Et piyasasında daralma uyarısı

Son dönemde dünya genelinde yaşanan tedarik zinciri sorunları ve enerji fiyatlarındaki yükselişler temel besin kaynaklarının fiyatları yukarı yönde etkiliyor.

Son dönemde dünya genelinde yaşanan tedarik zinciri sorunları ve enerji fiyatlarındaki yükselişler temel besin kaynaklarının fiyatları yukarı yönde etkiliyor. Bu kapsamda kırmızı et fiyatları cep yakmaya başladı. Et piyasasında bir daralma yaşanacağını belirten Başkan Davut Balbaloğlu, “Besicilerin kurban satma hedefleri var. Maliyet artışlarından dolayı kurbanda satmak için kesilecek hayvanlarını kesime bile vermiyorlar. Bu sebepten dolayı et piyasasında bir daralma yaşanacak. Bu da et fiyatlarını çok etkileyecek” ifadelerini kullandı.

 

Kırmızı ette fiyat artışlarının önüne geçilmesi için iç piyasayı doyuracak kadar mal olması gerektiğine vurgu yapan Kasaplar Odası Başkanı Davut Balbaloğlu, “Besiciler, hayvanlarını şu an için günlük kesime vermiyor, Kurban Bayramı’na saklıyor. Bu sebepten dolayı et piyasasında bir daralma yaşanıyor. Ayrıca ne yazık ki dişi süt inekleri ve düveler kesilmeye başlandı. Bunların kesilmemesi gerekiyor. Çünkü ana olmazsa danayı bulamayız. Diğer yönden üreticiye yem destekleri verilmesi gerekiyor. Çünkü geçen yıl Konya’da bin kişi bu işi yapıyorsa, bu yıl 400’ü üretimi bıraktı” dedi.

davut-balbaloglu-001.jpg

‘KÜÇÜK ZAMLARLA FİYATLAR ARTMAYA BAŞLAMIŞTI’

İki ay öncesinden et fiyatlarının küçük zamlarla artmaya başladığını belirten Davut Balbaloğlu, “Kasaplar, ete gelen zammı yem fiyatlarının yükselişine de bağlıyor. Et ve Süt Kurumu, kırmızı ete yüzde 48 oranında zam yaptı. Kırmızı etteki fiyat artışının nedenin pandemi döneminde bir yıl boyunca ete hiç zam yapılmamış olmasıdır. Diğer bir nedeni ise yem fiyatlarının artışıdır. Üretici önceden 130-140 liraya aldığı yem torbasını şu anda 300-350 liraya alıyor. Şu anda sütün para etmemesi yem fiyatlarının iki katı olması üreticiyi zor durumda bıraktı. Yakın zamana kadar ufak baş hayvanların Katar’a, yurt dışına ihracatında olmasının da bu zamda etkisi var. Bu zam yeni gelmiş gibi yansıtılsa da, aslında bu zam iki ay öncesinde haftalık 5’er lira zamlar ile başlamıştı. Kasaplarımızda iki ay önce 90 liraya satılan kıyma şu anda 130 lira. Kuşbaşı 100 lirayken şu anda 140 lira. Antrikot 150, bonfile ise 180 liraya satılıyor” diye aktardı.

kirmizi-et-qaa0-cover.jpg

‘ET FİYATLARI ET TÜKETİMİNİ YÜZDE 100 ETKİLİYOR’

Ramazan ayında et tüketiminin yüksek olduğunu ancak yeni gelen zamlarla birlikte tüketimin de etkileneceğini kaydeden Balbaloğlu, “Şu andaki et fiyatları, et tüketimini yüzde 100 etkiliyor. Haftada bir gün kasaba uğrayan vatandaş 15 günde bir uğramaya başladı. Aylık et tüketimi 3 veya 3 buçuk kilo olan tüketici bu kiloyu 1 veya bir buçuğa düşürdü. Bir kilo kıymayı almaya gücü yetmeyen tüketici 10-20 liralık kıyma istemeye başladı. Her yıl ramazan ayında et tüketimi Türkiye genelinde artıyor. Ramazan zamanı genel olarak evlerde 2 günde bir kez et yemeği oluyor. Ama şu anda tüketicinin alım gücüne bakılacak olursa, esnafın ramazanda beklentisinin karşılanmayacağını düşünüyorum. Öreğin bir davet yemeği olsa bir kilo kıyma, bir kilo et veya yanında tavuk ürünü alınsa kasada 400-450 lira tutuyor. Biz müşterilere bu rakamları telaffuz ederken zorlanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

duve-1200x900.jpg

‘BESİCİLER ÜRETİMİ BIRAKIYOR’

Kırmızı et fiyat artışlarının önüne geçilmesi için iç piyasayı doyuracak kadar mal olması gerektiğine vurgu yapan Balbaloğlu, “Yeterli malımız var ama ihraçların kapanması gerekiyor. Dişi süt ineği ve dişi düve hayvanları kesiliyor. Ana olmazsa danayı bulamayız. Bunların kesilmemesi gerekiyor. Diğer yönden üreticiye yem destekleri verilmesi gerekiyor. Çünkü eğer böyle giderse üreticiler üretimi bırakır. Geçen yıl örneğin Konya genelinde bin kişi bu üretim işini yapıyorsa, bu yıl 600’ü üretime devam ederken 400’ü bu üretimi bıraktı. Üreticilerin yüzde 50’sinin bu işi bıraktığını söyleyebiliriz. Üreticiye destek verilmezse yakın zamanda dışarıdan et ithalatı alımına başlarız. İthal olarak alacağımız ette Euro bazında geldiği için ucuz olmaz. İç piyasa üretimini desteklemek gerekiyor. İthal alacağımız ette, asla ürettiğimiz kalitede olamaz. Kaliteli gelse bile buz hanelerde 10 günlük bir zaman aşımı yaşanır. Bu etin sağlıklı bir et olacağını düşünmüyorum” diye belirtti.

‘MARKETLERDE BU ÖZEN GÖSTERİLMEZ’

Tüketicilere tavsiyelerde bulunan Balbaloğlu, “Bir kasap esnafı olarak, tüketicilere önerim herkes mahallelerinde bildiği, güvendiği kasaplardan alışveriş yapmaları. Maalesef bu yüksek piyasada etinde kendine göre sınıfları vardır. İnek, düve, dana olarak. Ucuz etin suyu kara olur. Biz kasaplar müşterilerimizle birebir muhatap oluruz. Müşteriler bizim velinimetimizdir. Biz müşterimize kötü ürün vermeyiz. Müşterilerimizi memnuniyetleri ile sayılarını arttırmayı hedefleriz. Ama marketlerde bu özen gösterilmez. Marketlerde hayvanın her türlüsü kullanılıyor, bir ayrım yok oralarda. Vatandaşlarımız güvendikleri kasap esnaflarından alışveriş yaparlarsa kendilerini kandırmamış olurlar.  Üretime destek verilmezse ilerleyen zamanlarda fiyat artışı devam edecek. Ramazan et tüketiminin fazla olduğu bir ay. Ramazan’dan sonra da Kurban Bayramı var. Önlem alınmalı“ diyerek sözlerini noktaladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme