Ekmeği koru israf etme!
Pandemi dönemi, vatandaşları evde ekmek üretmeye yöneltirken, bu süreçte ekmek satışları da azaldı. Ekmek üretiminin düştüğünü ancak israfın aynı ölçüde azalmadığını söyleyen Vedat Honça, 'Kış ayının da tüketimi etkilediğini söyleyebiliriz. Tüketim etkilenince üretimimiz de düştü. Evlerde yapılan amatör ekmeklerin israfı daha fazla olur. Ona çok dikkat etmek lazım. Özellikle piyasada buğdayın olmadığı bir zamanda artık israfın önüne geçmeliyiz' dedi.
Pandemi dönemiyle ve kış ayının gelmesiyle birlikte ekmek üretiminde düşüş yaşandı. Artan fiyatların da üretimi bir nebze olsun etkilediğini belirten Konya Fırıncılar Odası Başkanı Vedat Honça, “ Pandemiden önce yüzde 60 civarında bir üretim kapasitemiz vardı. Bunu düşündüğümüzde artık atıl kapasite çalıştığımızı söyleyebiliriz. Atıl kapasiteyle çalışmak ekmeğin maliyetini daha çok arttırır. Kış ayının gelmesiyle ve sobaların yanmasıyla çoğu insan sobada ekmek pişirmeye başladı. Kış ayının da tüketimi etkilediğini söyleyebiliriz. Tüketim etkilenince üretimimiz de düştü. Evlerde yapılan amatör ekmeklerin israfı daha fazla olur. Ona çok dikkat etmek lazım. Özellikle piyasada buğdayın olmadığı bir zamanda artık israfın önüne geçmeliyiz. İsrafın önüne geçmek için evlerde gelişi güzel ekmek yapılmamalıyız” diyerek vatandaşlara uyarıda bulundu.
UNU İNDİRİMLİ ALMALARINA RAĞMEN EKMEK FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?
Vedat Honça, ‘Fırıncılar unu indirimli almasına rağmen ekmek fiyatları neden artıyor?’ sorusunu şöyle cevapladı: “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin biz fırıncılara unu indirimli fiyattan vermesi çok güzel bir uygulama. En azından un fiyatlarını regüle eder ama talebimiz olduğu halde yeterli derecede un alamıyoruz. Konya’daki değirmenlerin 3’te 1’i ihaleye girmiş durumda. 3’te 2’si özel sektöre çalışıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin verdiği fiyatla diğer serbest ekonominin verdiği buğdaydaki fiyat farkı neredeyse yüzde 100’dür. Arada uçurum farkı vardır. Ekmeğin hepsini toprak mahsullerinin verdiği undan imal edemiyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin imkanı olsaydı daha fazla un verirdi. Eskiden tahsis un vardı. Şimdi tahsis un yok, regüle etmek ve fiyat dengesini koruyabilmek için Toprak Mahsulleri Ofisi’nden biraz daha indirimli un almaktayız. Eğer paranız varsa istediğiniz kadar alabiliyorsunuz ancak parası olmayan düşük ve orta ölçekli ekmek fabrikaları zaten unu peşin fiyatına alamıyor.”
‘EKMEĞİN MALİYETİ UNDAN İBARET DEĞİL’
Ekmeğin maliyetinin sadece undan ibaret olmadığının altını çizen Honça, “Girdi malzemelerinin bazılarında yüzde 40 bazılarında yüzde 50 bazılarında ise yüzde 100 oranında artış var. Ekmeğin fiyatını yalnız Toprak Mahsulleri Ofisi’nin verdiği unla indirgeyemeyiz. Toprak mahsullerinin verdiği un ürettiğimiz ekmek miktarına eş değerde değildir. Bu nedenle serbest ekonominin verdiği buğdayla eşdeğer olarak düşünecek olursak kesinlikle fiyat dengesinin daha üst seviyelerde olması gerekiyor. Bugün asgari ücret yüzde 51 oranında artış yaptı. Bunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Lisanslı depolarda buğday yeterinden fazlası var ama lisanslı depolarda buğdayın iki yıl durdurulması elbette ki fiyatların yükselmesine neden olur. 185 liralık alacağımız un herkese aynı gelemeyeceğine göre ortalamasını aldığımızda ekmek fiyatı bugünkünün değerinin üstünde olması icap ediyor” diyerek sözlerini noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