Efsanevi Lider Cevher Dudayev

Cevher Dudayev'in ölümünün 21. Yıl dönümü

Halkının özgür olması için, şan, şöhret, para, kısaca aklınıza gelebilecek bütün maddi değerleri terk eden ve İslami yönetim getirmek için savaşan yiğit adam, Çeçenistan’ın efsanevi lideri Dudayev 21 Nisan 1996 şehadete yürüdü.

Cevher Dudayev, 1944 senesinin ilk günlerinde Çeçenistan’ın Yalho köyünde doğdu. Tarihin gördüğü en vahşi sürgünlerden biri ile henüz kundakta iken, 500 bin insanla birlikte Kazakistan’a sürgün gitti. Sadece yollarda binlerce insan hayatını kaybederken Dudayev Allah’ın takdiri gereği hayatta kaldı. Böylece onu şanlı bir lider olarak tanıdık ve mübarek bir şehit olarak aramızdan ayrıldı.

ÇEÇENİSTANI RÜYASINDA GÖREREK BÜYÜDÜ

Cevher Dudayev 1944 yılının ocak ayında dünyaya geldi. On üç kardeşin en küçüğü idi. Çeçen sürgünü sırasında kundakta bir bebekmiş. Doğumu ikinci dünya savaşının bitimine rastladı. Gözlerini dünyaya açtığında yokluk, kıtlık ve sefalete merhaba dedi. Dudayev’in dünyaya gelişi sırasındaki yokluk ve sefalet sürprizine, bir de sürgün sürprizi eklendi. İkinci dünya savaşında Alman işgaline uğrayan Kırım ve Kuzey Kafkasya’nın batısındaki yenilgilere suçlu aranıyordu. Suçlu hemen bulundu. Çeçenler, Kırım Tatarları, Karaçay ve Balkar halkları idi bu suçlular. Alman işgali altına girmeyen Çeçenistan ve Çeçen halkının, Almanlara nasıl işbirliği yaparak Rusya’ya ihanet ettiği bir türlü anlaşılamadıysa da, Çeçen halkı sürgünden kurtulamadı. Rus yönetimi, yüzlerce yıldır kin beslediği Çeçen halkını, fırsat bu fırsattır diyerek tarih ve coğrafya sahnesinden silmeye teşebbüs etti. 21 Şubat 1944 tarihinde Çeçen halkı top yekûn olarak, 24 saat içinde elverişsiz şartlar altında ülkesini terke zorlandı. 850 bin Çeçen sürgün edildi. Bu sürgün sırasında Çeçen halkının yarıya yakını hayatını kaybetti. Cevher Dudayev, suçlu olarak dünyaya geldi. Annesinin kucağında sürgüne giden, belki de en küçük Çeçendi. Sağlam bünyeli insanların dayanamadığı kış şartlarına, mucizevi bir şekilde direnen küçük Cevher (Dudi) sağ salim Kazakistan’a ulaştı. Dudayev Kazakistan’ın Çimkent şehrinde 13 yıl yaşadı. O, anne ve babasının anlattığı Çeçenistan’ı hep rüyasında görerek büyüdü.

BAŞARI DOLU EĞİTİM VE ASKERİ HAYATI

1950 yılında Kazakistan’ın Povladar şehrinde okula başladı. 1952’de ailesi ile birlikte Kazakistan’ın Çimkent şehrine taşındılar. Çeçen halkının vatanlarına dönüşüne izin verilmesinden bir sene önce 1956 yılında henüz 12 yaşındayken tek başına Kazakistan’dan kaçarak bir tren vagonunun üzerinde gizlenip Çeçenistan’a döndü. Zeki Dudayev 1965 yılında Hava Harp Okulunu bitirdi. Teğmen rütbesiyle Rusya’nın Kalujskaya bölgesindeki Şaykovka garnizonuna gönderildi. 1969’da Ryazan şehrinde uzun menzilli askeri uçak komutanlığı eğitimini tamamladı. Aynı sene İrkutsk bölgesinin Usolye-Sibirskoye ilçesinde bulunan Sredneye kasabasındaki askeri üsse gönderildi. Ona daha sonraki çileli yolunda hayat arkadaşı olacak Alla Dudayeva ile evlendi. 1971’de Gagarin Hava Harp Akademisi imtihanlarına gönderildi ve başarıyla geçerek akademi eğitimine başladı. 1974’te Hava Harp Akademisini başarıyla bitirdi ve birinci sınıf pilot ve mühendis ünvanı aldı. Akademiden sonra yine eski yeri olan Sredneye kasabasındaki askeri üsse birlik komutanı olarak gönderildi. Çeşitli dönemlerdeki üstün başarıları nedeniyle Sovyetler Birliği Hükümeti tarafından kendisine 12 kez madalya verildi.

BAĞIMSIZLIKTAN ASLA ÖDÜN VERMEDİ

1989 yılında Baltık ülkelerinde başlayan bağımsızlık hareketini bastırması için Moskova’dan verilen emri reddetti. Ceza olarak birliği ile Grozni’ye gönderildi. 1991 yılında Çeçenistan’ın bağımsızlık hareketinin siyasal örgütü Çeçen Milli Kongresi Liderliğine seçildi ve ordudan istifa etti. Çeçen Milli Kongresi’nin önderliğinde 19 Ağustos 1991 günü başlayan halk ayaklanması sonucu mevcut yönetim istifa etmek zorunda kaldı. 27 Ekim 1991 günü yapılan seçimlerde büyük bir ekseriyet ile Çeçen İnguş Cumhuriyeti’nin 1. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. 1992’de İnguşların ayrılması üzerine Cumhuriyetin adı Çeçen İçkerya Cumhuriyeti olarak değiştirildi. Bütün baskı tehdit ve saldırılara rağmen bağımsızlıktan ödün vermeyen bir politika izledi. 11 Aralık 1994 tarihinde başlayan Rus – Çeçen savaşında Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak ordusunun başında savaşırken 21 Nisan 1996 tarihinde Çeçenistan’ın Gekhi – Çü köyü yakınlarında bir Rus füze saldırısı sonucu şehid oldu.

BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme