En organik ve enerjik anaokulu

Hiçbir şekilde dışarıdan hazır gıda almadıklarına vurgu yapan veren Haluk Karakoca, 'Meyve suyu, kek ve çikolata gibi maddeleri kesinlikte dışarıdan hazır almıyoruz' dedi.

En organik ve enerjik anaokulu
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Minik Kalpler Anaokulu’nun hakkında bilgi veren Minik Kalpler Anaokulu İşletme Sahibi Haluk Karakoca, “Selçuk Üniversitesi’nde Coğrafya Öğretmenliği’nden mezun oldum. Mezun olmadan önce dershaneciliğe başladım. Anadolu Dershanesi adında ortaklarımızla bir dershane işlettik. 21 yıl hem kurucu olarak hem de coğrafya öğretmeni olarak hizmet ettim. Dershanecilik mesleğini severek yaptım. Hükümet büyüklerimizin dershanelerle alakalı haklı uğraşlarını, dershanelerin kapatılacağını öngörerek dershaneden ayrıldım. 2013 yılının Mart ayında Minik Kalpler’i devraldık. Minik Kalpler daha önce 3-4 ortaklı bir kurum olarak 2004 yılında kurulmuş eski bir kurum. 2004’ten 2013 yılına kadar eğitim hayatında önemli bir isim olmuş. Minik Kalpler’in ismini de beğendiğimiz için eşimle birlikte Minik Kalpler’le aynı isimde devam etme kararı aldık. Minik Kalpler’i ilk devraldığımız yer şimdiki binamıza göre küçük bir binada olan Yaka Caddesi’nde yer alıyordu. Daha sonra bu binamızı kiraladık. 2014 yılının Ekim ayında bu binamızı faaliyete geçirdik. O günden bugüne kadar eğitimimize devam ediyoruz” diye konuştu.

2-018.JPG 

“YAŞ GRUPLARI ÇOCUKLARIMIZA UYGUN”

Minik Kalpler Anaokulu olarak 3 ile 6 yaş arasındaki çocuklara okul öncesi eğitim verdiklerini aktaran Karakoca, “Anaokulu olduğumuz için Milli Eğitim Bakanlığımızın müfredatına uymak zorundayız. Onun dışında müfredatımıza bizimde ek katkılarımız olur. Aylık olarak hazırladığımız bültenlerimiz ve bu bültenlerle çocuklarımızın gelişimine katkı sağlayacak pek çok uğraş verme yolunda devam ediyoruz. Diğer kurumlara göre ayırıcı en önemli özelliğimiz; yaş aralıklarını aylık olacak şekilde çocuklarımızı sınıf sınıf ayırdık. Örneğin 2015 yılının ilk 4 ayı, ikinci 4 ayı ve son 4 ayı olacak şekilde sınıflarımızı ayırıyoruz. Haliyle yaş gruplarımız çok uygun bir şekilde oluyor. Günümüzdeki çocuklarımızın en büyük sıkıntısı evde yalnız büyümesi. Arkadaş isteği ile geliyorlar buraya. Bu arkadaşlık isteğini kendilerinin yaş gruplarına ayırdığınızda okula alışmaları, okuldan keyif almaları ve arkadaşlık ilişkilerinin gelişmesi kolay oluyor. Çocuklarımızın içerisinde arkadaşlık özlemini var. Bizde o özlemi gidermek adına her şeyi yapıyoruz. Bu yaptıklarımızın karşılığını çocuklarımızın mutluluğu ile okula koşa koşa gelmesinden görüyoruz ” şeklinde konuştu.

3-018.JPG

“KAPIDAKİ ENERJİ İÇERDE DE DEVAM EDİYOR”

Minik Kalpler Anaokulu’ndaki samimiyet, sıcakkanlılık, ilgi ve alakanın herkesin dikkatini çektiğine vurgu yapan Karakoca, “Kapıdaki personelimizden enerjiyi alarak velilerimiz içeri giriyor. Bina şartları bizden çok çok iyi olan kurumlardan geldikleri halde bizim buradan giderken dönüp kayıt yaptıran velilerimiz bile oldu. Kayıt esnasında söylenenlerin veya vaat edilenlerin uygulandığını ve gerçekliğini gören velilerimiz bizden vazgeçemiyorlar. Kapıdaki enerji içerde de devam ediyor. Mevcut velilerimiz veya misafirlerimiz, personelimizin çok güler yüzlü olduğunu belirtiyor. Bu da personelimiz tarafından yaptıkları işi sevdiğini gösterir. Bir de diksiyona dikkat ederim. Çocuklarımızın çoğu bizle birlikte konuşmayı öğreniyor. Kelime dağarcığının gelişmesi ve genişlemesi için personelimizin diksiyonunun güzel olması veya herhangi bir kelimenin telaffuz ederken dikkat etmenin bilinci ile çalışırlar” dedi.

