Enis Doko'dan Enes Kara'nın ölümü üzerine önemli bir yazı!
Doç. Dr. Enis Doko, dün hayatını kaybeden tıp fakültesi öğrencisi Enes Kara, olayının sosyal medya yansımaları ve din eğitimi formasyonu bağlamında önemli paylaşımlar yaptı.
İşte yazım dizini;
" Enes Kara'nın ölümü vicdanlı herkesi derinden yaraladı. Bu üzücü olay üstüne kafa yorup çıkarmamız gereken dersler var. Kısaca kanaatlerimi paylaşmak istiyorum.
1. Enes'in konuşmasından anlaşılacağı üzere derin bir depresyonda. Bu depresyonun sebeplerini tek bir açıklamadan tespit etmek kolay değil. Her şeyden önce bunun bilincinde olmalıyız. Depresyondaki gençler mutlaka profesyonel yardım almaya yönlendirilmelidir.
2. Enes'in intiharından din düşmanı, İslam düşmanı söylemler üretmek haksızlık olacaktır. Evet Müslümanlar olarak bu olaydan bazı özeleştiriler yapmamız gerekiyor ve böylesi öz eleştirilerimi aşağıda paylaşacağım. Farklı din anlayışları ve dindar profiller olduğunu unutmamalıyız.
3. Benim yaşamak için çaba harcadığım İslam'da kişilere baskı kurmak, onlara zorla görüş dayatma olmadığı gibi, gençlerin dertleri ile dertlenmek, onları karşılıksız sevmek var. Her şeyden önce merhamet var. Bunu yapmak zor olabilir ama hedefimiz bu olmalıdır...
4. Gelelim özeleştirilere. Birinci anlaşılması gereken şey din zorla anlatılacak, dayatılacak bir şey değildir. İbadetler zorla yapılacak şeyler değildir. Bu yaklaşımlar sadece kişinin din algısına ve psikolojisine zarar verir. Din her şeyden önce özgür bir tercihtir.
5. Cemaatlerin önemli bir kısmı (Kurancı, tarikatçı, modernist fark etmez) kişilerin kişiliğini elinden almaya, ideolojilerinin hizmetçileri yapmaya çalışır (elbette istisnalar vardır!). Bunun için de kişileri ciddi bir propagandaya maruz bırakırlar. Din propaganda ile verilemez!
6. Yurtlar propaganda ve indoktrinasyon için değil gençlerin barınma ihtiyaçları için açılmalıdır. Elbette dileyen gençlerin din eğitimi ya da ibadet ihtiyaçları karşılanabilir. Ama buna zorlanmamalı ve tamamen gencin iradesine bırakılmalıdır.
7. Ne yazık ki Müslümanların bir kısmı irfanı kaybetti. Gençler bizim fikirlerimizi enjekte edeceğimiz bedenler değildir. Onların dertleri ile dertlenmeli, sorunlarını açıkça anlatabilecekleri ortamlar kurmalı, yaşlarının ve hayatlarının getirdiği sorunları anlamalıyız.
Şahsen Müslüman bir ortam dendiğinde merhamet, sevgi, insanlık ön planda değilse, böyle anlaşılmıyorsa utanmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben utanıyorum. Benim için çocukken cami ve tekke böyle bir ortamın resmiydi. Yine böyle yapmalıyız...
8. Müslümanlar olarak biz dini anlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Sırf bu yüzden ben youtube kanalı açtım mesela. Ancak her gencin din öğrenme ya da yaşamaya hazır olmadığı veya ruh halinin buna uygun olmadığının farkında olmamız gerekiyor. Bu gençlere din dayatmak yanlıştır.
Bu gençler de bizim yavrumuzdur. Onları sevgi ve şefkatten yoksun bırakamayız. Onları da dinleyecek, onlar için de koşacağız. Dini biz yaşayacak, kitapla ya da indoktrinasyonla değil yaşamımızla ve sevgimizle tebliğ yapacağız. Bilen için sevmek ve merhamet büyük tebliğ aletidir.
9. Biz olduk mu da gençleri kendimize benzeteceğiz? Ben olmadım. Olmak için gençlerle beraber pişmeye çalışacağım. Onlar beni pişirecek, ben onları. İman vermek hiçbirimizin haddine değil, biz elimizden gelenleri yapalım. Onlara yardım edelim, sevelim, dertleri ile dertlenelim" ifadelerini kullandı.