Fransa ÇAD'layacak!

Türkiye'nin Afrika'da 12 olan büyükelçilik sayısını 35'e çıktığını belirten Çad Büyükelçisi Ahmet Kavas Türkiye'nin Afrika'da en çok itibar gören ülke olduğunu söyledi

Çad Büyükelçisi Ahmet Kavas henüz 9 aylık bir büyük elçilik olduğunu THY’nin 12 Aralık’tan itibaren Çad’a uçacağını Türkiye’nin Afrika’da itibarı olan ülke olduğunu söyledi. Türkiye, Afrika’da her gittiği yerde büyükelçilik açarken Fransa ise büyükelçiliklerini kapatıyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bu konuyla ilgili “Afrika’da her gittiğimiz yerde büyükelçilik açıyoruz. Fransa ise büyükelçiliklerini kapatıyor. Elçilik binalarını iyi seçin. Fransızlar gittiği her yerde kafasını kaldırdığı zaman Türk bayrağını görsün” şeklinde görüş belirtmişti. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Türkiye Çad Büyükelçisi Ahmet Kavas, son yıllarda Afrika’da 12 olan büyükelçilik sayısını 35’e çıkardıklarını belirterek Türkiye’nin Afrika’da en çok ilgi gören, istenen ülke olduğunu söyledi.

‘AFRİKA’NIN BEŞİNCİ BÜYÜK ÜLKESİ’
Afrika’da 54 bağımsız ülke olduğunu belirten Türkiye Çad Büyükelçisi Ahmet Kavas, Çad’ın Afrika’nın beşinci büyük ülkesi olduğunu söyledi. Kavas, “Afrika’ya baktığımız da malum 54 bağımsız ülke var. Çad kıtanın 5. büyük ülkesi ancak burası bugününden ileriye doğru gittiğimizde 1960 yılından itibaren bağımsız 50 yıllık bir ülke. Bu 50 yılın 48 yılı iç savaşlarla geçtiği için hiç bir kalkınma olmayan bir ülke.Özellikle 2003 yılında bulunan petrolle birlikte bunu kısa zamanda ülkenin kalkınmasına da yönlendirip, iç savaş sonrasında şu anda ülkede çok ciddi gelişme var ve dünyaya açılmakta. Çad artık kendi içindeki istikrarı sağladığı gibi çevre ülkelerle olan sorunlu ilişkileri çözmüş bir ülke olarak görülüyor. Bu böyle devam eder mi, etmesini umut ederiz, etmesi için Türkiye olarak bizimde gayret etmemiz gerekir. 1900 -1960 arası Fransız sömürgesiydi o dönemden kalan tek şey Fransızca resmi dil. Yani Fransa’nın diğer sömürgelerinde görebileceğimiz küçük büyük bazı yapıları Çad’da göremiyoruz. 1900’ lardan öncesi Afrika’da aslında en güçlü devletlerin kurulduğu yerlerin başında Çad geliyor. Kani Bornu Sultanlığı Çad’da ve bugünkü Nijerya, Kamerun,  Orta Afrika bölgesinde 1000 yıl hüküm süren Afrika’nın en uzun ömürlü İslam devletiydi. 1900 yılında Fransa tarafından yıkıldı bu devlet. Kani Bornu devleti ile Osmanlı Devleti ilişkiler 1550’lerde başlıyor iki ülke arasında Osmanlı ile İstanbul ile bugünkü Çad arasında elçiler gönderiliyor ve çok iyi ilişkilerimiz var. Bu dönemdeki ilişkilerimizle ilgili arşivlerde epeyce belge var. Avrupalıların Avrupa’yı sömürgeleştirme yılı olarak 19.yy larda başlayan Çad’a doğru ilerleme sürecinde Çad’ın sömürgeleştirilmemesi için özellikle Trablusgarp vilayetinin güney sınırlarını açık tutuyor. Yani alabildiği kadar Afrika’nın içine doğru ilerliyor. Bu bölgede bulunan Çad’da Osmanlı sınırları içinde Osmanlıya tabi kabul ediliyor hatta kazalar kuruluyor 1913 yılına geldiğimiz de en azından kağıt üzerinden çok fazla yerleşmese bile Tibetsi en az 30-40 yıllık bir Osmanlı kazası bugün Çad’ın kuzeyinde 200 bin kilometre karelik bir alan” diye konuştu. 

