• Haberler
  • Konya
  • Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen: Şifa ararken zehirlenmeyin!

Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen: Şifa ararken zehirlenmeyin!

Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen, 'Bunun yanında, arabaların egzoz atıkları, doğadaki ıhlamurların ve papatyaların üzerine konuyor. Egzoz gazında bol miktarda ağır metal kurşun vardır. Ihlamur yerine kurşun içiyor olabiliriz' dedi.

Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen: Şifa ararken zehirlenmeyin!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bitki çayları bilinçsiz tüketildiği zaman ciddi zararlara neden olabiliyor. Bazı bitki türlerinin bünyesinde kimyasal maddelere barındırdığına dikkat çeken Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen, “Bunun yanında, arabaların egzoz atıkları, doğadaki ıhlamurların ve papatyaların üzerine konuyor. Egzoz gazında bol miktarda ağır metal kurşun vardır. Ihlamur yerine kurşun içiyor olabiliriz” dedi.

Türkiye’nin tıbbi bitki çeşitliliğinin Avrupa’dan fazla olduğunu söyleyen Fitoterapi Uzmanı Eczacı Muammer Şen, “Türkiye tıbbi bitkiler konusunda aslında bir cennet fakat ne yazık ki biz bundan yeterince faydalanamıyoruz. Ülkemiz insanı bundan yeterince şifa alamıyor. Avrupa ülkeleri, bizden aldıkları bitkileri, çok iyi kullanabilirken maalesef kendi bitkilerimizin kıymetini bilmiyoruz ve onlardan yeterince yararlanamıyoruz” dedi. Tıbbi bitkiler konusunda insanlarda yavaş yavaş bir bilinç oluştuğuna dikkat çeken Eczacı Muammer Şen, “Basında, medyada insanların bilinçlenmesinde bir artış var. Modern ilaçların yan etkilerini gittikçe farkına varılmakta ve tekrar bitkilere doğru bir yöneliş başlamaktadır. Örneğin Irak’ta bulunan 60 bin yıl önceki bir mağarada bir mezarda ebegümeci, civanperçemi ve hatmi bitkileri bulunmuş. Demek ki 60 bin yıl önce insanlar bu bitkileri şifa için kullanabilir durumdaymış. Modern ilaçların ise yaklaşık 150 yıllık bir geçmişleri vardır. Dolayısıyla insanların bitkilerden şifa almaya yönelmeleri çok normaldir” ifadelerini kullandı.

DİKKAT! BİTKİLERİN İÇİNDE ETKİN MADDE BULUNUYOR

Bitkilerin içerisinde çok fazla kimyasal bulunduğunun bilgisini veren Eczacı Şen, “ Bitkidir zararsızdır, yaklaşımı kesinlikle doğru değildir. Bitkilerin içerisinde binlerce kimyasal vardır ve bunların da fayda yerine zararı olabilir. Örneğin Türkiye’de yaklaşık 50 tane sarı kantaron çeşidi vardır. Bunların şifalı olanları 1 ya da 2 tanedir. Eğer siz içerisinde hiperisin ve hiperforin diye etken maddeleri olan sarı kantaronu bulmazsanız ne kadar uğraşırsanız uğraşın şifa bulamazsınız. Konya’nın Akyokuş mevkiinde çok sayıda ıhlamur ağaçları var. Özellikle Haziran ayında Ihlamurlar çiçek açtığında insanlar buradan ıhlamur topluyorlar. Yanından her gün binlerce araba geçiyor. Arabaların egzozları bu ıhlamurların üzerine konuyor. Egzoz gazında bol miktarda ağır metal kurşun vardır. Bunlar ıhlamurlara da geçiyor. Biz çok sevdiğimiz çocuklarımıza, yakınlarımıza ıhlamur çayı içirirken onlara bol bol kurşun da vermiş oluyoruz. Yani bazen fayda yerine zarar vermiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

‘BAZI BİTKİLERİ SICAK SUYLA KAYNATMAK VİTAMİNİNİ ÖLDÜRÜYOR’

Bitki çaylarının hazırlanmasında doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Şen, “Bazı bitkiler, sıcak üzerine dökülerek hazırlanır ve belli bir süre bekletilir ya da sonra soğuk suyla yapılabilir hiç ısılı işlem görmez. Çünkü bazı bitkilerdeki etken maddeler ısıyı görünce bozulurlar. Örneğin kuşburnu bize C vitamini kaynağıdır ama biz onu kaynatırsak C vitamini kalmayacaktır. Vatandaşın bunların hepsini bilmesi çok mümkün değil. Vatandaşların bu konuda eğitim alan hekime gitmesi gerekiyor. Bilgili, deneyimli hekimlerin de bunları reçete etmesi gerekiyor. Eczacı bu çayı hazırlayıp hastalara nasıl kullanması gerektiğini sunacak. O zaman en iyi şifayı bulabilir. Bu konuda hekim ya da eczacı bulamadıysa en azından doğru bilgilere ulaşabileceği güvenebileceği çevresindeki insanları dinlemelerinde fayda var” diye aktardı.

sifa-ararken-1.png

PAPATYA ŞİFA DEĞİL ZEHİR OLABİLİR!

Papatyanın eczacılıkta birçok türü bulunuyor. Biri sağlığa iyi geldiği için kullanılırken biri de böcek öldürücü ilaç olarak kullanılıyor. Türkiye’de doğal olarak tıbbi papatya matrikariyel kamivila yetişmediğini vurgulayan Şen, “ İnsanlar papatya diye kırlardan bolca topluyorlar ve bebek gazına, karın ağrısına iyi geldiği için en sevdiği çocuklarına içiriyorlar. Burada çok dikkat edilmesi gereken şey, doğru papatya değilse ciddi zararlı zehirli etkileri mümkün. Özellikle böbreklere çok zararlı etkileri olabilir. O yüzden bu konu çok önemli ve dikkat edilmeli. Türkiye’de yeni yeni kültürü yapılıyor yani tarımına başlandı. Birde antemisnobilis diye bir papatya vardır o da tıbbi değer taşır ama şifası matricaria gibi fazla değildir. Bazı papatya görünümlü bitkiler papatya zannedilerek kullanılan bitkilerin böcek zehri üretiminde kullanıldığını da burada belirtmek isterim” ifadelerine yer verdi.

‘ANTİBİYOTİK YARARLI MİKROPLARI DA ÖLDÜRÜYOR!’

Antibiyotiklerin faydalı mikropları da öldürdüğünü belirten Şen şunları anlattı: “Boğazımız ağrımaya başlıyor hemen bir antibiyotik yazılıyor. Çok olumlu bir yaklaşımla son 2-3 yıldır devlet artık antibiyotik kullanımını sınırladı ve denetlemeye başladı. Çünkü antibiyotikler belli bakteriler üzerinde etkili ama virüsler üzerinde etkili değil. Eğer boğazınızdaki viral bir enfeksiyonsa boşu boşuna antibiyotik kullanıyorsunuz ve vücut floranız boşu boşuna bozuluyor. Çünkü antibiyotikler zararlı mikropları öldürdüğü gibi vücudumuzdaki yararlı mikropları da öldürürler ve böylece bağırsaklarımızdaki vücut floramız bozulur. Yani basit bir antibiyotik kullandığınızda tekrar o vücut florasının düzelebilmesi için 6 ay geçmesi gerekiyor. Bu nedenle olabildiğince antibiyotikleri bir sonraki seçenek olarak değerlendirip tıbbi bitkilerden elde edilen yağları kullanın.” Kış çayı için; Kekik, Ebegümeci, Hatmi, Sığırkuyruğu, Kuşburnu, Goji Berry bitkilerinin değerli seçenekler olduğunu aktaran Şen, “ Ekinezya bitkisi Türkiye’de yetişmez dediler ve biz Temmuz Organik Çiftliği olarak yetiştirdik. Çok da iyi verim alıyoruz. Özellikle kışa girerken Ekinizya’dan biz tentür diye bir ilaç hazırladık. Bu tentürle bir kür yaparsanız kışa kendinizi hazırlamış olursunuz. Kış boyunca hastalansanız da çok şiddetli geçmeden atlatırsınız. Çünkü Ekinezya’nın tentüründeki etkin maddeler vücudumuzun askerlerini o savaş hücrelerini etkin hale getiriyorlar ve bize saldıran mikroplara karşı vücudumuz hazır olmuş durumda ve çok zarar görmeden atlatabiliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme