'Eğitime bakış 'Açı'nız değişecek'

Açı Koleji Okul Müdürü Abdullah Kardaş, 'Önümüzdeki yıllarda da adımızdan isim olarak değil, köklü eğitim olarak söz ettirmeyi taahhüt ediyoruz. Butik okul formatıyla herkesin eğitime bakış açısı değişecek' dedi.

'Eğitime bakış 'Açı'nız değişecek'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Açı Koleji’nin Konya’nın ilk butik okulu olduğunu kaydeden Okul Müdürü Abdullah Kardaş, “Açı Koleji, Konya’da 21 yıldır sektörde olan Açı Dershaneleri’nin bir devamıdır. Konya’nın ilk butik okuludur. Bu yıl ikinci senesini dolduracaktır. İnşallah gelecek yıldan itibaren üçüncü yılımızda da iyi bir kadro, iyi bir ekiple yoluna devam edecektir. Açı Koleji, sadece ortaokul öğrencileriyle çalışan bir yapıdır. Burada herkesin bize sorduğu ‘Butik Okul’un ne olduğu ifadesidir. Açı Kolejleri, Türkiye genelinde 43 tane şubesi olan bir kurumdur. Ben idareci olarak 21 yıldır bu sektördeyim. Açı Koleji’nde  de butik okulda burada aile formatında çocuklarla ilgileniyoruz. Sadece ortaokul olmak en büyük avantajımızdır. Yalnızca tek kademeyle çalışmaktayız. Tek kademe öğrenciyle ilgileniyoruz. Konya’daki birçok kolejler farklı kademelerle eğitimler yaparken biz tek kademe öğrenciyle aile formatında, onlarla tek tek ilgilenerek, sorunlarını dinleyerek çalışmaktayız. Burada bizi farklı kılan yapı şudur. Çocuğun sadece akademik eğitimiyle ilgilenmiyoruz. Bir çok okul, çocuk yabancı dil konuşacak, enstrüman çalacak, onlarla tek tek ilgileneceğiz diye vaatlerde bulunuyor. Biz vaatlerde bulunmuyoruz. Bu söylenenleri yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

abdullah-kardas-konya-aci-koleji.jpg

BECERİ EĞİTİMİNE ÖZEL ÖNEM

Beceri eğitimine özel olarak önem verdiklerini belirten Abdullah Kardaş, “İngilizce eğitiminde çocuklara hem gramer eğitimi, hem listening, hem speaking, 5. ve 6.sınıflarda konuşma ağırlıklı, 7. ve 8. sınıflarda ise LGS formatında eğitim veriyoruz. Sanat eğitimi verdiğimiz enstrüman çalabilen çocuklarımız var. Fakat bunu yaparken 3, 4, 5 çocukla enstrüman eğitimi yapıyoruz. Hemen hemen birebir ders gibi oluyor. Birçok okulda bu dersleri 20-25 kişiye aynı anda veriyorlar. Çocuklarla özel olarak ilgilenecek zaman kalmıyor. Biz haftada 2 saat çocuğa zaman ayırıyoruz ve az kişiyle ders yapıyoruz. Çocuklarımız şuanda başlangıcından itibaren enstrüman çalmayı öğrenmişlerdi. Artık parça çalabiliyorlar. Sanat eğitiminde Bakanımızın da ifade ettiği gibi beceri eğitimi uygulanmalıdır. Ben beceri eğitimini yıllardır çalıştığım okullarımda uyguluyordum. Şuanda Açı Koleji’nde de uygulamaktayım. Çünkü beceri eğitimi olmazsa dijitalle mücadele edemeyiz. Dijital gerçekten çocuklarımızın beynini olumsuz şekilde etkiliyor. O yüzden dijitalden biraz kurtulmak için bizim beceri eğitimine özel olarak girmemiz gerekiyor” dedi.

aci-koleji-cesitli-fotograflar-4.jpg

“BİLİNÇLİ OLMAK DİJİTALİN ZARARIDAN KORUR”

