• Haberler
  • Gündem
  • 'EFT yöntemiyle insanları fabrika ayarlarına döndürüyoruz'

'EFT yöntemiyle insanları fabrika ayarlarına döndürüyoruz'

Hayatta var olan hastalıkların ve var olan sorunların altında olumsuz düşünceler yatıyor. Düşünce sistemiyle olumsuz durumlardan kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen Eğitimci Yazar / Aile Danışmanı Kader Kıcıkoğlu, 'EFT yöntemiyle insanları fabrika ayarlarına döndürüyoruz' dedi.

'EFT yöntemiyle insanları fabrika ayarlarına döndürüyoruz'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hastalıkların yüzde 90’ının yaşanılan kötü olaylar ve kötü duygulardan kaynaklandığını vurgulayan Kıcıkoğlu, “Her alanda EFT yöntemi uygulanabilir. Kısa sürede fobilerin çözümü, tikler, panik ataklar, kaygı bozuklukları, anksiyete, davranış bozuklukları bipolar, depresyon, iletişim bozuklukları, aile içi problemler gibi aklınıza gelecek her alanda EFT yöntemini uygulayabiliyoruz. Çünkü yaşadığımız her şeyin altında bir duygu var” diye aktardı.

‘BEYNİMİZE “HER ŞEY YOLUNDA” MESAJI GÖNDERİYORUZ’

EFT yönteminin duygusal özgürlük anlamına geldiğini ifade eden Kader Kıcıkoğlu, şöyle konuştu: “ Örneğin bir kişiyle tartıştım. Tartışma anında bedenimin herhangi bir yerinde bir his oluşabilir ya da elimde tuttuğum bir şeyin sıcaklığını hissediyor olabilirim. Yaşadığım bu olay bir öfkeyse, öfke benim midemi etkileyebilir, sindiremediğim bir olaysa bağırsaklarımı etkileyebilir. Bu şekilde yaşadığımız her olayın duyguları bedenimizde hapsoluyor ve bir süre sonra çürük bir elmanın başka bir çürük elmaya temas etmesi gibi bulunduğu bölgeyi hasta ediyor ve çürütmeye başlıyor. Bu noktada EFT yöntemi devreye giriyor ve bu yöntemle duygusal özgürleşmeyi sağlıyoruz. Belli EFT noktaları var. Bu noktalara vurduğumuzda beynimize, bilinçaltımıza ‘her şey yolunda’ mesajını göndermiş oluyoruz. Beynimizde zaman algısı olmadığı için her şey yolundaysa, ‘sen onu geçmişte yaşadın’ demiyor, şu an yaşadığını düşünüyor ve onu şu anda anlatırken aynı duyguları tekrar aynı alanda hissediyorsun. Bu vuruş noktalarına vuruşlar yaptığımızda da bu sefer duygular bedenden tamamıyla serbest kalmış oluyor.”

ÇOCUKLARINIZDAKİ SORUNLARINIZI UYKUDA ÇÖZEBİLİRSİNİZ!

Bilinçaltı Telkin bazı sorunlarınızın tedavisi, düzelmesi için ya da karakteristik özelliklerinizin ve davranışlarınızın değişebilmesi için bilinçaltına yerleştirilmesi amaçlanan sözlerdir.

Karşılaştığımız sorunlar bizi hasta ediyor, aynı şekilde çocuklarımızı da. Yaşanan travmatik olayları uykuda çocuklarımıza fısıldayarak anlattığımızda ve bu sorunların artık devam etmediğini, güvende olduklarını söylediğimizde evlatlarımız da iyileşiyor. Erken yaşlarda karşılaşılan birçok problemin kaynağı çoğu zaman annelerin hamilelik dönemi travmaları oluyor. Çocuklara uykularında bu travmaların onlara ait olmadığını anlatarak sorunların duygularından özgürleştirebiliyoruz. Duygular bedenden giderken beraberinde sorunları da götürüyor ve hızlı bir şekilde iyileşmeler sağlanıyor.

Bu çok etkili bir yöntemdir. Alanında uzman kişilerin yönlendirmeleri ile herkes uygulayabilir” diye konuştu.

‘DÜŞÜNCE YOLUYLA ZAYIFLAMAK MÜMKÜN!’

EFT yoluyla zayıflamanın mümkün olduğunu bu yöntemle zayıflayan insanların olduğunu kaydeden Kıcıkoğlu, “Öncelikle kendimizi her halimizle kabul ediyor olmamız lazım. Çatışmalar zaten buralardan başlıyor. Görüntümüzü, bedenimizi, düşüncelerimizi kabul etmiyoruz. Bazen dışardan eleştiri aldığımız için bir konuda eleştirdiğimiz için kabul etmiyoruz. O forma girmediğimiz için kabul etmiyoruz. Yiyeceklere yüklediğimiz anlamlardan dolayı kilo alıyoruz. Ekmek, poğaça bana kilo aldırır gibi daha önceki yıllardan edinmiş olduğumuz düşünceler, artık yediklerimize anlam yüklediğimiz için de bize kilo olarak geri dönüyor. EFT yönteminin yanında NLP tekniğini de kullanıyoruz. Düşüncelerimizi NLP tekniğiyle değiştirdikten sonra EFT ve NLP’yi birleştirdikten sonra kilo vermemenin mümkünatı yok diyoruz. Bu yöntemle ideal kiloda olmaya doğru gidiyoruz. Düşünce yoluyla zayıflama yönteminde mideye hayali kelepçe taktıklarını belirten Kıcıkoğlu, “Kilo problemi olan danışanlarımızı zayıflatmak için zaman çizgisi çalışmaları yapıyoruz. Hislerimiz, yeme davranışlarımız üzerine çalışmalar yapıyoruz. Daha sonra kişiye imajinasyon yöntemiyle de yine nasıl uygulamalar yapıp nasıl ideal bedende göründüğümüzü hayali olarak tasarlatıyoruz. Aynı şekilde yine sanal mide kelepçesi dediğimiz uygulamalarımız var. Gerçek bir ameliyat gibi değil ama bunu yine imajinasyon yöntemiyle sanal mide kelepçesi taktığımız danışanlarımız var ve bu noktada güzel dönüşler aldık. Burada duygular bizim için çok önemli. Zaten bizde hapsolan bir kısım duyguları onardıkça iyileşmeler otomatik olarak kendi bedenimizde oluşuyor. Fabrika ayarlarına geri dönüyoruz. Çünkü duygular birike birike kişiyi hasta ediyor. Duygular bedenden gittiğinde tamamen yaratılıştaki halimize geri dönüyoruz. Aslında kişiyi fabrika ayarlarına geri döndürüyoruz” dedi.

‘KENDİNİ KANDIRMA SANATI İYİLEŞTİRİYOR’

Dile getirilen her şeye beynin inandığını ve bu nedenle insanın bazen kendini kandırması gerektiğini belirten Kıcıkoğlu, “Seanslar kişiden kişiye göre değişmektedir. Bazılarında 9-10 seans sürebilirken bazılarında ise daha kısa ya da daha uzun sürebiliyor. Seanslar kişinin hayat hikayesine göre, yaşadığı olaylara ve seanslara adapte sürecine göre değişebiliyor. Seansların süresi herkeste aynı sürmüyor ama ortalama 8 ile 12 seans arasında sürebiliyor. Beynimiz dile getirdiğimiz her şeye inanıyor. Dile getirmek, inanmanın ilk adımıdır. Mesela aynanın karşısına geçip sürekli ideal kiloda olduğunu söylediğin zaman beyin bir süre sonra senin ideal kiloya gelmeni sağlıyor. Bir lafı 40 kere söylersen gerçek olur derler ya sürekli aynı şeyi düşündüğünüzde onu hayatınıza çekiyorsunuz ve hayatınızı da ona göre işliyorsunuz” diyerek sözlerini tamamladı.

•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme