Fişlenmiş!

Hrant Dink suikastı kapsamında ifadesi alınan eski polis müdürü Ali Fuat Yılmazer, Emniyet İstihbarat Dairesi'nde çalıştığı dönem Dink adına açılmış bir dosya bulunduğunu belirterek 'O 'sol faaliyetler' kapsamında fişlenmişti' dedi.

Emniyet içindeki paralel yapıya yönelik yasadışı telekulak soruşturması kapsamında tutuklanan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in, geçtiğimiz gün Dink suikastı kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Yusuf Hakkı Doğan’a 16 sayfa ifade veren Yılmazer’e, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin Dink suikastındaki ihmali soruldu. İstanbul Emniyeti’nin cinayet konusunda bir önlem almadığını söyleyen Yılmazer, dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek tarafından 17 Şubat 2006 günü Emniyet İstihbarat’a gönderilen Dink ile ilgili ihbar raporunun kendisine sunulmadığını iddia etti. “Bu rapordan haberim yoktu” diyen Yılmazer, İstanbul Emniyeti’nin Trabzon Emniyeti ile koordineli şekilde Dink’e koruma sağlaması gerektiğini ifade etti. Yılmazer, “Dink ile ilgili istihbaratta dosya var mıydı?” sorusuna, “İstihbarat Daire Başkanlığı arşivinde Hrant Dink ile ilgili açılmış dosya vardır. Benim hatırladığım kadarıyla başlangıçta Hrant Dink hakkında sol faaliyetlerinden dolayı bir fiş vardı” diye yanıt verdi.
CİNAYETE YOL MU VERİLDİ?
Yılmazer’e, cinayet döneminde İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olan Ahmet İlhan Güler’e görevi bırakması için baskı yapılıp yapılmadığı da soruldu. Savcılık, “Hrant Dink cinayetine polis tabiri ile yol mu verildi? Yani emniyet içerisindeki yapılanmanın gerçekleştirilmesi aracı olarak mı kullanıldı?” sorularını da Yılmazer’e yöneltti. Yılmazer “Bu iddia kesinlikle yalandır” dedi. Davanın sanığı Erhan Tuncel’in neden yardımcı istihbarat elemanlığından çıkarıldığı sorusuna ise Yılmazer, “Bu konudaki takdir Trabzon Emniyeti’nindir. Teklif oradan geldi. Onayı da İstihbarat Daire Başkanımız Ramazan Akyürek yaptı” cevabı verdi. 
KENDİ BÜROSUNU BİLEMEDİ 
İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü nezdinde ‘aşırı sağ ve ulusalcı akımlar’la ilgilenen ‘C5 Bürosu’nun kuruluşu hakkında bilgisi sorulan Yılmazer, “Ne zaman kurduğumu tam olarak hatırlamıyorum. C5 Bürosu resmen kurulmuş bir büro mudur onu da hatırlamıyorum. Ben o büroda bazı arkadaşları ulusalcılık faaliyetlerini takiple görevlendirdim. Yani bir ekip kurdum. C5 Bürosu muhtemelen Danıştay cinayetinden sonra oluşturulmuştur” şeklinde ifade verdi.

Tehdit bilgisini sakladı 

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan’ın Ali Fuat Yılmazer’e sorduğu bir soru, Yılmazer’in mahkemeden bilgi sakladığı gerçeğini de ortaya çıkardı. 2008 yılında Hrant Dink suikastını yargılayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Emniyeti’ne bir yazı yazarak, “Dink’in öldürülmesinden önceki günlerde tehdit alıp almadığına, tehdit aldıysa kaç kez aldığına” ilişkin bir çalışma yapılmasını istedi. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü konuyu dönemin İstihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer’e sodu. Yılmazer TEM’e imzalı bir yazı göndererek “Fırat (Hrant) Dink’in tehdit aldığını teyit eden herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır” dedi. Bu yazı üzerine 14. Ağır Ceza’ya “Herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır” ifadelerinin yer aldığı bir yazı ulaştırıldı. Ancak kayıtlarda Dink’in öldürüleceğine ilişkin raporlar bulunmaktaydı. Savcı Doğan, Yılmazer’e “Dink’in tehdit edildiğine ilişkin kayıtların olmasına rağmen bu bilgileri mahkemeye neden bildirmediniz?” sorusunu yöneltti. Yılmazer ise bu soruya oldukça ‘kaçamak’ şu cevabı verdi: “Evet bizim daha önce Dink’in öldürülmesi olayı ile ilgili olarak verdiğimiz bilgilerin dışında ilave bir duyum var mı, yok mu şeklinde algıladım, Dink’in doğrudan tehdit alıp almadığına yönelik bilgi olup olmadığı sorulduğunu düşündük ve arkadaşlar bu yazıyı hazırladı, ben de imzaladım. Öyle hatırlıyorum. Daha önce arşivdeki bilgileri soruşturma makamlarına iletmiştim.” 

Bakmadan Geçme