1-035.jpg

“ÇAD, AFRİKA’DA ÖNEME SAHİP”
Kavas, “Çad, bugün 1250 bin kilometreye yakın yüz ölçümü  içerisinde Sahra Çölü’nün önemli bir kısmı. Verimli arazileri olan, nehirleri olan Afrika’nın önemli kaynaklarından Çad Nehri’ne sahip, Petrolu var,  altın ve elmas madenleri ve keşfedilmeyi bekleyen bir ülke. İnsan yapısı olarak çok farklı etnik unsurları içermekle birlikte İslam kültürüyle birlikte nüfusun yüzde 80 Müslüman. Bu Müslüman nüfusunda dini konularda hassasiyeti onların Müslüman kimliğinin en önemli unsuru. Toplumda din konusunda ciddi bir çatışma yok. Hıristyanlarla ilişkileri uyumlu ki bu Hıristiyanların geçmişi elli atmış yıllık misyonerler tarafından Hıristiyanlaşmış. Hiç bir zaman toplum arasında din konusunda birbirine karşı husumet yok” dedi. 

‘500 YILLIK İLİŞKİMİZ VAR’
Çad ile 500 yıllık bir ilişkilerinin olduğunu belirten Ahmet Kavas, “Osmanlı döneminde Fransız işgalini başladığı ve sömürgeleştirildiği 1900’ lerden itibaren 1917 ye kadar sürmüş işgal. 1920’ lerden itibaren Çad ile kopan ilişkilerimiz yaklaşık 100 yıl yani 2013 yılına kadar aramızda resmi bir ilişki yok. Yani diplomatik anlamda ilişki yok. Biz 2013 yılında büyükelçiliği açtık. Çad’da 2013 yılında büyükelçilik açmak için karar aldı. Ancak Afrika ülkelerinin Ankara’da büyükelçilik açma ve faaliyete geçirme de bazen çok sıkıntı olabiliyor. Zaman isteyebiliyor. Bu imkanı kendilerinde bulduklarında veya bu imkan sağlandığında da bunun açılması gerekiyor. Çünkü biz şu anda Çad’dan Türkiye’ye gelenlerin işlerini kolaylaştırdık ama Türkiye’den gideceklerin işini kolaylaştıracak olan büyükelçilik olmazsa olmaz bir ilişki olacak. Bizim daha çok sivil toplum kuruluşlarının Çad ile faaliyetleri var. Okullar var,  Kur’an Kursları var. Ticaret olarak Çad’ lı iş adamları bütün zorlukları aşarak Türkiye’den çok büyük alımlar yapmaktalar. Türkiye’den giden gıda ve diğer ürünlerimiz Çad piyasasında tercih ediliyor. THY’nin 12 Aralık’tan sonra uçuşa başlayacak bu iş adamları için iyi haber” şeklinde konuştu. 

“İŞLEM HACMİMİZ 30-40 MİLYONUN ÜZERİNDE”
Türkiye’nin Çad ile işlem hacminin 30-40 milyon üzerinde olma ihtimalinin olduğunu söyleyen Ahmet Kavas fakat elimizin altında doğrudan bir veri olmadığını ifade etti.Kavas, “Olmamasını sebebi de çok uzun bir yolculuk ve bazen Türk ürünlerini Türkiye’den almıyorlar daha çok Dubai’den alıyorlar. Dubai’den alınan ürünler her ne kadar Türk ürünü olarak bilinse de girişi itibariyle Birleşik Arap Emirlikleri patentiyle girdiği için oranın üzerinden geldiğinden dolayı onu bizim ticari kazanımımız olarak yazamıyoruz. İş adamlarımızı Çad’a giderken bir şey satmak için değil üretmek için gelip piyasayı uygun görmek gerekiyor. Çünkü Çad’a herhangi bir şey ihraç etmemenin oraya götürmenin maliyeti çok yüksek. Bu maliyet masraflarına orada küçük işletmeler kurarak bizzat mekanında çünkü petrol rafinerisi olduğu için yan ürünleri petrole dayalı tüm ürünler üretmek mümkün. Çok kaliteli pamuk üretimi var. İstenilen zirai ürün orda üretilebilir. Buğday, domates, patates ve bunlardan elde edilecek mamul maddelerle ilgili çok küçükten büyüye doğru mutlaka imalat sektörüne yönelik küçük işletmelerle başlayıp bunu büyütmek mümkün” ifadelerini kullandı. 

‘SANAYİ NERDEYSE HİÇ YOK’
Çad’da sanayinin yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Kavas, “ Sanayi nerdeyse hiç yok üretim tok ve bütün Çad’ın ham maddeleri sahile taşınırken her bir konteynıra en az 10 bin dolar giderken mamul olup gelirken de 10 bin dolar ödeniyor. Düşünün bu konteynırda zirai ürünler olduğunu ve bu bizi ilerletir. Daha çok orada imalata yönelik faaliyetler için gelmelerini tavsiye ederim. Çünkü orada yapılacak yerel tüccarlar iş adamlarıyla inşaat sektöründe, enerji sektöründe , imalat sektöründe küçük işletmeler alanında yapılacak o kadar çok şey var ki ülke yeniden sıfırdan inşa edilecek, köyünden kasabasından, büyükşehrine kadar yollar, köprüler, kamu binaları şu anda çok ciddi bir kalkınma hamlesi içerisinde ve Türkiye’ye çok önemli bir pazar olabilecek bir yer. Çad’a gelen bir iş sektörü aslında sadece Çad’a gelmeyecek. Kamerun, Nijerya ve Orta Afrika’ya kadar geçmiş oluyor. Bunlar bizim ilişkilerimizde çok önemli belirleyici unsurlardır”diye konuştu. 

“SON BEŞ YILDA BÜYÜK HAMLE YAPTIK”
Son beş yıl içerisinde büyük bir hamle yaptıklarını belirten Ahmet Kavas, “ 12 olan büyükelçiliğimiz 35’e çıktı. Şu anda da Afrika’yla olan diplomatik ilişkilerimizi her zemine taşıyabilecek bir imkâna sahip olduk. İş adamları da artık Afrika’ya giderken çok zor şartlarda değil, doğrudan ve 40’a yakın başkente uçaklarımızın her gün gidip gelmesi dolayısıyla iletişim kuruldu, diplomasi kuruldu. Her alanda Afrika bizim için bilinmez bir kıta değil biz Afrika’ya artık çok hızlı bir şekilde daha iyi tanıyoruz. Afrikalılarda Türkiye’yi tanıtacak zeminleri hazırlıyoruz. Bu zeminlerde artık oluşmakta diye tahmin ediyorum. Bugün şu noktadan baktığımızda on yıl sonraki ilişkilerimizde Afrika bizim beklide en tercihli ilişki kurabileceğimiz Osmanlı devletinin bile asıl gücünü Balkanlardan, Orta Asya’dan veya Afrika’dan aldığı zaman daha çok zirvedeydi. Türkiye de Afrika’yla ilişkilerini olabildiği kadar sağlam zeminlere taşıdığı zaman asıl coğrafyasında çok daha güçlü bir devlet olacak ve bunda Afrika’nın rolü bence öncü bir rol olacak.” şeklinde konuştu. İSMAİL POÇAN

Bakmadan Geçme