“Dijitalin zararından korunmada aile bilinci de çocuk bilinci de önemlidir” diyen Kardaş, “Bu durumları bertaraf etmek için okulumuzda kullanımını yasaklıyoruz. Velilerimize de diyoruz. Açı Koleji’nde telefon serbesttir. Fakat sabah geldiklerinde alırız. Akşam giderken tekrar onlara veririz. Bunun yanında öğretmen arkadaşlarımızla arka planda da sık sık konuşmaktayız. Butik okulun en büyük rahatlıklarından birisi de budur. Danışman öğretmenime diyorum ki, akşam saatlerinde çocuklarımızın dijital ortamlarına bir ziyarette bulunun. Onları takip edin. Onlarla birlikte oyun oynama teşebbüsünde bulunun. Bu noktada çocukları kontrol etmek amacıyla arkadaşlarımız zaman zaman onların dijital ortamlarına giriyoruz. Tespit ediyoruz ve veliyi hemen uyarıyoruz. Çocuklarınız geç saatlere kadar oyun oynuyorlar. Çocuklarınız farklı farklı sitelerde yer alıyorlar. Bunları lütfen takip edin diyoruz. Velilerimizden güzel dönütler teşekkürler alıyoruz” şeklinde konuştu.

aci-koleji-cesitli-fotograflar-6.jpg

HER GÜN KİTAP OKUYORLAR

Her sabah okulda kitap okumaya zaman ayırdıklarını dile getiren Abdullah Kardaş, “Okuyan toplum politikasıyla sabahleyin kahvaltımızdan sonra ilk dersimiz 70 dakikadır. 30 dakika her gün kitap okumaktayız. Okul müdürü olarak da ben her gün çocuklar hangi kitabı okuyorlar bunu takip ediyorum. Öğretmenlerimiz de çocuklarımız da okuyor fakat kimin ne okuduğu önemlidir. Bazı velilerimiz çocuğum okusun da ne okursa okusun diyor. Bu çok yanlıştır. Çocukların bilinçli okuması gerekiyor. Onları bırakırsan Saftirik, Kral Şakir falan okumak istiyorlar. Biz de istiyoruz ki edebi şeyler okusunlar. Kendilerine faydalı olabilecek şeyler okusunlar. Yeni müfredat nihayet bunu biraz sağladı. İki yıl önce müfredat değişmişti. Orada derslerin içeriğinde çocukların neler okuması gerektiği anlatılıyor. Çocuğa kitap okutursan, kitabı tattırırsan dijital ortamdan uzaklaştırmış olursun. O yüzden bunu ekip olarak sağlamaya gayret ediyoruz. Çocukların yapılarına girip onları geri planda inceliyoruz. Veliye sürekli söylediğimiz, “‘Eğer çocuklarımıza sahip çıkmazsak çıkan birileri illaki bulunur’.” ifadelerini kullandı.

“KRİZİ FIRSATA ÇEVİREN BAŞARIYI ELDE EDER”

Öğrencileri büyük bir titizlikle lise sınavına hazırladıklarını kaydeden Kardaş, “Açı Koleji olarak ikinci senemizi geçirmekteyiz. Yeni bir formatla şuanda sınav çalışılmaktadır. Bu formatın adı LGS yani Liselere Giriş Sınavıdır. Bu da çok az sayıda öğrencinin alındığı bir sınavdır. Bununla ilgili işi sağlam tutuyoruz. Burada iki sınıf 31 tane öğrenci mezun oldu. Bunlardan 3 tane fen lisesi, yaklaşık 9 tane puanla girilen okul, 8 tane proje okulu, kalanı da özel okul ve adrese dayalı sistemle yerleştirildiler. 31 öğrencide başarı sayısı oldukça yüksektir. Bunun sebebi de öğrencilerimizle tek tek ilgilendiğimiz içindir. Bu yıl da şuanda iki sınıfımız 21 öğrencimiz var. Bunların 5 tanesi fen lisesi adayıdır. Yaklaşık 8 tane puanla girebilecek öğrenci potansiyelimiz var. Bunu şöyle sağlıyoruz. 7.sınıfın Nisan ayından itibaren çocuklara LGS eğitimine başlıyoruz.  Okullarda her zaman Ramazan’da çalışma için genel olarak ölü ay olduğu söylenir. Hayır tam aksine Ramazan çok bereketli aydır. Ama yapı olarak okullarda biraz sakin geçen bir aydır. Eğitimde Açı Koleji olarak politikamız herkesin ölü gördüğü dönemi canlı geçirmek başarıyı getirir. Örneğin okulun ilk haftası, birinci dönemin son haftası, ikinci dönemin ilk haftası, Ramazan ayı, okulların son haftaları. Bunlar çok değerlidir. Krizi fırsata çeviren başarıyı elde eder. Ben de burada kurumun lideri olarak buna çok dikkat ediyor ve öğretmen ile velilerimi bu konuda uyarıyorum. 15 tatil büyük bir fırsattır.  Ta dönem başında ifade ediyoruz. 15 tatilin ilk haftasında buradayız, ikinci haftaya planlamanızı yapın. Başta eğer çocukların velilerin kafasına bu odağı yerleştirirsen başarı gelir” diye konuştu.

aci-koleji-cesitli-fotograflar-8.jpg

“AÇI KOLEJİ SİZE YETER”

Açı Koleji olarak öğrencilere her türlü akademik bilgiyi aktardıklarını ve öğrencilerin başka kurum ve kaynak desteğine ihtiyacı olmadığını belirten Abdullah Kardaş, “7.sınıfın nisan ayından başlayıp haziran ayının 1’ine kadar bu politikayı haftanın 6 günü yürütüyoruz. Ara sınıflarda aylık denemelerle, ünite tarama sınavlarıyla, birebir eğitimlerle bu çocukların akademik eksiklerini tamamlıyoruz ve veliye, Açı Koleji size yeter başka ihtiyacınız yok diyoruz. Sizlere 6 gün hizmet veriyoruz. Bu hizmetin karşılığında çocuğunu bizlerle paylaşın, biz de o çocukları dolduralım diyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hedefimiz şudur. Farklı portföydeki çocuklara farklı çalışmalar hazırlayacağız. Artık yeni sınav sisteminde yapı biraz daha karmaşık, biraz daha mantık yürüten çocuklar kazanıyor. Şuanda 3 yaşındaki çocuk akıllı telefonda istediği yere girebiliyor çünkü korkusu yok. Böyle bir süreci yönetip akıl yürütebiliyor. Sınav formatındaki çocuktan da şuanda bu isteniyor. Beceri eğitimi dediğimiz şeyin de aslında temelden gelmesi gerekiyor. Çünkü çocuk eğer bir materyal üretecekse kendi zekasıyla üretecektir. Yeni sınav formatı budur. Bu sınav formatlarını da düşünerek şuanda dijitalden çok fazla dikkat problemi olan çocuğumuz var. Muhakeme yürütemeyen, sözel becerisi zayıf çocuklarımız var. Önümüzdeki sezon bu çocuklarla da tek tek ilgileneceğiz. Üstün zekalı çocuklarımız da var. Fakat ülkemizde üstün zekalı çocuklarımıza için fazla eğitim alanı yok. Türkiye için bu büyük bir eksikliktir. Üstün zekalı çocuklarımız için üst düzey çalışmalar yapılması gerekiyor. Fenden, matematikten, Türkçeden olimpiyat çalışması yapılması gerekiyor. Bulunduğu konumdan bir tık yukarısında çalışmalar yapılması gerekiyor. Gelecek yıldan itibaren tespit ettiğimiz eksiklikler üzerine çalışmalarımızı tamamlayacağız” dedi.

aci-koleji-cesitli-fotograflar-13.jpg

“ÇOK GÜÇLÜ BİR KADROYLA ÇALIŞACAĞIZ”

Açı Koleji olarak gelecek yıldan itibaren kadrolarını daha da güçlendireceklerini söyleyen Kardaş, “Açı Koleji’ni önümüzdeki yıldan itibaren farklı kılacak olan ekibimizdir. Butik okul aile formatıdır. İşi lider planlar, ekip yürütür. Eğer kaliteli bir ekibin, güçlü ve özellikle ana derslerde tecrübeli bir kadron yoksa insanlara faydalı olamazsın. Biz de inşallah gelecek yıldan itibaren çok güçlü bir kadroyla çalışacağız. Şuanda öğretmenlerimizin çalışmalarını hemen hemen hazırlıyoruz. Yaparak, yaşayarak öğrenme modeli felsefemizdir. Çocukların farklı alanları irdelemeleri gerekir. Öğrencilerimiz yarışmalara katılıyorlar. Burada hedefimiz her çocuğa dokunmaktır. Çünkü her çocuğun alanı farklıdır. Okul girişinde de velilerin girdiği alana “Her çocuk mutlaka öğrenir ama yeri ve zamanı var” yazar. Maalesef bazı yanlış eğitimcilerimiz bazı çocuklar için geri zekalısın sen, akılsızsın gibi cümleler kullanıyor. Böyle bir kavram yok. Her çocuk zekalı doğar. Her çocuk sıfır araba gibidir. İşlenirse bu çocuk ortaya çıkar. Açı Kolejinin farkı da her çocuğun elinden tutmasıdır. Her çocuğun gönlüne dokunuyoruz” ifadelerini kullandı.

ETAMİN İŞLİYORLAR, DÜĞME DİKİYORLAR

Açı Koleji öğrencilerinin eski adetleri yeniden canlandırdığını ve el becerilerinin gelişmesi için etamin işlediklerini, düğme dikdiklerini belirten Abdullah Kardaş, “40-50 yıl öncesinde meşhur olan etamin işleme, düğme dikme gibi el becerilerini şimdiki nesil bilmiyor. Biz burada öğrencilerimize düğme diktiriyoruz. Etamin işletiyoruz. Beceri eğitimi aslında budur. Çocuğun iğneyi tutması gerekmektedir. Hatta biraz daha kapsamlı yapmayı düşünmekteyiz. Yeni nesil şuanda tornavida tutmayı bilmemektedir. Tornavida tutacak atölye planımız vardır. Bizce çocuk çıkan kapı kolunu yerine takabilecek yetenekte olması gerekir. Ülkemizde maalesef okuyan çok cahilimiz var. Okuyan neslimizin her alanda kendisini geliştirmesi gerekiyor. Biz de Açı butik okul olarak bunu adım adım sağlayacağımızı insanlara taahhüt ediyoruz. Veli ne kadar imkan sağlarsa biz de bunları o kadar yapacağız.  Çocuğun kendi sırasını silmeli, tuvaletini temizlemelidir. Evde maalesef anne babalar her şeyi yapıyor. Maalesef çocuklarımız bir kenara geçerek telefon, bilgisayarla uğraşıyor” dedi.

aci-koleji-etamin-isleme.jpg

“ÇOCUKLARIN HER İŞİNİ YAPARSAK ÖZGÜVENSİZ YETİŞİRLER”

Çocuğun her işinin başkaları tarafından yapılmasının onun özgüvensiz yetişmesine etken olduğunu kaydeden Kardaş, “Bir de butik okullarda çocuğun her şeyini biz yaparız diyorlar. Bizde böyle bir şey yoktur. Eğer her şeylerini biz yaparsak çocuk kendine özgüvensiz yetişir. Ödevini okulda yapmaları taraftarı değiliz. O evde yapılmalıdır. Ödev için saatlerce çalışılması gereken bir şey gibi gözüyor. Aslında ödev, işlenen konunun tekrarıdır. Günlük yatarken yarım saat kitap okuma da bir ödevdir. Gördüğü konular hakkında test çözmesi de bir ödevdir. Baba nasıl eve ekmek getirmekten, anne evin düzenini sağlamaktan sorumluysa çocuğun görevi de öğrenciliktir. Bunu da bilinçli bir şekilde vermeye gayret gösteriyoruz. Açı olarak 21 yıldır Konya’da çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da adımızdan isim olarak değil, köklü eğitim olarak inşallah söz ettirmeyi taahhüt ediyoruz.  Butik okul formatıyla herkesin eğitime bakış açısı değişecek” şeklinde konuştu.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme