'Gerçek kahraman Erdoğan'
15 Temmuz işgal girişiminin en yakın tanıklarından biri olan Erdoğan'ın avukatı ve Afyonkarahisar milletvekili Özkaya, Erdoğan'ın darbe gecesi yaptıkları ve yaşadıklarıyla gerçek bir lider ve kahraman olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.
15 Temmuz işgal girişiminin en yakın tanıklarından biri olan Afyonkarahisar milletvekili ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ali Özkaya “o gece” ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın darbe gecesi yaşadıklarıyla gerçek bir kahraman olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Özkaya, bunun aksinde yapılan her açıklamanın Yenikapı ruhuna vurulan bir darbe olduğunu kaydetti.
TERÖRİSTLERİN SON ÇARESİ DARBEYDİ
“15 Temmuz darbe sürecine gelmeden önce bunlar niye darbe yaptı diye kendim dört tane gerekçeyi tespit ettim” diyen Özkaya, “Birincisi İzmir Casusluk davasının kumpas olduğuna dair davada, bu terör örgütünün suçu işlediğine dair kesin deliller olduğunu, bununla alakalı askerlerin yakalanma kararlarının çıkması ve bu sürecin onlara doğru gitmesi. İkincisi bizim meclisten çıkarttığımız yüksek mahkeme sayısının azaltılmasıyla ilgili kanunun onaylanacak olması sayın cumhurbaşkanı tarafından. Yüksek mahkemedeki FETO üyelerinin tasfiye edileceğinin bilinmesi. Üçüncüsü Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Coşkun’un yaklaşık üç yıldır uğraşarak çok büyük bir gayretle, emekle hazırlamış olduğu ana iddianamenin sunulması. Dördüncüsü de YAŞ’da bu örgütün bilinen önemli bir kısmının tasfiye edilmesi. Ben birkaç tane bizzat bu işi yürüten kişilerle konuştum. Genelkurmay başkanına 530 kişilik bir liste verildiğini, bu listenin bir kısmı da basına sızdı. O listeler genelkurmay başkanı tarafından dinlenirken, ilgili personel daire başkanının Genelkurmay başkanının yanında olduğu, dolayısıyla işin en üstteki olan kişilere bildirdiği ve bunlara vakıf olduğunu devletin üst kısmındaki kişilerden dinledim. Bunu gören terör örgütünün yöneticileri, artık duvara tosladıklarını, gidecek bir kapının kalmadığını görüp darbeye karar verdiler ve darbeyi bizzat yürütmeye başladılar.’’ diye konuştu.
FETÖ'NÜN DARBESİNE KARŞI DİRENİN
FETO’cuların gerçekleştirdiği darbeye karşılık AK Parti teşkilatını, basını ve bürokrasiyi organize etmeye çalıştığını anlatan Özkaya’’ Biz bu süreçte sayın Cumhurbaşkanımızın avukatlığını yaptığımız için çok fazla askerlerle de iletişim oldu. O arkadaşları aradım ne oluyor ne var diye. Dediler ki Ali Bey havacılarla jandarmanın öncülüğünde darbe yapıyor FETO, durum çok vahim, çok ciddi. twit attım 22:46’da FETO darbe yapıyor, uyanın ey millet diye. Bu Türkiye’de FETO darbe yapıyor diye atılan ilk twit. Bizden önce darbe mi yapılıyor, kalkışma mı oluyor diye tartışma vardı. Ondan sonra genel merkeze vardık. ‘’ ifadelerini kullandı.
DARBECİLERİN ALNINDAN VURUN
Konuşmalarına şu şekilde devam eden Ali Özkaya: ‘’Genel merkezdeki polisler uçak ve helikopterlerden tedirginler. Ne oluyor dediler, arkadaşlar tabancalarınızı falan atın, çelik yelekleriniz giyin, uzun namlulu silahlarınızı alın, buraya gelen askerin alnından vurun, darbe oluyor dedim. Vekilim siz ne diyorsunuz böyle şey mi olur ciddi misiniz diye konuştular. Şakası yok iş çok ciddi. Onun için bunu yapın. Tabi onlar hemen koşuşturmaya başladı. Genel Merkeze girdim, hiç kimse yok. Kim var, kimse yok dediler bekçiler ve polisler var. Oradaki arkadaşlara söyledim, darbe oluyor. Geri çıktık yapacak bir şey yok. Oradan Cumhurbaşkanlığı külliyesi taranıyor dediler. Oraya gidelim dedik.’’
BAZI İSTASYONLAR BENZİN VERMEDİ
Saldırının olduğu yerlere giden Özkaya burada milletle beraber darbecileri alaşağı ettiğini belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü: ‘’Cumhurbaşkanlığının oraya gittik. Orada da kimse yok. Polislere falan söyledik. Daha sonra MİT’in orası taranıyor dediler. Bu sefer oraya gittik. Arabayla geziyoruz. MİT’in oraya gittiğimizde MİT birinci taramadan çıkmıştı. Ambulanslar yığılmış. Silah sesleri geliyor, insanlar yeni yeni geliyor. Kameralarla kayıt yapıyorlar. Çatışmalar var. Dikmen kapısı kapalı geri u dönüşü yaptım. Çankaya kapısına geldim. Çankaya kapısını kapatmışlar. Otobüsleri çekmişler. Dediler ki kimseyi alamıyoruz. Meclis başkanımızda çıktı. Kimse yok. Girseniz sadece kendiniz girersiniz, yanınızda koruma olamaz, dediler. Geri çıktık, madem kimse giremiyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün oraya gittik.’’ Özkaya, “Benzinimiz bitmek üzere , benzin alalım. Emniyet Genel Müdürlüğünün üstündeki bir istasyon benzin vermedi. Silahı çekti birisi doldur dedi, görevli doldurmuyorum ben dedi. Benzinliği kapattılar, dubaları koydular. Işıkları söndürdüler. Benzin vermiyorlar, vermediler. Hiçbir sebep yok. Bunu ben birkaç yere söyledim aklınızda olsun. Başka benzincilerde fiyatları yükseltmişler, benzin vermemişler.’’ diye konuştu.
.jpg)
GERÇEK KAHRAMAN ERDOĞAN
O gece Cumhurbaşkanımızın havada yaşadıklarına da değinen Özkaya Sözlerine şöyle devam etti:‘’Burada gerçek kahraman ilk başından beri sayın Cumhurbaşkanımızdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın havada yaşadığı trafiği bizzat hava hareket başkanlığındaki bir askerden dinledim. Onu da Abdulkadir Selvi’ye anlatmıştım. O da yazdı. Önce Dalaman’da üç uçak yan yana duruyor. Cumhurbaşkanımıza sivil uçağı veriyorlar, ama sivilde olsa askeri uçakta olsa her uçağın bir kodu bulunmakta. Hem Ankara Hava Harekatında eksi birde ve Eskişehir Hava Harekatından tüm uçakları biliyoruz ve görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın uçağı kalktıktan sonra, Eskişehir’de bir albay, yarbay, bir general radarı görüyor, komutanım bu Cumhurbaşkanının uçağı diyor. Aman darbecilere gösterme bunu sil, kaybet, radardan yok et diyor. Adam bunu yok ediyor. Sonra Eskişehir’in komutanı, düğün sahibi olan Mehmet Şanver’den dinledim. Hava Kuvvetleri Komutanı eksi birde yine Cumhurbaşkanımızın uçağını görüyorlar. Cumhurbaşkanımızın uçağını bombalayacaklar. O hava kuvvetlerinin oradaki korgeneral burayı arıyor, kimse açmıyor telefonu bir başçavuşa ulaşıyor, git Hava Kuvvetlerinde ki elektriklerini kes. Adam kabul etmiyor, kesmiyor. Bunun üzerine kuvvet komutanı diyor ki kes generalin söylediğini yap. Adam en son gidiyor, elektrikleri kapatıyor. O elektriklerin jarzı vs. kapatınca, orasının bütün elektrikleri gidiyor, radarlar kapanıyor. Klimalar duruyor, kapılar otomatikman kapanıyor. Darbeciler epey bir havasız kalmışlar. Hepsi ölecekmiş. İkinci aşamada sayın Cumhurbaşkanımızın uçağı daha sonra Bandırma havaalanına geliyor. Uçak tam otuz beş dakika tur atıyor, inemiyor. Karartma uygulanıyor, elektrikler kesiliyor. Bu arada İstanbul Havaalanı temizleniyor. İstanbul temizlenince İstanbul’a yöneliyorlar. Bu arada darbeci F16 uçağı Cumhurbaşkanımızın uçağını fark ediyor. İki uçak karşı karşıya geliyor, iki füze beş yüz yirmi tane top mermisi var. Cumhurbaşkanımızın uçağına ateş edecekler. Nefeslerimizi tuttuk. Allahın lütfu, bu kesinlikle Mevlanın koruması başka hiçbir şey olamaz. Uçağın yakıtı bitiyor. Karşı karşıya gelen uçak dönüyor, havadaki tanker uçak Bursa şehir havaalanı üstüne geliyor. İşte altı ton yakıt alırmış, yedi dakika ile on dakika arası doldurulurmuş. Havada yakıt ikmali yapıyorlar. Tekrar dönüyor, bu arada Cumhurbaşkanımızın uçağı iniyor. Terörist defalarca tur atıyor, karartma olduğu için göremiyor. Görse Cumhurbaşkanının uçağını vuracak. Yerdeyken görse de vuracaklar. Bu kadar gözü dönmüş alçak, katiller.’’ ifadelerini kullandı.
SAİD BULUT / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme