'Faiz artırımı, üretime darbe vuracaktır'

Yeni Haber - A. AKİF SOLAK , HAMDİ BAĞCI

Merkez Bankası’nın geçtiğimiz hafta faiz artırmama kararına karşı dün alınan radikal bir kararla beklenmedik bir oranda faiz artışına gidilmesi iş dünyası tarafından tepkiyle karşılandı. Türkiye’de son on yılda inşa edilen istikrar, güven ve öngörülebilirlik ortamının son 6 ayda ciddi şekilde zarar gördüğü, faiz artırımının da bunun bir sonucu olduğu belirtildi

Merkez Bankası’nın radikal bir kararla dün yapmış olduğu faiz artırımı, Türkiye iş dünyasını ve Türk ekonomisini harekete geçirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, son zamanlarda Merkez Bankası’na faiz artırılmasına yönelik yurt içinden ve yurt dışından baskıların geldiğini ancak iş alemi olarak faiz artışına karşı olduklarını söyledi. Faiz artırımının Türkiye’nin büyüme hedefinde risk oluşturacağını ifade ettiklerini belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Faiz artırımı kurun yükselmesine çözüm değildir. Yüksek faiz Türkiye’yi ithalata dayalı bir büyümeye yönlendirecektir. Faiz artırımı, üretim ve yatırıma darbe vuracaktır. Bu da işsizlik ve cari açık sorunumuzun artmasına sebep olacaktır. 2013 yılının ikinci yarısından itibaren siyasi ve ekonomik gelişmelerle Türkiye üzerinde faiz baskısı oluşturulmaya çalışılmış, ekonomimizin kırılgan noktaları ön plana çıkarılarak Merkez Bankası üzerinde baskı kurulmak istenmiştir.”

FAİZ LOBİSİ KAZANMIŞTIR

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası’nın faiz artırmama kararını olumlu karşıladıklarını ancak kararın ardından kurlardaki dalgalanmanın bir müddet daha devam edeceğini, döviz kurundaki sert hareketlere göre pozisyon belirlememesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Öztürk, faiz artırma kararıyla faiz lobisinin kazandığını söyledi. ‘Türkiye’de son on yılda özenle inşa edilen istikrar, güven ve öngörülebilirlik ortamı son 6 ayda ciddi şekilde zarar görmüştür.’ Diyen KTO Başkanı Selçuk Öztürk sözlerine şöyle devam etti; “Ortaya çıkan belirsizlik durumu piyasalarda risk algısının değişmesine yol açmış ve bunun neticesinde döviz kurları ve faiz yükselmiş, borsa düşmüş ve kaybeden genel itibariyle Türkiye ekonomisi ve Türk özel sektörü olmuştur. Bu noktada işadamları olarak üzerimize daha büyük sorumluluk düşmektedir. Bizler tüm inancımızla ülkemizin büyümesi için gayret gösterdik bundan sonra da daha çok çalışarak gayretimizi artıracağız. 2009 krizinden devletin desteğiyle özel sektörümüzün üretimiyle kurtularak dünyanın en fazla büyüyen ekonomisi olmuştuk. Bu dönemde de üretime daha fazla ağırlık vermeliyiz. Bunun için özel sektörümüz desteklenmeli, önündeki engeller kaldırılmalıdır.”  

ZORUNLU VE DOĞRU BİR KARARDI

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı ve İktisat Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Kar da, Merkez Bankası’nın kararını değerlendirdi. Kar, kararın iki temel nedeni olduğunu söyledi. Kararın en büyük nedeninin küresel ekonominin yeni bir döneme girmesi olduğuna işaret eden Kar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Kurlardaki dalgalanmalara belirli bir süre göz yumulabilirdi. Merkez Bankası da buna biraz göz yumdu. Fakat, küresel ekonominin dinamikleri Merkez Bankası’nı bu kararı almaya itti. Türkiye’nin brüt rezervi fazla. Ancak net rezervi o kadar fazla değil. Döviz satarak bu dalgalanmaları önleyemezdik. Bu yüzden en güçlü silah kullanıldı ve faiz artırımına gidildi. Ben bu kararı doğru buldum. Birinci neden buydu. Yani küresel ekonomideki yapısal değişiklik. İkinci neden ise, Türkiye son 6 aydır siyasal istikrarsızlığa sürüklenmek istiyor. Bu da küresel ekonomideki değişikliğin Türkiye’ye olan olumsuz yansımasını artırmış oluyor.”

FAİZ ARTIRIMI BEKLENTİNİN ÜSTÜNDE

Prof. Dr. Muhsin Kar, Merkez Bankası’nın faiz artırım oranının beklentilerin üstünde gerçekleştiğini söyledi. Başbakan Erdoğan’ın faize karşı olmasını hatırlatarak Merkez Bankası’nın böyle bir sürpriz yapmasını değerlendiren Kar, “Başbakan’a rağmen beklentilerin üzerinde faiz artışı yapmak Merkez Bankası’nın bağımsız hareket ettiğini gösterir. Bu da aslında bir bakıma iyi bir durum. Piyasaların spekülatif hareketlerine izin vermeyecek bir faiz artırımı yapmış oldu.” dedi. Faiz artırımıyla birlikte kurlardaki istikrarın kısa vadede sağlanacağını belirten Kar, faiz artırımının uzun vadede büyümeyi düşüreceğini söyledi.

‘FAİZ ARTIRIMINI DOĞRU BULMUYORUZ’

Merkez Bankası’nın faiz artırımıyla ilgili bir açıklama da MÜSİAD’dan geldi. Yapılan açıklamada Gezi Olaylarından başlayarak, 17 Aralık soruşturmasına kadar uzanıp bugünlere gelinen süreçte, MB'nin faiz artırımı üzerindeki baskıyı kırmaya çalıştıkları ifade edildi. Faiz artırımına her defasında karşı olduklarını belirten açıklamada şunlar belirtildi; “Bugün gelinen noktada, MB, faizlerin arttırılması yönündeki baskılara direnemeyerek radikal bir kararla, faiz koridorunda ortalama 400 baz puan artışa gitti. Ülkemizin Makro ekonomik göstergeleri açısından olumsuz bir tablo olmamasına rağmen, son 9 aylık %4'lük büyüme ortalaması ve bu büyümede reel sektör yatırımlarının 3.cü çeyrek itibariyle artış göstermesine rağmen, bu radikal değişikliği doğru bulmuyoruz. Bu politika faizi artırımının, kredi faizlerine hemen aşırı şekilde yansıtılarak, iş adamları ve halkın üzerine haksız bir yük getirmesine engel olunmalıdır. Aksi takdirde, 2014 büyümesi üzerinde olumsuz etki oluşturacaktır. Umarız ülkemiz tekrar, yüksek faiz, düşük kur sarmalına girmez. Yine umarız, mümkün olan en kısa zamanda, bu faiz arttırımını geri alacak adımlar atılır. Bu aşamada, faiz artırımının işletmeler üzerindeki yükünü hafifletmesi için, hükümet, KOBİ'leri destekleyecek, istihdamı, yatırımları ve dolayısıyla büyümeyi artıracak ek tedbirleri acilen almalıdır. Tüm bunlara rağmen, işadamları olarak, ülkemizin ekonomisine güvenimizi sürdürdüğümüzü belirtmek istiyoruz.” 

Bakmadan Geçme