'Filistin bizim varlık sebebimizdir'
Altınekinliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin aralık ayı toplantısının misafiri, Konya Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu oldu.
Altınekinliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nden burs alan üniversite öğrencileri için Aralık ayı toplantısı yapıldı. Dernek binasında gerçekleşen programa konuşmacı olarak Konya Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu katıldı. Öğrencilere Şeb-i Arus ayı dolayısıyla Mevlana hakkında bilgi veren Köseoğlu daha sonra Kudüs meselesini anlattı.
'MEVLANA, KONYA YOLCULUĞUNDA ALİMLERLE TANIŞTI'
Ailesinin Konya yolculuğunda genç Celaleddin’indönemin önemli ilim insanlarıyla tanıştığını ifade eden Ahmet Köseoğlu, “Mevlana, durduk yerde Mevlana olmadı. Onun babası Bahaeddin Veled çok büyük bir âlimdi. Siyasi nedenlerle o dönem iktidarla âlimler zaman zaman polemiklere girmişlerdir. Bu sebeple ailesinin orayı terk etmesi, hicret etmesi gerekti. Mevlana, o zamanlar henüz bir gençti. Karaman’dan Konya’ya geldiğinde 20’li yaşlarda idi. Uzun bir yolculuktan sonra buraya gelene kadar da birçok yerden geçtiler, birçok alimle, ilim insanıyla tanıştı, bilgilendi. Feridüddin-i Attar da bunlarda biriydi. Attar’ın‘Mantıku'tTayr’ isimli kitabı vardır. Bu ‘Kuşların dili’ demekti. O yıllarda kuşların dilinden insanlara hikayeler anlatan Attar’danMevlana’nın ilham aldığı Mesnevi’de besbelli. Genç yaşta Attar’la tanışıyor, görüşüyor ve onun bütün hikayelerini alarak geliyor. Mevlana, Konya’ya gelmeden birçok alimle, hocayla görüşerek buraya gelmiş ki, zaten babasından da dersler alıyordu” ifadelerini kullandı.
'ŞEMS İLE TANIŞINCA BAŞKA BİR HÂL ALDI'
“Mevlana'nın, Konya’ya geldikten sonra genç bir alim olarak dersler verirken Şems’le karşılaşır ve aşk ile Mevlana’ya ulaşma faslı başlar” diyen Köseoğlu, “Mevlana’nın ilmi, fıkıh bilgileri Şems ile birlikte başka bir hâl alıyor. Onunla birlikte aşk ateşiyle yanıp tutuşuyor ve o Allah aşkının bir divanesi haline geliyor. Hep aşk üzerine konuşuyor, söylüyor. Öneleri Konya’da bugünkü İplikçi Camii’nin bulunduğu yerde dersler veriyordu. Şems ile karşılaştıktan sonra başka her ne söylerse aşk ile söyler oluyor” dedi.
'MEVLANA'NIN SÖYLEDİKLERİNİ HAYATIMIZA UYGULAMALIYIZ'
İnsanların Mevlana'nın söylediklerini hayatlarına uygulamaları gerektiğine değinen Köseoğlu, ‘Mevlana, gelmiş, yaşamış, geçmiş. Onun yüceliği, büyüklüğü, ululuğunu sürekli anlatmak güzeldir fakat bize faydası yoktur. Siz neredesiniz ona bakmak lazım. Mevlana’nın nasıl bir insan olduğunu anlatmaktan ziyade, ne yazıp ne söylediğini dikkate almak, onu anlamak, hayatımıza uygulamak gerekir. Mevlana’nın eserlerinin hemen hemen hepsi hayatının içinden derleme gibidir. Söyledikleri 6 kitap haline gelmiştir. Bunların en önemlisi Mesnevi’dir. Mesnevi’yi failatünfailatünfailün vezniyle yazdırmıştır ve büyük bir kitaptır. Mesnevi aslında 1800-1900’lü yıllara kadar bir kitap adı değildi. Vezinle yazılan hikayelerin şiir ile yazılmasına ‘mesnevi’ denirdi. Mesnevi, Mevlana ile birlikte bir kitap adı haline geldi. Bir takım hikayeleri, aldığı bilgileri mesnevisinde anlatmış. Orada aslında halk dili var, yüksek edebiyat var, hadis var, ayet var. Bir diğer kitabı Divan-ı Kebir yani Büyük Divan’dır. Burada da Mevlana, çeşitli konularda söylediği şiirleri toplamış. Mektûbat eserinde Selçuklu hükümdarlarına, vezirlerine vs. yazdığı 147 adet mektup kitap haline getirilmiştir. Bir de ‘FihiMaFih’ adlı eseri vardır. ‘Ne varsa içindedir’ demektir. Bu da Mevlana’nın çeşitli yerlerde yaptığı sohbetlerin bulunduğu bir kitaptır. Son kitabı ise ‘Mecâlis-i Seb‘a’dır. ‘Yedi Meclis’ demektir. Mevlana’nın 7 tane vaazını toplamışlar. Birbirinden farklı konuların bulunduğu vaazlar. Burada şu yedi hadisi vaazlarında işlemiş. ‘Doğru yoldan ayrılmış toplumların hangi yolla kurtulacağı’, ‘Suçtan kurtuluş akıl yolu ile’, ‘İnançtaki kudret’, ‘Tövbe edip doğru yolu bulanların Allah’ın sevgili kulları olacakları’, ‘Bilginin değeri’, ‘Gaflete nasıl düşülür’ ve ‘Aklın önemi’ konularını anlatmış” şeklinde konuştu.
'KUDÜS MESELESİ, HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR'
Kudüs konusuna değinerek konuşmasını sürdüren Konya Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu, “Filistin meselesine duyarlı olmamız gerekmektedir. Bu bizim tarihi bir meselemiz değildir. Filistin bizim varlık sebebimiz, dini bir meseledir. Türkiye’den daha önemli bir mesele desem fazla ileri gitmiş olmam. Çünkü, Peygamberimiz, ‘Yolculuk ancak şu üç mescitten birine olur’ diyor. Bunlar, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Haram’dır. Böylece müminlerin kalpleri ve nefisleri arınmış olur ve yaratan Allah’a pak, temiz bir şekilde yükselir.’ buyuruyor. Bu sebeple Kudüs, Peygamberimiz önemsediği için önemli. Gökyüzünde yaratılıp, şekillenip, yeryüzüne indirilip, Allah’ın kutsal saydığı bir şehirdir Kudüs” ifadelerini kullandı.
'YÜZ YILDIR KUDÜS'TE KAN DURMADI'
1917 yılında İngilizlerin Kudüs’ü işgal etmesinin ardından orada kanın hiç durmadığına işaret eden Köseoğlu, ‘Kudüs işgal altına girdiği günden beri kan gölü oldu. Bir downsendromluyu bile nasıl götürdüklerini görüyoruz. Dolayısıyla tarihimizi iyi bileceğiz, gündemden haberdar olacağız. Toplumsal duyarlılıklara duyarsız olmayacağız. Devamında da Kudüs’ü ve İslam’a hizmet eden şehirleri bileceğiz, tanıyacağız. Heyecanınızı yitirirseniz, yaşamınızı yitirirsiniz. Onsuz hiçbir şey olmaz. Heyecan akılla ve sabırla birlikte olmalıdır. Sabrı olmayan heyecan, paldır-küldür bir hareketten öte bir şey değildir. Heyecanın içinde akıl ve sabır yoksa buna şeytanın karışması çok kolaydır. Tarihten haberdar olun, geleceğe iyimser bakın.' şeklinde konuşmalarını tamamladı. Ahmet Köseoğlu programın ardından bursiyer öğrencilere M.ErtuğrulDüzdağ'ın yayınladığı 'Peygamber Efendimiz' adlı eseri hediye etti.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER