Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM Genel Kurulu'nda açılış konuşmasında terör örgütüne sırtını dayayanların hesap vereceğini söyledi. Konuşmasında birlik vurgusu yapan Erdoğan "Ben büyük Türkiye, yeni Türkiye, güçlü Türkiye, 78 milyonun bir, beraber ve kardeş olduğu bir Türkiye mücadelesi veriyorum" dedi.
Erken seçim kararı sebebiyle sadece 5 ay görev yapabilen 25. Dönem milletvekilleri bugün son kez toplandı. Meclis, partilerin 1 Kasım seçimlerine hazırlıkları sebebiyle aynı gün kapanacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta Genel Kurul'a hitap ediyor. Terör saldırıları sebebiyle resepsiyon yapılmayacak. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Fransa ziyareti nedeniyle açılışta olmayacak.
Genel Kurulu açan TBMM Başkanı İsmet Yılmaz yaptığı kısa konuşmada "Hukuk devleti ilkesinden taviz vermeden, hep birlikte, teröre karşı güçlü ve kararlı bir yaklaşım sergilemeli, milletimizin bekasını her şeyin üstünde tutmalıyız" ifadelerini kullandı.
HDP, Meclis'i terk etti
HDP, TBMM'de yapılan yeni yasama yılı törenini, İstiklal Marşı okunduktan sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kürsüye çıkarak konuşma yapacağı sırada salonu terk etti.
Erdoğan yeni yasama yılının açılış konuşmasını yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda açılış konuşmasında "1 Kasım'da millet iradesinin en sağlıklı şekilde sandığa yansıması, parlamento içindeki ve dışındaki tüm siyasi partiler için bir namus ve şeref meselesidir. Terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani bir tavır sergileyeceklerini, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olacaklarını umuyorum" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışını gerçekleştiren ilk Meclis'ten 25. döneme kadar bu aziz çatı altında vazife yapmış olan tüm vekillerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu çatı altında vazife üstlenmiş ama kendilerine kıyılmış Meclis üyelerimizi anmak istiyorum. 25. Dönem kısa sürmüş olabilir ama milli irade için anlamlı. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu'yu rahmetle yad ediyorum.
"Hukuka hesap vermekten kurtulamayacaklar"
Bu aziz kürsüde edilen yeminlere uymak ahlaki vazifedir. Siyasi partiler ve kadrolar ülkeye ve millete hizmet konusunda rekabet içindedir. Şuna kimsenin itirazı olamayacağı düşüncedeyim. Milletin dışında güç odaklarına terör örgütlerine, paralel yapıya sırtını dayayanlar millete ve hukuka hesap vermekten kurtulamayacaktır.
1 Kasım'da millet iradesinin en sağlıklı şekilde sandığa yansıması, parlamento içindeki ve dışındaki tüm siyasi partiler için bir namus ve şeref meselesidir. Terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani bir tavır sergileyeceklerini, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olacaklarını umuyorum.
Standartları yüksek bir demokrasinin Türkiye ekonomisine etkisini geçtiğimiz 13 yılda tecrübe ettik. Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5 büyüme kaydetti. Enflasyon ve faizler tarihi seviyelere geriledi. Türkiye yaptığı yatırımlarla dünyanın parlayan yıldızı oldu. Hızlı trenle yolcu taşımacılığı yapılıyor ve inşası devam eden hatlar var. Hedefimiz 2023'e kadar 13 bin kilometreye çıkarmaktır.
"Uluslararası topluma insanlık dersi verdik"
Geçtiğimiz dönem kabul edilen İç Güvenlik Paketinin güvenlik birimlerinin çalışmalarında önemli katkısı olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz 1 yıllık süreçte acı hadiseye şahit olduk. Suriye ve Irak'taki hadiseler tırmanırken ülkemize de yansıması oldu. 6-8 Ekim olaylarında 50 vatandaşımız hayatını kaybetti. Kobani'de kaçan 220 bin kişiyi biz kabul ettik. Ama o günlerde yaptığım konuşmayı çarpıttılar. Bizim için asıl olan kardeşlerimizle olan tarihi geçmişimiz ve değerlerimizdir. Bizim bu topraklara ve oralardaki kardeşlerimize bakışımız özellikle Batı ve diğer devletlerle aynı olamaz. Kapılarımızı açtık ve açmaya devam ediyoruz.
Türkiye, 4 yıldır 2 milyonu aşkın Suriyeli ve Iraklı kardeşine sahip çıkarak, komşuluk görevini yapmanın ötesinde tüm insanlığın onurunu kurtarmıştır. Milletimiz, büyük bir özveriyle davranarak, uluslararası topluma insanlık dersi vermiştir.
"Böyle bir iddiada bulunmak bölücülüktür"
Suriye ve Irak'tan ülkemize gelen tüm kardeşlerimize kapılarımızı açtık ve açmaya devam edeceğiz. Bizim kimi AB ülkelerinin yaptığı gibi zulme ve ölüme terk etme hakkımız yoktur. Kardeşliğimiz bin yıllık bir duygunun ifadesi olarak dile geliyor. İmkanlarımız sınırlı olabilir ama gönlümüz zengin. Avrupa birkaç yüz mültecinin kapısına dayanmasıyla paniğe kapılırken Biz milyonlarca kardeşlimizi yıllardır misafir ediyoruz. Sıkıntılar var ve olacaktır. Misafirperverliğin dünyada başka örneği yok. Sınırlarımız dışındaki tüm kardeşlerimize karşı bu duyguları beslerken ülkemiz içinde herhangi bölgeyi, grubu dışlamamız mümkün müdür? Böyle bir iddiada bulunmak bölücülüktür.
"Yeni Türkiye mücadelesi veriyorum"
Tüm siyasi hayatım boyunca olduğu gibi bugün de hiçbir şahsi çıkarın, rütbenin, payenin peşinde değilim. Milletim beni dünyada rütbelerin en büyüğüne, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı makamına layık gördü. Ben büyük Türkiye, yeni Türkiye, güçlü Türkiye, 78 milyonun bir, beraber ve kardeş olduğu bir Türkiye mücadelesi veriyorum.
"Mücadelemiz teröristledir"
Buradan Kürt kardeşlerime özellikle seslenmek isterim: Bizleri birbirimizden koparma çabası, birbirimize düşman etme oyunu, aslında her ikimizi de hedef alıyor. Bunun için diyorum ki Kürt ayrıdır, terörist ayrıdır. Kürt kardeşimin inancı, değerleri, ahlakı, onuru böyle bir örgütle yol yürümeye zaten uygun değildir. Mücadelemiz bir etnik kökenle değil, terörledir, terör örgütüyledir, teröristledir. Terörden en büyük zararı gören de yine Kürt kardeşlerimizdir.