Ekonominin Önü Açılacak
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi değişikliğinin büyük ve güçlü Türkiye için bir dönüm noktası olacağını ifade eden Kombassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Alaboyun 'Bu değişiklik Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış olan en köklü devrimdir.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi değişikliğinin büyük ve güçlü Türkiye için bir dönüm noktası olacağını ifade eden Kombassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Alaboyun “Bu değişiklik Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış olan en köklü devrimdir. Bu değişiklikle Türkiye’nin önü açılacaktır.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getireceği en büyük yeniliğin koalisyon hükümetlerini ortadan kaldırması olduğunu belirten Kombassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Alaboyun, “Başkanlık sistemini uygulayan ülkelerin sistemlerindeki yanlışlıklar bu anayasa değişikliği ile ortadan kaldırılıyor. Bunun en önemlisi Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerinin aynı anda yapılacak olmasıdır. Bazıları Cumhurbaşkanı Meclis’i fesh edebilecek diyorlar ancak böyle bir durum söz konusu değildir. Cumhurbaşkanın Meclis’i fesh edip kendisinin görevde kalmasına şu anki mevcut anayasamız izin veriyor. Cumhurbaşkanımız 7 Haziran seçimlerinden sonra 45 günde hükümet kurulamaması üzerine meclisi lağvetti ve seçime gidildi. Kendisi de makamında kaldı. Getirilmesi planlanan sistemle Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında bir uyuşmazlık olursa halka gidiliyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile getirilecek bir diğer önemli değişiklik de bundan sonra koalisyonlar ortadan kalkmasıdır. Halk artık doğrudan hükümeti seçiyor. Eskiden halk Meclis’i seçerdi. Meclis içinde de türlü ayak oyunları yaşanırdı. 14 yıldır güçlü iktidarlar olduğundan sorun yoktu ama önceki koalisyon dönemlerinde çok büyük sıkıntılar yaşandı. Hükümetler kurulamadı. Hatta 1980 ihtilalinin sebeplerinden bir tanesi de Cumhurbaşkanı ve hükümetin belirlenememesiydi.” dedi.
“YENİ SİSTEMLE BÜROKRASİ ORTADAN KALKIYOR”
Yeni sistemin bürokrasinin de önünü açacağına değinen Alaboyun “Ülkemizde bürokratik anlamda birtakım sıkıntılar yaşanıyor. Devlet memuru bir işi elde ettiği zaman bana iş verme sorumluluk verme sadece maaşımı ve özlük haklarımı ver diyor. İş yapmazsan hata yapmazsın, hata yapmazsan da soruşturma geçirmezsin gibi geçmişten gelen bir gelenek var. Şimdi yeni sistem ile birlikte Cumhurbaşkanı kendi ekibiyle birlikte çalışacak. Rahatlıkla istediğinde ekibini değiştirebilecek. Yeni Cumhurbaşkanı geldiğinde o da ekibini değiştirebilir. Çünkü Cumhurbaşkanı yaptığı icraatlar neticesinde halka gittiğinde bunun hesabını verecek. Dolayısıyla da bürokratın ben çalışmıyorum, Danıştay’a gider göreve iade kararı alırım deme lüksü ortadan kalkıyor. Performansa ve başarıya dayalı yeni bir sistem geliyor. Bugün Binali Yıldırım’ın büyük başarılarını siyaseten çok büyük riskler aldığı için konuşuyoruz. Sayın Yıldırım, Türkiye’nin tüm alt yapı sorununu büyük ölçüde çözdü. Böyle bir sisteme ve kadroya ihtiyaç var. Aksi halde devlet yavaşladığından istediğiniz ekonomik kararları alamıyorsunuz.” şeklinde konuştu.
“SAVUNMA SANAYİ GELİŞMİŞ ÜLKELERİN LOKOMOTİFİDİR”
Gelişmiş her ülkenin savunma sanayisinde etkin olduğuna dikkat çeken Alaboyun, Türkiye’nin de bu alana önem vermesi gerektiğini ifade ederek, “Bir ülkede istikrarın olabilmesi için uzun süreli iktidarlara ihtiyaç var. Hem Cumhurbaşkanlığı, hem de Meclis’i aynı anda seçtiğimiz zaman önümüzde 5 yıllık bir hizmet süresi olacak. Bu da istikrarı, ekonomide güçlenmeyi, yurt dışından yatırımların gelmesini sağlayacak. Yeniden seçime gidebilme kaygısı Türkiye’ye yatırımların gelmesini engelliyor. Yurt dışından yeni yatırımların gelebilmesi için istikrarlı bir yönetim ve güçlü bir ekonomi şarttır. Bunun da yolu Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Ekonominin önünde bir takım engeller bulunuyor. Bu değişiklik ile bu engeller tek tek ortadan kalkacak. Devlet üretim alanından daha çok denetim alanına doğru çekilecek. Eğer devlet denetim alanına çekilir yatırımları da teşvik edilirse yatırımcının önü açılır. Ülkemizde savunma sanayi yatırımları konusunda bir açlık var. Savunma sanayi her gelişmiş ülkenin çekici lokomotifidir. Bugün internet bile savunma alanında yapılan çalışmalar neticesinde bulunmuştur. Türkiye de yavaş yavaş bu doğrultuda ilerliyor ancak ülkemizde savunma sanayisi halen çok bakir bir konumda bulunuyor. Bu alana yapılacak yatırımlar ciddi anlamda Türkiye’nin önünü açacaktır. Bazı sektörler çok hızlı büyürken bazıları aynı büyüme hızına ulaşamayabiliyor. Gıda sektörü büyüme hızını kaybetmiş bir sektördür. Ancak bir kağıt sektörü için aynısını söyleyemeyiz. Sektörde 4 firma olarak 290 bin ton kağıt üretimimiz var. Buna karşılık ise ülkemizde 690 bin ton kağıt tüketimimiz bulunuyor. Bu nedenle yurt dışından kağıt getirtmek zorunda kalıyoruz. Demek ki bizim kağıtta büyümemiz gerekiyor. Bunun dışında vinç makine imalatında büyümemiz gerekiyor. Bunların içinde askeri vinçlerde var. Konya makine ağırlıklı olmak üzere savunma sanayinden çok büyük bir pay alacağına inanıyorum. Biz de bu noktada STK’larla beraber ortak projeler geliştirebilmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
“HERKESİN GÖZÜ VATANIMIZIN ÜZERİNDE”
Türkiye’nin dünyada çok önemli bir coğrafyada bulunduğuna değinen Alaboyun, “Ülkemiz NATO’nun tanımladığı 16 sıcak bölgenin 8’inin bulunduğu bir bölgede bulunuyor. Bu coğrafya içinde hem huzuru sağlayacaksınız, hem ekonomiyi güçlendireceksiniz, hem de demokrasinizi geliştireceksiniz. Bu Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir liderin başarabileceği bir şeydir. İçinde yaşadığımız toprağın değeri çok yüksek. Herkesin gözü vatanımızın üzerinde bulunuyor. O nedenle de içinde bulunduğumuz bu süreci çok iyi yönetmemiz gerekiyor. Birçok kredi derecelendirme kuruluşunun önümüzü kesmek için notumuzu düşürmesine rağmen ülkemiz kendi dinamikleri içinde ayakta kaldığından hiçbir şey olmadı. 16 Nisan’da yapılacak seçimden sonra da Türkiye’nin önü çok açıktır. Bu tarihten sonra ülkemizi kimse tutamayacaktır. 17 Nisan sabahı huzurlu bir Türkiye bekliyorum. Kararlı, önü açık, ne yapacağı belli olan, kafası karışık olmayan, anayasası netleşmiş, seçim yapma ve hükümet sistemleri belirlenmiş, ekonomisinde öngörülebilirliği artmış istikrarlı bir ülke olacağımıza inanıyorum. Bu değişiklik Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış olan en köklü devrimdir. Bir yönetim devrimidir. Bu değişikliği Türkiye’nin çok iyi değerlendirmesi gerekiyor.” dedi.
“TÜRKİYE ERDOĞAN GİBİ BİR LİDER GÖRMEDİ”
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde belki çok büyük liderler çıktı ama Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve liderliği gibisi çıkmadığını da sözlerine ekleyen Alaboyun, “Cumhuriyet tarihinde hiçbir lider Recep Tayyip Erdoğan kadar imtihana ve ihanete uğramadı. 17 Aralık’a, Gezi olaylarına, 15 Temmuz ihanetine maruz kalmış bir Özal’ı, Demirel’i, Ecevit’i, İnönü’yü göremezsiniz. Recep Tayyip Erdoğan tüm bu olaylardan başarıyla alının akıyla çıkmıştır. Yurt dışından oynan oyunlar hem Recep Tayyip Erdoğan’ın gayreti hem de Cenab-ı Hakk’ın takdiri ile bozulmuştur. O nedenle lider çok önemli. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de lidere dayalı bir sistemdir. Lider başarısız olursa halkımız hemen cezalandırır kimsenin bundan şüphesi olmasın. 1999 seçimlerinde koalisyon hükümetinin toplam oyu yüzde 50’nin üzerindeydi. Ama halkımız DSP’yi yüzde 28’lerden 1,5’lara düşürdü. MHP’yi yüzde 18’den yüzde 9’a düşürdü. Bizim vatandaşımızın sağduyusuna güvenmek gerekiyor. Birileri tek adam falan filan diyor ama sonuçta halk ne diyorsa o oluyor. 16 Nisan’dan sonra Türkiye’nin önü açılacaktır.” diye konuştu.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