesi

Ebru'da 'popülerleşme' endişesi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Ebru sanatçısı Alparslan Babaoğlu, "Artık tuvaletlerdeki çinilerden tutun da iç çamaşırına, halılara kadar her yerde ebru var. Ebru gündelik hayatımıza girdi ama yanlış yerden girdi. Hepimizin evinde, pervazında ebru kullanılmış 3-4 levha, cildinde ebru kullanılmış kitap varsa ebru hayatımıza doğru girmiş demektir" dedi. 

Hayatını ebru sanatına adayan ve bir çok öğrenci yetiştiren Babaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ebru sanatıyla ilgilenmeye başladığı 1980'li yıllarda, bu sanatla ilgilenen kişilerin sadece Mustafa Düzgünman, Niyazi Sayın, Fuad Başar, Hikmet Barutçugil ve Nedim Sönmez ile kendisi olduğunu ve bu kişilerin bir elin parmaklarını geçmediğini anlattı.

Türkiye'de ekonomik ve sosyal alandaki iyileşmelerle birlikte Klasik Türk- İslam sanatlarına ilginin de artmaya başladığını belirten Babaoğlu, günümüzde ebruya artan ilginin halen devam ettiğini vurgulayarak, binlerce insanın ebruyla ilgilendiğini ancak doğru ebru yapmadıklarını kaydetti. 

Ebru sanatıyla meşgul olanların, "doğru ebru" yapabilmesi için sergileri gezmesi gerektiğine işaret eden Babaoğlu,  "Doğru hocaları bulması lazım. Hüda-i nabit ebrucu olunmaz. Hattat da olunmaz. Ben kendi kendine hat yazmayı öğrenen kimseyi görmedim. Çünkü hat sanatında hattatın kalemi hangi açıyla koyduğunu, nerede ne kadar çevirdiğini görmeden hattat olunmaz. Ebru da öyle. Ustasız ebrucu olunmaz" diye konuştu. 

 

- "Sanat Batı'da amaç, İslam'da araç"

 

Sanatın Batı'da bir amaç, İslam'da ise araç olduğunu anlatan Babaoğlu, amaç haline gelen sanatın kurallarıyla, tekniğiyle, estetiğiyle oynanmaya başlandığını dile getirerek bu sebeple Batı'da bir çok sanat akımının ortaya çıktığını ifade etti. Ebru sanatıyla ilgilenenler arasında da yeni ebru ekollerinin ortaya çıktığını aktaran Babaoğlu, ebru tekniği kullanılarak resim yapılabildiğini ancak bunun ebru olmayacağını belirterek "Ebru hem bir tekniğin adı, hem de bu teknik kullanılarak üretilen eserlerin adı" dedi. 

Babaoğlu, şöyle devam etti: 

"Sosyal medyada görüyorum. Semazen yapıyor, güvercin yapıyor. Yapabilirsiniz ama o ebru değildir. Ebru tekniğiyle resim diyebilirsiniz. Bizim sanat geleneğimizde üsluplaştırma esastır. Bizde hiçbir zaman Hatai'ler (çiçek) aynen kullanılmamış. Stilize edilmiş öyle kullanılmış. Ebruda da böyle. Mustafa Düzgünman ve Necmeddin Okyay yeteneksiz olduklarından üç boyutlu yapmamış değildir. İki boyutlu yapmalarının sebebi bizim sanat geleneğimize uygun davranmalarıdır. Şimdi herkes üç boyutlu çiçek yapıyor. Bana göre o resimdir."

 

- Kısa sürede öğrenilen ebruya ilgi arttı

 

Ebrunun kısa sürede öğrenilebilmesi nedeniyle gençler arasında büyük ilgi gördüğünü söyleyen Babaoğlu, "Hattat olabilmek ve kendinizi hattat olarak görebilmek için 6-7 sene uğraşmak lazım. Ama ebruda suyun üzerine boyaları atıp, bir şekil verdikten sonra kağıda tesbit ettiniz mi ebrucu oluyorsunuz. Birkaç ay kursa gidenler kendini ebrucu zannediyor. Sosyal medyaya bakın herkesin yanında ebru sanatçısı yazıyor. Sanatçı olmak bu kadar mı ucuz" değerlendirmesini yaptı. 

Zamanın geçmesiyle sanatın kaliteli ve kötü olanlarının ayrılabileceğini ümit ettiğini söyleyen Babaoğlu, milletin kültür seviyesinin toplumdaki sanat seviyesini belirlediğini kaydetti. Babaoğlu, "Hüsn-i Hat, ebru, tezhib başta olmak üzere bu alandaki sanatlara ilgi arttı. Bu sanatlar hiçbir zaman görmediği kadar ilgi görmeye başladı. Artık tuvaletlerdeki çinilerden tutun da, iç çamaşırına, halılara kadar her yerde ebru var. Ebru gündelik hayatımıza girdi ama yanlış yerden girdi. Hepimizin evinde, pervazında ebru kullanılmış 3-4 levha, cildinde ebru kullanılmış kitap varsa ebru hayatımıza doğru girmiş demektir" ifadelerini kullandı. 

Sanatta "güzel" ile "çirkin"i ayırt edebilmenin alınan eğitimle ilgili olduğunun altını çizen Babaoğlu, Türkiye'de genel bir sanat eğitiminin olmamasının ebru sanatının yanlış bilinmesine yol açtığını anlattı.

Alparslan Babaoğlu, insanların "çirkin"i göre göre "güzel"i ayırt edemediklerini ifade eden Babaoğlu, sözlerini, "Gözleri kirleniyor. İnsanlar güzel ebruyu görseler, kötüyü ayırt edebilecek. Hep kötü ebruları gördükleri için güzel ebruları fark edemiyor. Bizim kaybettiğimiz yer burası" diye tamamladı.

Bakmadan Geçme