• Haberler
  • Konya
  • Geleceğe 'kardeşliğimizi' miras bırakacağız

Geleceğe 'kardeşliğimizi' miras bırakacağız

Geleceğe 'kardeşliğimizi' miras bırakacağız
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kulu-Cihanbeyli Yardımlaşma Derneği toplantısı, son günlerde artan terör olaylarına ve bu bahaneyle ekilmeye çalışılan nifak tohumlarına yine tokat gibi bir cevap niteliğindeydi. Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Ramazan Yaşar “Gelecek nesillere ‘kardeşliğimizi’ miras bırakmak istiyoruz” dedi ve ekledi; “En büyük misyonumuz kardeşliğimizin yaşatılmasıdır”  

Kulu-Cihanbeyli Yardımlaşma Derneği üyeleri Aday tanıtım toplantıları çerçevesinde Konya Dedeman Otel’de bir araya geldi. Dernek Başkanı Ramazan Yaşar yaptığı konuşmada son dönemde artan terör olayları ve kardeşlik bağlamında önemli açıklamalarda bulundu. Zaman zaman bu yönde tanıtım toplantıları düzenlediklerini ifade eden Yaşar, bu tip toplantıları sadece siyasileri dinlemek için değil, bir araya gelerek çalışmaları ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu bir kez daha gözden geçirme amaçlı organize ettiklerini söyledi.

BİZİM MİSYONUMUZ; ‘KARDEŞLİĞİN YAŞATILMASIDIR’

Bir Sivil Toplum Örgütü olarak siyasetle ilgilenmeleri konusunda eleştiri aldıklarını kaydeden Yaşar,” Ancak yaşadığımız coğrafyanın içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurulursa, elinizi taşın altına koymadan, sorunlarla dertlenmeden bu toprakların sorunlarına çözüm bulunması mümkün değildir” diye konuştu. “Bizim en önemli düsturumuz ortak değerlere saygı. Biz İslami değerlerin korunması ve yaşatılması noktasında her zaman tarafız. Türkiye’de farklı etnik, dini kaynaktan gelen 77 milyon insanın bir arada yaşaması ve yaşatılması için uğraşıyoruz. Bu sadece siyasilerin görevi olamaz.  Zaten siyasilere bıraktığınız zaman bu işi onlar işi biraz daha yokuşa sürüyor” şeklinde konuşan Yaşar, derneklerinin bulunduğu yeri 77 milyon insanın kardeşliğinin durduğu ve birlikte yaşama kültürünün yaşatıldığı yer olarak ifade etti.   Kendilerinin başka söylemleri desteklemesi durumunda böyle eleştirileri belki de almayacağını ifade eden Yaşar sözlerini şöyle sürdürdü; “Atalarımızdan aldığımız kardeşlik emanetini gelecek nesillere taşımak bizim en önemli misyonumuz. Bundan ikibin yıl sonrada bu kardeşlik bu topraklarda yaşasın istiyoruz. Bizim değerlerimize sahip insanlar bu topraklarda yaşamaya devam etsin istiyoruz. Biz kardeşliğin, milli ve manevi değerlerin yanında kim duruyorsa orada durmaya devam edeceğiz. Bu nedenle 1 Kasım seçimlerinin ne denli önemli olduğu aşikardır. Hatta bu önemi geçtiğimiz 90 günlük süreçte çok daha iyi anlaşılmıştır. Irak ve Suriye haberlerini dinlerken bunu daha iyi gördük. Türkiye’yi bir arada tutma çabasının tam ortasında biz varız.”

7-2-3.jpg

“BİRLİKTELİĞİN DEVAM ETTİRİLMESİ BİRİNCİ ŞARTTIR”

Kulu belediye başkanı Ahmet Yıldız’da konuşmasında dernekleşmenin önemine değindi. Dernekleşmenin yüzyılın vazgeçilmezi olduğunu kaydeden Yıldız, birlikteliğin daha da pekiştirilmesi için bu tip faaliyetlerin daha sık gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. 1 Kasım seçimlerinin önemine değinen Yıldız, “İslamın son kalesi olan bu topraklarda İslamın zaferi için seçimler çok önemli. Bu seçimi kazanmak için dua edelim. Hatta meselenin önemini kavrayamayanlar için daha çok dua edelim” diye konuştu.

“ETLE TIRNAK GİBİ OLDUĞUMUZ İNSANLARLA GELECEĞE OMUZ OMUZA YÜRÜYECEĞİZ”

Daha sonra kürsüye gelen Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’da özellikle Kulu-Cihanbeyli tarafının Selçuklu bölgesini tercih etmeleri dolayısıyla bu bölgenin meseleleri aynı zamanda bizi de yakından ilgilendiriyor” diyerek başladı sözlerine. Bunun aynı zamanda kendileri için Selçuklu Medeniyeti dolayısıyla tabi bir misyon olduğunu da hatırlatan Altay, yüzyıllar boyunca farklı etnik ve dini temelli grupların bu topraklarda barış içinde yaşadığını hatırlattı. “Yüzyıllar süren kardeşliğimiz sonunda etle tırnak gibi olduğumuz insanlarla bugünde omuz omuza geleceğe yürüyoruz” diyen Altay, “ama ne olduysa son yüzyılda oldu. Biz Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur diyen bir anlayıştan geliyoruz. Ancak tüm bunlara rağmen birlikte bu topraklar için şehit olup yan yana yatan insanlarıı birbirine düşürmeye çalıştılar. Ancak onlar ne yaparlarsa yapsınlar, ne oyun oynarlarsa oynasınlar “kardeşlik” hukukumuz onların başarılı olmasını önleyecektir. Tüm olumsuzlukların üstesinden elbirliğiyle gelecektir. Yeniden hep birlikte ayağa kalkacağız. Çünkü biz ne kadar güçlüysek çevremizde o kadar güçlü. Ümmet de o kadar güçlü demektir.  

“KÜRT BENİM ELİM, BEN ONUN AYAĞIYIM”

Ilgınlı olmasına rağmen toplantıya katılan ve belkide en çok alkışı alan isimlerden biri de Ak Paürti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir oldu. Konuşmasına Sezai Karakoç’un bir anısını anlatarak başlayan Özdemir, “Cihanbeyli, Kulu ne kadar sizin se, Ilgın, Akşehir, Sarayönü’de o kadar sizindir. Ilgın ne kadar bizimse Cihanbeyli o kadar bizimdir” dedi. Özdemir sözlerini şöyle tamamladı; “biz aynı toprağı paylaşan insanlarız. Aynı ülkeyi yaşıyoruz. İnsanlar birbirlerinin organları gibidir. Kürt benim elim, ben onun ayağıyım. Bu topraklarda yaşayan herkeste biraz Kürtlük, biraz Türklük, biraz Çerkezlik vardır”

7-2-1.jpg

“TERÖRÜN KARŞISINDA DURMAK İNSANİ VE İSLAMİ GÖREVDİR”

Son olarak kürsüye gelen Ak Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı’da ilk olarak Derneğin kuruluşundaki amaçları anlatarak başladı sözlerine. Aradan geçen zaman içinde Milli Birlik ve Kardeşlikle ilgili önemli çalışmaların altına imza attıklarını ifade eden Ağralı, Milli Birlik ve Kardeşlik projesinde Konya modelinin anlatıldığı çalışmayı hatırlattı. Terörün tüm şiddetiyle sürdüğü hatta yükseldiği bu dönemde Kulu ve Cihanbeyli’de süregiden güzelliklerin anlatılmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Ağralı “Son olarak Ankara’da yaşanan terör olayı başta olmak üzere tüm terör olaylarında hayatlarını kaybeden vatandaşlara rahmet ve yakınlarına sabır diliyorum. Suçlular en kısa zamanda yakalanacaktır. Kimsenin bundan şüphesi olmasın” dedi.  Birlik, beraberlik, güven ve istikrar konuları ne bir kişinin nede bir partinin değil, herkesin görevi olduğunu belirten Ağralı sözlerini şöyle sürdürdü; “ Ülkeye sahip çıkma adına teröre karşı durmak hem İnsani hem İslami görevimizdir. Bunu başarmak durumundayız. Başarırsak kazananlardan, başaramazsak kaybedenlerden oluruz. Bu bütün ümmetin sorumluluğudur. Bu anlayış bir siyasi mücadele değil, ümmetin mücadelesi. Biz özeleştirimizi yaptık. Tekrar toparlanma ve davaya sahip çıkma bilinciyle hareket ettik. Yapacağınız en büyük kötülük, insanlar arasındaki gönül bağının zedelemektir. Güçlü olmak zorundayız. Yoksa bu coğrafyada ayakta duramayız. Türkiye güçlü olursa Türk’de, Kürt’de, Arap’ta güçlü olacaktır. Kardeşliğin sürdürülmesi için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor.”

HAYRETTİN HÜSEYİN ATAK / YENİ HABER

Bakmadan Geçme