1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Evde kal" döneminde eşlere "kişisel rutin oluşturun" önerisi
"Evde kal" döneminde eşlere "kişisel rutin oluşturun" önerisi

"Evde kal" döneminde eşlere "kişisel rutin oluşturun" önerisi

Uzman Psikolog Gülüm Bacanak:- "Sürekli birlikte vakit geçirmek yerine, evde herkesin kendisi için nefes alacağı bir alan ve kişisel rutinler oluşturması, eşler arasındaki saygı ilişkisine olumlu etki sağlayacaktır"- "Eşler bunun geçici ve yeni bir düzen

A+A-

ANKARA (AA) - İSA TOPRAK - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde sürekli evde olan eşlerin, kendileri için evde bir ortam ve kişisel rutin programlar oluşturmalarının aralarındaki ilişkiyi olumlu etkileyeceği belirtildi.

Uzman Psikolog Gülüm Bacanak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle sürekli evde kalan kişilerin psikolojik olarak zor günler geçirdiğine dikkat çekti.

Sürecin evli çiftler için en az hasarla atlatılabilmesinin önemine işaret eden Bacanak, aynı evin içinde sürekli beraber olmanın kolay olmadığını söyledi.

Gülüm Bacanak, sürekli birlikte vakit geçirmek yerine, evde herkesin kendisi için nefes alacağı bir alan ve kişisel rutinler oluşturmasının eşler arasındaki saygı ilişkisine olumlu etki sağlayacağını vurguladı.

- "İş paylaşımı yapılabilir"

Her evin farklı ortamı, her çiftin ve ailenin kendine özgü ilişki biçimleri bulunduğunu dile getiren Bacanak, şöyle devam etti:

"Evlerin içinde neler olduğunu bilemeyiz. Çocuk vardır. Birkaç tane çocuk vardır. Ev işleri, temizlik bu konularda anlaşamayanlar vardır. Bir taraf temizlik yaparken diğer taraf sürekli yatıyorsa problem olabilir ama oturup bunun geçici ve yeni bir düzen olduğunu konuşarak iş paylaşımı yapılabilir. Karşılıklı beklentiler aktarılarak bir görev paylaşımında bulunulabilir. Bence hem güzel vakit geçirmeye çalışıp hem de nefes aldıracak vakit oluşturabilirler kendilerine."

- "Eşlerin birbirlerine destek olmaları faydalı"

Sürekli birlikte vakit geçirmenin meydana getirdiği gerginliklerin eşler arasında öfke sorunu ortaya çıkarabileceğine dikkat çeken Bacanak, öfkelenen kişinin sakinleşmek için bulunduğu odayı değiştirmesi gerektiğini ifade etti.

Bacanak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bence unutulmaması gereken en önemli nokta bu durumun geçici olduğu. Yani 'hep böyle gidecek, bu şekilde sürecek' diye düşünmenin olumsuz etkileri sonucunda depresif duygular, korkular ve kaygılar ortaya çıkabiliyor. Bu dönemde eşlerin birbirlerine bu durumun geçici olduğunu hatırlatmaları, destek olmaları ve birbirlerini kırmadan, üzmeden süreci olağan bir şekilde atlatmak için evin içinde de olsa kendilerine bir ortam oluşturmaları, biraz ayrı kalmaları faydalı olur."

- "Ucunu bırakırsak her şey daha da zorlaşır"

Eğitim gören çocuğu bulunan ailelere de okula gidilen dönemdeki düzenin devam ettirilmesi tavsiyesinde bulunan Bacanak, bütün ailenin uyacağı kalkış, kahvaltı, mola saatleri gibi belli bir düzendeki ev içi plan ve programın, aile fertlerinde rahatlama sağlayacağını söyledi.

Bacanak, "Ucunu bırakırsak her şey daha da zorlaşır çünkü bu durumun ne kadar süreceğini henüz bilmiyoruz. Geçici de olsa yeni bir düzene uyum sağlamak gerekiyor. Önce karı koca anlaşacak, sonra da çocuklarla planlı, programlı bir ev düzeni oluşturulacak." diye konuştu.

Ebeveynlerin, sürekli kaliteli vakit geçirmek gibi bir çaba içerisine girmeden çocukların kendi kendine oynayabilmelerine de izin vermelerinin önemli olduğunu belirten Bacanak, "Biraz birlikte vakit geçirip biraz da kendi kendilerine oynamaları teşvik edilmeli." dedi.

HABERE YORUM KAT