Genç nesil dilini kaybediyor...Önce Türkçe!
Türkçe, dünyanın en çok konuşulan altıncı dili. Buna karşılık en çok yozlaşan dillerden birisi. Hayatımıza internetin girmesi ile de bu yozlaşma her geçen gün biraz daha artıyor.
Çağımızın en büyük sorunlarından birisi de Türkçenin kullanımı. Türkçe günümüzde resmi dil, devlet dili, azınlık dili ve göçmen dili olarak 12 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada kullanılmakta. Buna rağmen her yeni nesilde Türkçenin biraz daha yozlaşıyor.
TÜRK DİLİNİ KENDİNE DERT EDEN OKUTMAN
1930’lu yıllarda konuşulan Türkçe ile 1970’li yıllarda konuşulan Türkçe birbirinden çok farklı. 2000’li yıllarda ise dilin artık iyiden iyiye yabancılaştığı acı bir gerçek. Eski bir kitabı okuduğunuzda, eski bir filmi izlediğinizde bu değişimi fark etmemek mümkün değil. Türkçenin kullanımını ve gitgide yabancılaşmasını kendine dert eden birileri hâlâ var. Bunlardan birisi de Selçuk Üniversitesi Türk Dili Okutmanı Şakir Tuncay Uyaroğlu. 33 yıldır Türk Dili derslerine giren Şakir Hoca, Türkçenin inceliklerini gençlere öğretmeye çalışıyor. Toplum olarak fazla kitap okumadığımızın altını çizen Uyaroğlu; “Çok okumadığımız için kelime hazinemiz de çok zayıf. Özellikle bazı kelimelerin kullanımı konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Örnek verecek olursak benim ısrarla kameriye dediğim mimari yapıya millet olarak kamelya diyoruz. Oysa kamelya Japon gülü demektir. Bu açıklamayı yaptığımızda, muhataplarımız şaşırıyorlar. Tezkere ile teskerenin farklı anlamlar taşıdığını maalesef bilmiyoruz. –da – de bağlacı ile ismin de hâli ekini ayırmakta o kadar zorlanıyoruz ki sanırsınız yeni bir dil öğretiliyor bize. Dilin incelikleri çok fazla, hâliyle yanlışları da çok fazla yapıyoruz.” dedi.
GENÇLER DİL KONUSUNDA CİDDİYETSİZ
Gençlerin dile bu kadar yabancılaşmasında olumsuz etkenlerin önemini de vurgulayan Uyaroğlu; “Gençler, istisnalar dışında dil eğitimini, Türkçe eğitimini ciddiye almıyorlar. Ama biz azmimizi gayretimizi kaybetmiyoruz. Olağanüstü bir ilgi uyandırmaya çalışıyor, bizim seviyemize gelsinler diye uğraşıyoruz. Bilmiyorum ne kadar süre sonra bizim seviyemize ulaşacaklar. Çok ciddi eksikleri var çocuklarımızın. Gençlerde dil konusunda bir ciddiyetsizlik söz konusu. Bu yüzden her nesilde dilimiz biraz daha yabancılaşıyor. Bu durumda olumsuz etkenleri de dışarıda bırakamayız. Radyo televizyon yayınlarında kullanılan dil, internet ortamında kullanılan dil bizi çileden çıkartıyor. Hep aynı söz varlıklarını kullanıyorlar. Kendilerini yenileme gibi bir gayretleri yok.” dedi.
DİL EĞİTİMİ AİLEDE BAŞLIYOR
Yeni nesillerin Türkçeyi iyi konuşması için aileye büyük görevler düştüğünü belirten Şakir Tuncay Uyaroğlu; “Yılmadan, bıkmadan, âcizlenmeden mücadeleye devam etmek lazım. Gençler için aile bireyleri, büyükleri çok etkili. Çocuk ailenin aynasıdır. Anneden babadan ne duyarsa ister istemez o şekilde yetişiyor. Siz istediğiniz kadar düzeltmeye çalışın, ailede yanlış konuşan kişiler var ise o çocuk üniversite çağına gelse de maalesef yanlış konuşmaya devam ediyor.” dedi.
A HARFİNİN ŞAPKASINI TEKRAR EKLETTİ!
Türkçenin kullanımını sadece kendine dert etmekle kalmayıp birçok çalışma yapan Uyaroğlu; “Sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması için çok çaba sarf ettik. Önce ”Türkçe Konuşalım.” adlı programı hazırlayarak 32 bölüm şeklinde bir TV kanalında sundum. Ardından TRT’ye geçtik. TRT Okul için 19 bölümden oluşan Dil Bilgesi adlı bir dizide yer aldık. Bu program çok beğenildi. Fakat çok emek verdiğimiz bu programın daha geniş kitlelere ulaşması en büyük dileğimizdir. Üniversitemiz de, bu konuda bize oldukça destek veriyor. Yaptığımız programlarla ilgili olarak bütün Selçuk mensuplarını ve öğrencileri bilgilendiriyorlar. İki yıldır İçişleri Bakanlığı’nın personeline ve kaymakam adaylarına Türkçenin inceliklerini anlatmak için konferanslar veriyorum. Hatta Şubat’ta ve Mart’ta programlarım var. Bir de gençlerin nüfus cüzdanlarında bulunan ‘bekar’ ifadesini bekâr’a dönüştürmede de bir çaba sarf ettim. Büyük emeğimiz var ve zor olan bu işi de başardık. İki yıldır bütün bekârların nüfus cüzdanlarında şapkalı a kullanılıyor.” dedi.
ÖNCE TÜRKÇE, SONRA BAŞKA BİR DİL ÖĞRENMELİ
Türkçeyi öğrenmeden başka bir dil öğrenmenin daha zor olduğunu vurgulayan Şakir Tuncay Uyaroğlu; “Önce gençlere Türkçenin inceliklerini öğretmek lazımdır. Mesela sınavlarda çocuklardan dilekçe örneği istiyorum. Kâğıt yazarken a’daki şapkayı önemsemezseniz, ciddi bir puan kırarım diyorum ona rağmen önemsemiyorlar. İngilizce öğretmenleri de yabancı dil öğretiminde zorlanıyorlar. Önce Türkçe öğrenmeliler ki, başka dil öğrenebilsinler. Fakat İngilizce öğretmenleri de bizim yerimize Türkçe öğretmeye çalışıyorlar.” dedi.
ŞAKİR HOCA FAHRİ DOKTORA’YI HAKEDİYOR
Türkçe bu kadar yabancılaşırken, birilerinin dilimizin yozlaşmaması için bu kadar çaba sarf etmesi takdire şayan bir durum. Şakir Hoca, birçok akademisyen yetiştiren, buna rağmen Türkçe konusunda gereken çalışmalarımı yapamam diyerek akademik kariyerden vazgeçen bir okutman. Türkçeyi bu denli önemseyen, bu uğurda 33 yıl gibi neredeyse bir ömür harcayan bu hocamıza bir Fahri Doktora verilmesini temenni ediyoruz.
BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme