1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Filistin Esirler Günü'nün 46. yılında tutuklular, Kovid-19 tehlikesiyle karşı karşıya
Filistin Esirler Günü'nün 46. yılında tutuklular, Kovid-19 tehlikesiyle karşı karşıya

Filistin Esirler Günü'nün 46. yılında tutuklular, Kovid-19 tehlikesiyle karşı karşıya

FKÖ'ye bağlı Filistin Esirler Heyeti Başkanı Kadri Ebu Bekr:- "İsrail makamlarından yaşlı, hasta, kadın ve çocuklar başta olmak üzere tutukluların serbest bırakılmasını istedik. Ancak talebimiz reddedildi. Tutuklular arasında salgının yayılmasından endişe

A+A-

RAMALLAH /GAZZE (AA) - NUR EBU IYŞE/KAYS EBU SEMRA- İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular, Filistin Esirler Günü'nün 46. yılına, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına yakalanma tehdidinin gölgesinde giriyor.

Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Konseyi'nin 17 Nisan'ı İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara destek için "Filistin Esirler Günü" ilan ettiği 1974'ten bu yana her yıl çeşitli etkinlikler, eylemler ve sempozyumlarla tutuklular meselesi gündeme getirilmeye çalışılıyor.

Ancak bu sene Filistinli tutuklular önceki yıllardan daha farklı bir tehditle karşı karşıya. Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını, hapishanelerdeki ihmalkar davranışlarlar ve uluslararası düzeyde yapılan çağrıların dikkate alınmaması nedeniyle Filistinli tutuklular için duyulan endişeyi artırıyor.

- İsrail, tutukluların serbest bırakılmasını reddediyor

FKÖ'ye bağlı Filistin Esirler Heyeti Başkanı Kadri Ebu Bekr, İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların riskli şartlar altında bulunduklarını ve tutuklular arasında salgının yayılmasından endişe ettiklerini belirtti.

Ebu Bekr, "İsrail makamlarından Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü (ICRC) gibi uluslararası kurumlar aracılığıyla yaşlı, hasta, kadın ve çocuklar başta olmak üzere tutukluların serbest bırakılmasını istedik. Ancak talebimiz reddedildi." dedi.

İsrail'in son dönemde aralarında temizlik malzemesi ve dezenfektanların yer aldığı 140 ürünü hapishanelerde bulunan kantinlerden toplattığına işaret eden Ebu Bekr, bu durumun tutukluların maruz kaldığı zorlukları artırdığını ve onları salgına karşı daha da savunmasız bir hale getirdiğini söyledi.

Ebu Bekr, tutukluların yemekleri geri çevirmek ya da kantinde bazı ürünleri talep etmek gibi eylemlerinin ardından cezaevi idarelerinin bazı ürünlere izin verdiğini ancak bunun kısıtlı olduğunu aktardı.

İsrail'in, tutukluların sağlığını ihmal ettiğini, yeterli ölçüde önleyici tedbir almadığını ve tutuklulara yönelik ihlallerini sürdürmek için mevcut küresel kaygıyı kullandığını ifade eden Ebu Bekr, "22 hapishanede yaklaşık 5 bin tutuklu bulunuyor. Onlardan birinin enfekte olması, salgının hızla yayılması anlamına geliyor." diye konuştu.

- Gözaltı operasyonlarına devam ediliyor

Ebu Bekr, İsrail makamlarının, "güvenlik gerekçesiyle" salgın tehdidine rağmen her gün onlarca Filistinliyi gözaltına almaya devam ettiğine de dikkati çekti.

İsrail makamlarının işgal altındaki Kudüs'te Filistinlilerin faaliyetlerini oldukça kısıtladığını, gözaltına alarak salgından korunmalarını da engellediğini kaydeden Ebu Bekr, "İsrail makamları açıkça Filistinli tutukluların hayatlarını küçümsüyor." dedi.

Ebu Bekr, şu ana kadar Filistinli tutuklular arasında virüs tespit edilmediğini ancak enfekte olmaları durumunda bunun tüm sorumluluğunun İsrail'e ait olduğunu vurguladı.

İsrail makamları, cezaevlerindeki 3 İsrailli gardiyana Kovid-19 bulaştığını duyurmuştu.

- Gazzeli Mısri ailesi kanser olan oğulları için endişeli

Gazze Şeridindeki El-Mısri ailesi de İsrail hapishanesinde bulunan yakınları için kaygılanan ailelerden biri.

İsrail hapishanesinde 17 senedir tutuklu bulunan ve 2013'ten bu yana tiroid kanseri olan Yüsra El-Mısri'nin (38) ailesi, oğullarının sağlığından endişe duyduğunu ifade ediyor.

İsrail makamlarının Kovid-19 nedeniyle başlattığı uygulamalar kapsamında, tutukluların 10 Mart'tan bu yana yakınları ve avukatlarıyla görüşmelerinin yasaklanmasının ardından dışarıya çok kısıtlı bilgi ulaştığı kaydediliyor.

Yüsra'nın kardeşi Yasir, 1 ayı aşkın süredir kardeşinden haber almaya çalıştıklarını ifade etti.

Kardeşinin, İsrail işgal güçlerine direnişte bulunduğu gerekçesiyle 20 yıl hapse mahkum edildiğini belirten Yasir, "Kardeşimin tiroidleri için ameliyatın yapıldığı yıl, karaciğer ve bağırsaklarında da bazı komplikasyonlar meydana geldi. Bu konuda sağlık kontrolleri yapıldı ancak hapishane idaresi bize sonuçları bildirmedi." dedi.

Yasir, İsrail'in Yüsra'yı ziyaret etmelerini 4 yıl önce yasaklamasından bu yana kardeşi hakkındaki haberleri, mektuplarını ulaştıran avukatlar ya da esir işleriyle ilgilenen kurumlar vasıtasıyla aldıklarını ifade etti.

Özellikle Nisan ayı başlarında serbest bırakılan Filistinlide Kovid-19 tespit edilmesinin ardından salgının hapishanede yayılmasından endişe ettiklerini dile getiren Yasir, "Kanser hastası kardeşim Yüsra'nın durumunda, salgın hayati tehlike mesabesinde." diye konuştu.

- Bilgi akışının azaltılması

Gazze'deki Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti Basın Dairesi Müdürü Thaer Shreteh de İsrail'in bu sorunu ciddiyetle ele almaması nedeniyle salgın krizinin Filistinli tutuklularının yaşamını derinden etkilediğini belirtti.

İsrail bölgelerindeki aldığı önleyici tedbirler ile hapishaneler ve tutukluluk merkezlerindeki uygulamaları arasındaki farka işaret eden Shreteh, İsrail'in bu meseleyi ırkçı bir yaklaşımla ele aldığının altını çizdi.

Shreteh, avukatların müvekkillerini ziyaretlerinin yasaklanmasının bilgi akışını kısıtladığını dile getirdi.

ICRC'nin ziyaretlere alternatif olarak telefon görüşmeleri olacağı vaadinde bulunduğunu belirten Shreteh, bilgi kaybının sorumluluğun söz konusu örgüte ait olduğunu kaydetti.

Shreteh, söz konusu telefon görüşmelerinin kısıtlı sayıda gerçekleştiğini, tüm tutukları kapsamadığını hatırlatarak, heyetin, kaynakları aracılığıyla tutuklulara ilişkin bilgilere ulaşmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

- ICRC: "Hapishaneleri gözlemliyoruz"

Öte yandan Gazze'deki ICRC Sözcüsü Suheyr Zakut ise örgütün, çalışmalarında önceliği, hapishanelerde özgürlüğünden mahrum bırakılanların takibine verdiğini ifade etti.

Salgın hastalıkların dünyanın herhangi bir yerinde yayılmasının gözaltına alan tüm makamları tehdit ettiğini aktaran Zakut, "İsrail makamlarıyla ciddi bir diyalog içindeyiz ve Filistinli tutukluların şartlarını takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Zakut, örgüte bağlı delegelerin, tutukluların korunması ve dışarıdan içeriye virüs girişini engellemek için alınan önleyici tedbirleri göz önüne alarak yaptığı hapishanelere ziyaretlerinin devam ettiği söyledi.

İsrail makamlarıyla gerçekleştirilen diyaloglar sırasında, "hapishanelerdeki tutuklu sayısının azaltılması, yaşı ilerlemiş olanlar ve kronik hastalıktan muzdarip olanlar gibi bünyesi zayıfların serbest bırakılması gerektiğinin" IRCR yetkilileri tarafından açıklandığını aktaran Zakut, İsrail makamlarının bu tavsiyeleri dikkate alacağına dair umudunu dile getirdi.

Filistin makamlarının raporlarına göre, İsrail 1967'den bu yana yaklaşık 1 milyon Filistinliyi gözaltına aldı.

İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklu sayısı 5 bine ulaşırken, bunlardan 10'u kanser olmak üzere 700'ünün hasta olduğu ifade ediliyor.

HABERE YORUM KAT