4-016.JPG

“TEMİZLİĞE HASSASİYET GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ”

Minik Kalpler Anaokulu’nun en büyük teftişçilerinin veliler olduğunu belirten Karakoca, “Velilerimizin teftişinin önemli olmasıyla birlikte Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olduğumuz için Milli Eğitim’den gelen müfettişlerimiz, şube müdürlerimiz ve İl veya İlçe Milli Eğitim Müdürlerimiz zaman zaman bizi teftiş ederler veya ziyaret ederler. Beyaz Bayrak, bizim hiç aklımızda yoktu. Bir gün böyle bir ziyaretin devamında İlçe Milli Eğitim Müdürümüz bize beyaz bayrağınız var mı diye sordu. Açıkçası onlara dikkat etmiyorduk. Olmadığını söylediğimizde ise sorular sorarak olması gereken şartların bizde olup olmadığını sordu. Daha sonra teşekkür ederekten böyle bir okulunuz vardı daha önce niye müracaat etmediniz diye serzenişte bulunarak Beyaz Bayrağımızı verdiler. Beyaz Bayrak temiz okul anlamına gelen bir ödül. Biz temizliğimize hassasiyet göstermek zorundayız. Yaş grubumuz; kolay hastalanmaya ve birbirinden çabuk hastalık kapmaya uygun yaş grubu. O yüzden temizlik konusunda personellerimiz çok hassaslardır. Ayrıca kurumumuz ÖZDEBİR ve Konya Okul Öncesi Eğitim Kurumları derneğine üyeyiz ” ifadelerini kullandı.

5-012.JPG

GEZEREK ÖĞRENİYORLAR

Okul Öncesi Eğitim Kurumları içerisinde çok gezen bir kurum olduklarını aktaran Karakoca, “Son olarak Selçuklu Belediyesi’nin Şubat tatilinde ‘Karneni getir, Kelebekler Vadisi’ni ücretsiz gez’ kampanyasından bile faydalandık. Bu kampanyayı duyduğumuzda hemen değerlendirerek gittik. Öğrencilerimizin her şeyi yerinde görerek öğrenmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Mesela Akınsoft’un yaralanan Mini Ada robotunu ziyarete gittik. Orada çok güzel zaman geçirdik. Robotların mühendisler tarafından yapıldığını ve mühendis kavramını öğrendiler. Biz bir yeri gezip görmek için gezmiyoruz. Orada o çocuk ne kazanacak ve neyi öğrenecek kaygısı taşıyarak gezip görüyoruz” diye konuştu.

6-006.JPG

“ÇOCUKLARIMIZA SEBZEYİ SEVDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Öğretmenlerin zekâ oyunlarını sadece oyun oynatmak için kullanmadığına vurgu yapan Karakoca, “Öğretmenlerimiz zekâ oyunlarının hangi amaçla kullanıldığını bilecek donanıma sahipler. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişiminde daha ileri boyuta ulaşmaları için gerekli donanıma sahipler. Bu çalışmaları kendi aralarında zümre çalışması olarak sık sık yaparlar. Kendilerini sürekli olarak geliştiren bir ekibimiz var. Mesela yemek yerken bile çocukların sevmediği süt ürünlerine yönelik, çocuklarımıza nasıl yemesi gerektiği ile ilgili çalışır. Hatta sevmesini sağlar. Sebzeyi sevmeyi için çok mücadele veririz. Milli Eğitim Bakanlığımız da sebzeyi sevdirmekle alakalı projeler hazırlamaya başladı” şeklinde konuştu.

7-003.JPG

“ÖKSÜRÜK ŞURUBUMUZU BİLE KENDİMİZ YAPIYORUZ”

Un, bulgur, zeytinyağı gibi ürünleri doğal olarak temin ettiklerini belirten Karakoca, “Yoğurt ve peynir gibi ürünleri güvendiğimiz ve sürekli kendisinden temin ettiğimiz yerimiz var. Buradaki arkadaşlarımızda lezzetini ve kalitesini beğendikleri için kendi evlerine bile alıyorlar. Mümkün olduğunca organik beslenmeye çalışıyoruz. Arka bahçemizde hobi bahçemiz var. Ürünleri mümkün olduğunca çocuklarımızla ekiyoruz. Oradan çıkan sebzelerimizin turşusunu çocuklarımızla birlikte kuruyoruz. Domates, biber gibi ürünleri bahçeden kendileri koparabiliyorlar. Ürünlerin nasıl büyüdüklerini görüyorlar. Sırrını vermemek kaydı ile öksürük şurubumuzu bile kendimiz yapıyoruz. Ailelerimiz ‘sizin sihirli şurubunuzdan içirin’ diye söylüyorlar” dedi.

8-001.JPG

“DIŞARIDAN HAZIR ÜRÜN ALMIYORUZ”

Dışarıdan hazır gıda almadıklarına vurgu yapan Karakoca, “Örneğin doğum günlerimizi amacı dışına çıkarmadan bireyselleştirilmeden her ayın son günü kutlanıyor. Dışarıdan gelen doğum günü pastalarında şeker hamuru barındırıyor. Pembeler, maviler, üstündeki çizgi film karakterlerinin baskısı gibi bir sürü gıda maddeleri barındırıyor. Biz kendi kekimiz ve malzemelerimizle pastamızı yapıyoruz. Yani dışarıdan hazır hiçbir ürün almıyoruz. Bunların başında meyve suyu, kek ve çikolata gibi maddeler geliyor. Çocuklarımızda özellikle kola ve cips konusunda bir tepki oluşmuş durumda. Ailelerimiz ise evde bu ürünleri yedirip içiremediklerini belirtiyor. Çocuklarımızda bu bilincin oluşması bizim okulumuzdan yolu geçen öğrencilerimizin kazanımı şeklinde değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme