Fransız askerlerin Afrikalı çocuklara yönelik cinsel istismarı
Fransız askerlerin Orta Afrika'da 14 çocuğa tecavüzle ilgili yargılandığı dava, "Afrikalılara yönelik cinsel istismarlar bir sömürgecilik alışkanlığı mı?" sorusunu gündeme getirdi.
Söz konusu olayın günyüzüne çıkmasıyla birlikte her kesimden güçlü tepkiler geldi. Özellikle sivil toplum örgütleri, Birleşmiş Milletler yetkilisi Anders Kompass'ın geçen nisan ayında sızdırdığı raporla belgelendirilen tecavüzleri şiddetle kınadı. Bu rapor Kompass'ın görevinden uzaklaştırılmasına neden olmuştu.
Fransa, olayla ilgili soruşturma başlatırken, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bu tür olaylara göz yumulmayacağı taahhüdünde bulundu. Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian ise yaptığı açıklamada, küçük bir grup askerin bütün bir ordunun imajını zedelemesini kabul etmediğini ifade etti.
Cinsel istismara maruz kalan kız çocuklarından birinin annesi Elisabeth M., AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fransa'nın, Orta Afrika'nın başkenti Bangui'ye gönderdiği heyetin yürüttüğü soruşturmaya boyun eğdiklerini söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Missouri Üniversitesi'nde Sömürge Tarihi Profesörü Sudanlı Abdullah İbrahim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yeryüzünde yeni bir şey yok. Çocukları koruyan insan hakları örgütlerinin tepkisini çeken bu olaylar, maalesef kökleri çok eskiye dayanan sıradan olaylar" dedi.
İbrahim, şöyle devam etti:
"Biz bazen İngiliz ve Fransızların, Afrikalılara karşı uyguladığı sömürgecilik şiddetinin, tecavüz olaylarına uzandığı 19'uncu yüzyılda neler yaşandığını unutuyoruz. O zamanki vakalar bugün benzer olaylarda yaşandığı gibi medya takibine alınmadı. O dönemde insanlar bunu duyduğunda şaşırmıyordu çünkü yaşananlar Avrupa zihniyetine göre normal bir olguydu. Hatta bu cinsel bir hak olarak görülüyor ve sadece Afrikalılarla da sınırlı kalmıyordu. İngiliz ve Fransız askerler, Avrupalı kadınlara da tecavüze kalkışıyordu."
Tarihçi Miriam Gebhardt, "Askerler Geldiğinde" isimli eserinde Fransız, İngiliz ve Amerikan askerlerin 2'inci Dünya Savaşı'nın sonlarında 1945'te köylerde ve kentlerde yaklaşık 190 bin Alman kadına tecavüz ettiğini iddialarına yer vermişti. Bazı tarihçiler ise olayları tecavüz değil, fuhuş olarak nitelendiriyor.
Fransa'nın 1988-1991 yılları arasında Savunma Bakanı olan Jean-Pierre Chevènement, mayıs ayında Avrupa radyosuna yaptığı açıklamada, Fransız askerlerinin çocuklara tecavüzlerinin "zor çalışma koşullarından" kaynaklandığını savunmuştu.
Chevènement'in "Zavallı ve göz ardı edilmiş insanlarla görüşmek böyle davranışlara teşvik eder. Fransız ordusunu tüm bunların dışında tutmak gerekir. Zira Afrikaya çok büyük bir hizmet sunuyor ve kendisine tevdi edilen görevi profesyonel şekilde yerine getiriyor" şeklindeki açıklamaları tartışmalara yol açmıştı.
İsminin açıklanmasını istemeyen Afrikalı bir diplomat, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Fransız siyasetçilerin Afrika'ya yönelik kibirli tutumu yeni sayılmaz. Fransa, Afrika kıtasını siyasi, ekonomik, askeri yönden kontrol altına almaya çalıştı. Üstelik bunu gösteren yalnızca cinsel şiddet de değil" ifadelerini kullandı.
Diplomat, "Bundan sonra Afrikalı siyasetçilerin, Fransız güçlerinin ciddi yaptırımlara tabi tutulması talebiyle harekete geçmesi gerekir. Böylelikle başka hiçbir ülke bu konularda bize zarar veren görüşler beyan edemesin" dedi.
Kökleri geçmişe uzanan beyaz insanların siyahilere yönelik cinsel taciz olgusu varlığını sürdürürken sadece failler ve kurbanların isimleri değişiyor. Christiaen van Couwenbergh'in 17'nci yüzyıla ait "Siyahi Kadına Tecavüz" isimli, 3 beyaz erkeğin cinsel tacizinin resmedildiği tablosu, sömürge sisteminin getirdiği düzeni gözler önüne seriyor.
Bakmadan Geçme