1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Ece Üner: ‘Acıların üstünde tepinmemek gerek’
Ece Üner: ‘Acıların üstünde tepinmemek gerek’

Ece Üner: ‘Acıların üstünde tepinmemek gerek’

Show Tv Ana Haber Sunucusu Ece Üner, “Beden dili ve diksiyon, zor insanlarla iletişim, röportaj teknikleri” konuları hakkında seminer verdi.

A+A-

Üner; “Çok temel bir sağlık bir programı yoksa acıların üstünde çok tepinilmemesini tavsiye ediyorum. Çünkü yakından baktığınızda trajedi olarak görülen her şey üzerinden zaman geçtiğinde baktığımızda bazen komediye dönüşüyor.” dedi

Show Tv Ana Haber Sunucusu Ece Üner, Selçuk Üniversitesi 30 Ağustos Konferans salonunda verdiği seminerde katılımcılara tavsiyelerde bulundu. Her rengin bir anlamının olduğundan bahseden Ece Üner, görsel olarak huzur veren ve sade kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

‘MAVİDEN ŞAŞMAYIN’

Mavi rengin önemine dikkat çeken Üner, “Mesela iş görüşmesine gidiyorsanız veya bir sunum yapıyorsanız maviden şaşmayın. İş görüşmesine giderken birine güven vermek istiyorsanız, ilk izlenim sizin için önemliyse mavi güven rengidir. İstikrar rengidir. Kırmızı renk içinde bulunduğunuz ruh halinin altını çizer. Yani o gün stresli ve sinirliyseniz, öfkeliyseniz o öfkenin altını çizer. Tatlı bir gününüzdeyseniz o tatlılığın altını çizer. Dolayısıyla kırmızı riskli bir renktir. Her gün tercih edilebilecek bir renk değildir. Sarı yine kendi ruh halinize bakmanız gereken bir renktir. Buhranlı bir haldeyseniz çok da tercih etmemeniz gereken bir renktir. Pembe duygusallık demek, daha duygusallık içeren bir renktir. Siyah her zaman kurtarıcıdır. Hem tutarlılık rengi hem de asaletin rengidir. Beyaz sağlık rengidir. Bu yüzden sağlıkçılar genellikle beyaz rengi giyerler. Hijyeni temsil eder. Renklerin mesajı bu şekildedir’ diye aktardı.

show-tv-ana-haber-sunucusu-ece-uner-4.jpg

‘KADIN VE ERKEĞİN MUTLULUK ANLAYIŞI FARKLIDIR’

Kadın erkek ilişkilerine de değinen Üner, “Kadınları bence daha çok sevmeli ama anlamaya çalışmamalı. Nispeten kadınlar, erkekleri daha az sevebilir ama anlamaya çalışmalı. Çünkü kadınları minunum dakikada üç hormon yönetiyor. Kadınlar dış dünyayla mücadele ederken aynı zamanda iç dünyayla da mücadele etmeye çalışıyor. Yaradılış olarak erkeklerin ki kadar sade bir mekanizma değil. Erkekler, kadınların söyledikleri şeyleri düşünürken; kadınlar, erkeklerin söylemedikleri şeyleri düşünüyor. Bir kadın size bir soru soruyorsa mutlaka doğru cevabı verin. Çünkü muhtemelen cevabı biliyordur! Kadın ve erkeklerin mutluluk anlayışı farklıdır. Her sinirli kadının arkasında neyi yanlış yaptığıyla ilgili hiçbir fikri olmayan bir erkek vardır. Bu arada mutluluğun bir formülü yok. Eğer mutluluğun bir formülü olsaydı kapitalist sistem onu da paketleyip satardı bir şekilde” ifadelerini kullandı.

“CİDDİYET DEDİĞİNİZ AKIL FUKARALIĞIDIR”

“Bizi yıkan; başımıza gelen şeyler değil, başımıza gelenleri düşündüklerimiz oluyor” diyen Üner şöyle devam etti: “Tartışma sırasında sarf edilen sözler unutulmuyor. Ondan sonra aleyhinize delil olarak sunuluyor. Yol, su, elektrik olarak size geri dönüyor. Pişman olacağınız şeyler söylememeniz gerekiyor. O mekanı hemen terk etmeniz gerekiyor. Ciddiyet dediğiniz akıl fukaralığıdır. Meselelere mizah gözlüğünü takıp bakmayı mutlaka tavsiye ediyorum. Hayat hakikaten çok ciddiye alınacak bir şey değil. Çok temel bir sağlık bir programı yoksa acıların üstünde çok tepinilmemesini tavsiye ediyorum. Çünkü yakından baktığınızda trajedi olarak görülen her şey üzerinden zaman geçtiğinde baktığımızda bazen komediye dönüşüyor.”

show-tv-ana-haber-sunucusu-ece-uner-1.jpg

‘İLETİŞİMİN ALTIN KURALI DİNLEMEKTİR’

İletişimin olmazsa olmazlarından birinin dinlemek olduğunu belirten Üner, “Sema; kulak vermek, dinlemek, işitmek demek. İki kulağımız bir ağzımız var. Dinlemek kadar hayatta önemli hiçbir şey yok. Bütün iletişimde her şeyi yanlış yapın eğer o insanı dinliyorsanız çok da fazla yanlış yapmış olamazsınız. Dinleyen insanlar çok seviliyorlar. Dinleyen bir insansanız mutlaka mevcudiyetiniz isteniyor. Yani birileri siz orada olun istiyor. İletişimin altın kuralı dinlemektir. Çünkü insanlar artık anlamak için dinlemiyorlar. Cevap vermek için dinliyorlar. Hatta Sigmund Freud, “birini dinliyor musunuz? Yoksa cevap vermek için sıra mı bekliyorsunuz?” diyor. Farkında mısınız bir yarış atı gibi daha karşımızdakinin cümlesi bitmeden ona bir cevap veriyoruz. Sanki bir yarıştaymış gibi dikkatimizi vermiyoruz” diye konuştu.

show-tv-ana-haber-sunucusu-ece-uner-2.jpg

‘ÖYLE BİR KAFA YAPISI Kİ İÇİNDE CEHENNEM YAŞIYOR!’

Etrafına kötülük yayan insanların kafa yapılarını gittikleri her yere götürdüklerini dile getiren Üner, “Etrafınızda ya da iş yerinizde etrafa radyasyon yayan insanlar olabilir, bunu kabul ediyorum. Ama ben o insanlara beddua etmiyorum. Düşünsenize öyle bir kafa yapısı var ki, içinde cehennem yaşıyor. Sizi rahatsız eden, etrafınızı rahatsız eden etrafa radyasyon yayan bir kafa yapısı ve bir kişi düşünün fakat o kafayı o bedenin üstünde 24 saat taşımak zorunda. Bir insana daha büyük bir ceza olabilir mi? Siz o anda o insandan radyasyon aldınız,  dışarıya çıktınız ayağınızı çimlere bastınız ve geçti. O yüzden kimseye beddua etmenize gerek yok. İnsanlar kendi cehennemini kendileri yaşıyorlar. Gittikleri yerlere de, kendileriyle birlikte, kendileri götürüyorlar. Dünyanın öbür ucuna da gitseler o kafa o bedenin üzerinde gidiyor” dedi. Karşımıza istediğimiz değil ihtiyacımız olan insanların çıktığını söyleyen Üner, “O insanlar bizi seviyor, aldatıyor, terk ediyor, kazıklıyor, destekliyor ama sonuç olarak olmamız gereken insan olmamamızı sağlıyorlar. Hayatımızda karşımıza çıkan bütün canavarlar bir kere olsun cesaretle, güvenle mücadele etmemizi ve onlarla yüzleşmemizi bekleyen prens ya da prensesler olabilir. Tıpkı kurbağa ve prens hikayesinde olduğu gibi” diye konuştu.

show-tv-ana-haber-sunucusu-ece-uner-3.jpg

•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Etiketler :

HABERE YORUM KAT