En güvenli merkez Konya

En güvenli merkez Konya
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye’nin güvenli veri merkezi olmaya hazırlanan Konya bundan tam 100 sene önce de Osmanlı Devleti’nin veri ve arşiv merkezi olarak hazırlandığını söyleyen Tarihçi M. Akif Sarıbaş, Çanakkale Savaşı sırasında İstanbul’un işgal edilme tehlikesine karşılık Konya’nın Başkent, Konya Lisesi’nin Saray, yanındaki Amber Reis Camii’nin de veri ve arşiv merkezi olarak hazırlandığını belirtti. 

Anadolu Selçuklularına Başkentlik yapmış olan Konya’nın Başkent olması Osmanlı döneminde de gündeme geldiğini söyleyen Tarihçi-Yazar Mehmet Akif Sarıbaş Çanakkale Savaşının en çetin günlerinde İstanbul’un işgalinin ihmali doğunca Konya’nın Başkent olarak düşünüldüğünü belirtti. Bu çerçevede birçok bürokrat ve yöneticinin Konya’ya doğru yola çıktığını hatta şu anki Konya Lisesinin Padişah için Saray olarak hazırlandığını belirten Sarıbaş, lisenin hemen yanıbaşındaki Amber Reis Camiinin de Osmanlı Devletinin veri ve arşiv merkezi olarak düşünüldüğünü ifade etti. Sarıbaş; “Bu amaçla Konya Anıt civarındaki Amber Reis Camii veri deposu olarak tahsis edilir. Günümüzde de Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Türksat) bir veri merkezini Konya Kozağaç’ta yapmak üzere çalışmalara devam ediyor.  1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti İstanbul’un fethiyle yükselme dönemine girdiğini ifade eden Tarihçi-Yazar Mehmet Akif Sarıbaş “Osmanlı, uzun yıllar boyunca 3 kıtaya hükmetti. Maliyenin bozulması, yeniçerilerim disiplinsiz davranışları, tımar sisteminin eski işleyişini yitirmesi gibi nedenlerle duraklama dönemine giren devlet, 1699 Karlofça Antlaşması ile tüm gösterişini kaybetti” dedi.

en-guvenli-merkez-konya--(5).jpg

OSMANLI GÜÇ KAYBEDİYOR

Osmanlı Devleti’nin Gerileme döneminde elindeki toprakları korumaya çalıştığını, en sonunda toprak kayıplarının artmasıyla ıslahatlarına hız verdiğini  ifade eden Sarıbaş, “1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a saldırmasıyla Kuzey Afrika’daki son toprağını da kaybeden Osmanlı tüm gücünü Balkan Savaşlarına harcadı.  Balkan Savaşlarında da istenilen sonuç alınamadı. Son olarak 1. Dünya Savaşına giren Osmanlı Devleti, kaybettiği toprakları geri alma ümidini koruyordu. Onlarca ülkenin katıldığı savaşta Osmanlı’nın müttefiki Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu idi.  1914 yılında başlayan 1.Dünya Savaşında cephelerde başarılı olamayan Osmanlı Devleti, belirgin olarak sadece Çanakkale Cephesinde başarı elde edebildi. Savaş devam ederken İngiliz ve Fransız kuvvetlerin en donanımlı gemileriyle ve en modern silahlarıyla boğaza yüklendiği bilinmektedir” diye konuştu.

mehmet-akif-saribas-001.jpg

BAŞKENTİN TAŞINMASI

“1915 yılında gerçekleşen Çanakkale Savaşında düşmanın asıl amacı boğazı geçmek ve Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u ele geçirip Anadolu’yu tamamen İşgal etmektir” diyen Sarıbaş, “Osmanlı’nın ilk başkentleri Söğüt, Bursa, Edirne Fatih’in İstanbul’u fethinden önceki dönemdir. 1453’te İstanbul’un fethiyle beraber Başkent Edirne’den İstanbul’a taşınmış Topkapı Sarayı yaptırılmıştır. Devletin tüm merkezi birimleri, evrakları önemli mimari eserleri hep İstanbul’dadır.  Düşmanın boğazlara yüklenmesiyle İstanbul’un işgali ve başkentteki evrakların akıbeti konuşulmaya başlanmıştır. İşte bu ortamda adı geçen şehir Konya’dır. Devletin önemli evraklarının yurdun önemli bir şehri olan Konya’da muhafaza edilmesi gündeme gelmiştir. Bu amaçla Konya Anıt civarındaki Amber Reis Camii veri deposu olarak tahsis edilir” şeklinde konuştu.

en-guvenli-merkez-konya--(2).jpg

DEVLETİN SÜREKLİLİĞİNE VERİLEN ÖNEM

Bu durumun Osmanlı Devleti’nin kriz ve savaş dönemlerinde mühim evrakını saklaması devletin sürekliliğine verilen önemi gösterirken, onları nerede sakladığı da saklanan yerin güvenliğine olan inancı ifade ettiğinin altını çizen Sarıbaş, “Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivlerinde yer alan belgelere göre; I. Dünya Harbi sırasında Osmanlı Devleti savaşa girince, devlet, İstanbul’u emniyetli bulmamış olacak ki, 1915 yılında çok önemli gördüğü evrakını daha güvenli gördüğü Konya’ya nakletmiştir.” dedi.

KONYA’DA YAPILAN HAZIRLIKLAR

Hükümet merkezinin Eskişehir’e taşınması hazırlıkları yapılırken diğer alternatifler içinde hazırlıklar yapıldığını belirten Sarıbaş, “Mesela Eskişehir’den sonra Konya’da da bir takım hazırlıklar yapıldığına dair Mabeyn Baş Kâtibi Ali Fuad Bey, Saray-ı Hümayun’a ait bir takım değerli eşyaların Konya’ya gönderildiğini belirtmektedir. Süleyman Kani, “Padişahın Eskişehir’de bir müddet kaldıktan sonra Konya’ya veya Bursa’ya gidilmesi düşünülüyordu” demektedir. Bu iki kaynaktan da anlaşılacağı üzere Konya’da da bir takım hazırlıklar yapılmıştır. Devlet Hazinesi Konya’ya gönderilmiştir. Hazine’nin korunmasına memur olan “Maiyeti Seniyye Bölüğü Müfrezesi”nden 10 askerin Konya’da kalması kararlaştırılıp diğer askerlerin İstanbul’a dönmeleri istenmiştir. Bu arada Konya Valisi Hazine-i Hümayun’un Konya’da korunması konusunda yerel askerlerin uygun olmadığını Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’ne bildirmiştir. Sadaretin verdiği emir gereğince, muhafızlar Konya’da kalmaya devam etmişlerdir” ifadelerini kullandı.

en-guvenli-merkez-konya--(10).jpg

KONYA GÜVENLİ BİR YER

Evrakın yangın, rutubet gibi tesirlerden korunarak kesinlikle hiç bir kimse tarafından açılmasına izin verilmemesi hususunda dönemin Konya Valisi’ne çok kesin emirler verildiğini ifade eden Sarıbaş, “Yani Anadolu’nun ortasında, Selçuklunun başkenti Konya ili o zaman itibariyle güvenli bir veri saklama merkezi olarak görülmüştür. Günümüzde ise, elektronik arşivin önemi gittikçe artıyor. Bilgi işlem destekli alt yapıların kurulumu yasal mevzuatlarla uyumlu bir şekilde dokümanların elektronik arşivlerde saklanması artık vazgeçilmez bir ihtiyaç haline geldi. Eskiden geçerli olan saldırı veya savaş tehditleri bugün de var. Dahası, şimdi elektronik savaşlar devletlerin hafızalarını hedef alan daha tehlikeli boyutlara ulaştı. Yani elektronik dünya hiç güvenli değil. Bu nedenle, verilerin yedeklenerek ayrı bir coğrafyada tutulması kayıtların güvenliği açısından gerekli, hatta elzem görülüyor. Özel şirketler veya kamu kurumları ana verilerin bulunduğu yerden uzak ve güvenli bir coğrafyada yedek verilerin veya ana verilerin kendisinin tutulması yolunu tercih etmekte, bu amaçla güvenli mekanlar aramaktadır” şeklinde konuştu.

en-guvenli-merkez-konya--(9).jpg

GÜVENİLİR BİR LİMAN KONYA

Konya’nın son yıllarda da güvenirliliğinin devam ettiğini belirten Sarıbaş, “Son yıllarda Konya hem yedek hem de ana verilerin tutulması için güvenli bir il olarak görüldüğü için verilerin yedeklerinin tutulması amacıyla birçok kurumun yer aradığı tercih edilen bir şehir oldu. Aslında 100 yıl önce neyse şimdi de devlet aklı aynı yönde işliyor. Bu nedenledir ki, halen birçok Bakanlık verilerinin yedeklerini veya stratejik verilerini Konya’da saklama konusunda girişimlerde bulunmuş ve bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Türksat) bir veri merkezini Konya Kozağaç’ta yapmak üzere çalışmalara devam ediyor. Asayiş, deprem ve sel baskınları riskinin düşüklüğü, Anadolu’nun orta noktasında olması, devlet yönetim hafızasına sahip bir başkent olması ile Konya’nın güvenilir bir liman özelliğini hâlâ koruduğu görülmektedir” dedi.  Sarıbaş şöyle devam etti; “Günümüzde hem özel hem de devlet arşivlerinin, veri kayıtlarının elektronik ortama taşındığı bir süreçte, Konya ili bu özellikleri ile tekrar ön palana çıkmaktadır. Konya, Osmanlı’nın kendisine verdiği vazifeye yeniden sahip çıkmak üzere, kendisini hem özel sektörün, hem de devletin verilerine en güvenli yer olarak hazırlıyor”

en-guvenli-merkez-konya--(4).jpg
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme