'Güçlenen Türkiye'den her zaman rahatsız oldular'
Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yer alan ve acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek uygulamaları beraberinde getiren 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 40 yıl geçti.
Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yer alan ve acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek uygulamaları beraberinde getiren 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 40 yıl geçti. Darbelerin hem Türkiye için hem dünya tarihi için birer utanç vesikası olduğunu belirten Leyla Şahin Usta, dış güçlerin, güçlü Türkiye’den her zaman rahatsız olduklarını söyledi. Macron ve Joe Biden’ın açıklamalarına da tepki gösteren Usta, “Sömürgeci zihniyetten vazgeçemeyen Avrupa hala kendi idare edebileceği bir coğrafya planı üzerinde çalışıyor. Türkiye’nin, coğrafyadaki diğer ülkelerin güçlenmesi adına yaptığı çalışmalar, sömürgecileri rahatsız ediyor. Bölge ülkelerinin bağımsız hareket etmesini istemiyorlar. O yüzden Türkiye ile uğraşıyorlar” dedi.
Demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan ve acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek uygulamaları beraberinde getiren 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 40 yıl geçti. Darbelerin hem Türkiye için hem dünya tarihi için birer utanç vesikası olduğunu söyleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta, “12 Eylül Darbesi 1980 yılında yapılmış, askeri sistemin yönetime el koyduğu, pek çok genç insanın sağcı solcu diye etiketlendiği ve maalesef canından olduğu bir dönem. Darbeler öncesinde tabi ki bir zemin hazırlanıyor, bu zemin üzerinden de darbeler meşrulaştırılıyor. Vatandaşa zor kullanarak, baskıyla birtakım dayatmalar getiriliyor. Keşke bu acılar hiç yaşanmasaydı. Ama maalesef dönemin siyasi gücünün zayıf olması ve siyasetin başka güçler tarafından yönetiliyor olması sebebiyle bu darbeler hep yaşanmıştır. 1980 darbesi Türkiye’nin siyasi tarihinde çok açık ve net bir şekilde ortaya çıkmış olan askeri bir darbedir. Hepimiz, Kenan Evren’in açıklamalarıyla, radyodan yapılan o anonslarla o günleri hafızalarımızda tutuyoruz. ‘Bir sağdan, bir soldan astık’ diyecek kadar acımasız ve vicdansız bir darbe olan 1980 darbesi asla unutulmaz. Bu darbede vefat eden, zindanlarda işkence görüp de vefat eden herkese Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
“TÜRKİYE, DARBELERİ TARİHE GÖMDÜ”
Türkiye’nin darbeleri her defasında tarihe gömdüğünü ifade eden Usta, “Türkiye’den rahatsız oluyorlar tabi ki. Darbeleri atlatmış, bitirmiş ve her seferinde de güçlenerek çıkmış bir Türkiye var şuanda. Özellikle AK Parti iktidarı geldikten sonra Türkiye’de vesayet odaklarının darbe girişimleri hiç bitmedi. Tam tersine, fırsat buldukça bunları denemeye çalıştılar. Gerek liderimiz, genel başkanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız üzerinden gerekse de dış güçler üzerinden bu vesayet odakları sürekli hem Recep Tayyip Erdoğan’ı bitirmek hem de AK Parti’yi bitirmek için girişimlerde bulundular. Ama Elhamdülillah milletimiz arkasında durduğu lidere gerçekten büyük bir güç ve destek vererek darbecilerin hepsini püskürttü. Hiçbiri emellerine ve çabalarına ulaşamadılar” ifadelerini kullandı.
“15 TEMMUZ DÜNYA TARİHİ İÇİN ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”
15 Temmuz’un dünya tarihi için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Usta, “En son darbe girişimi 15 Temmuz’da yaşandı. 15 Temmuz 2016’da yaşadığımız bu darbe girişiminin millet eliyle ters çevrilmesiyle birlikte Türkiye tarihinde artık darbelerin yapılamayacağının mührü vuruldu. O defter kapatıldı. Hiçbir vesayet odağının veya dış gücün bu ülkede artık darbe yapamayacağını hem içerideki hem de bütün dünyadaki düşmanlarımıza göstermiş olduk. Bu, dünya tarihi için önemli bir dönüm noktasıdır. Darbelerin ülkemizde bitirilmiş olduğunun göstergesidir. Ülkemizin; özgürlüğüne, demokrasisine, insan haklarına, insan onuruna, seçilmiş bir hükümetin hakkının ve hukukunun korunmasına ne derece bir değer kattığını gösteren tarihi bir noktadır. Bu noktaya gelmiş olmak Türk milletinin başarısıdır. Bu sadece tek başına bir kişinin veya birinin yapabileceği bir başarı değildir. Bunu tabi ki bir lider olmadan asla yapamazsınız. Ülkemiz geçmişte şapkasını alıp giden liderleri çok gördü. Türkiye, idam edilen bir başbakanı da gördü. Bu kadar uç noktaları yaşamış olan Türkiye’de, cesur bir lider çıkıyor ve arkasına da milletinin gücünü alarak darbeleri bitirdiğini çok net ve açık bir şekilde gösteriyor” diye konuştu.

“SADECE TÜRKİYE DEĞİL, COĞRAFYAMIZ DA GÜÇLÜ OLMALI”
Türkiye’nin yeni hedeflerini açıklayan Usta sözlerini şöyle sürdürdü: İnşallah bundan sonrası için hedefimiz, Türkiye’nin bu onurlu dik duruşunun coğrafyamızda da uygulanabilir hale gelmesidir. Coğrafyamızda da güçlü ülkelerin, bir an önce kendi milletlerinin seçtiği liderler ile yönetilir hale gelmesidir. Sadece Türkiye’nin güçlü olması yetmez. Bu coğrafyada Türkiye’nin yanında güçlü ve milletinin seçimiyle göreve gelmiş iktidarların görevde olması lazım. Türkiye’nin hedefi bu anlamda büyük. O yüzden Türkiye ile uğraşıyorlar. Hedefimiz sadece Türkiye’nin güçlü olması değil; coğrafyamızdaki diğer Müslüman ülkelerin de hepsinin güçlü ve başarılı olması. Türkiye o zaman daha da güçlenebilir. Bizim kimsenin bir karış toprağında da gözümüz yok, hiçbir ülkenin idaresinde de gözümüz yok. Biz sadece şunu söylüyoruz: Eğer bir ülkenin milleti bir karar vermişse, bir lider seçmişse, seçilmiş liderin arkasında herkesin durması ve saygı da duyması gerekir. Ama maalesef sömürgeci zihniyetten vazgeçemeyen, kurtulamayan Avrupa hala kendi idare edebileceği bir coğrafya planı üzerinde çalışıyor. Artık bundan vazgeçmek zorundalar.
“MACRON’A VE BIDEN’A PABUÇ BIRAKACAK ÜLKE DEĞİLİZ!”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkan Adayı Joe Biden’ın açıklamalarına da tepki gösteren Leyla Şahin Usta, “Yakın zamanda Amerika’dan Joe Biden’ın açıklamalarını dinledik. Daha bir gün önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıklamalarını duyduk. Bunlar hala hem güçlü Türkiye’den rahatsız olduklarını hem de güçlü bir lider olan Recep Tayyip Erdoğan’dan rahatsız olduklarını açıkça söylüyorlar. Farkındaysanız hiçbir çekinceleri yok. Bunu açıkça ifade ediyorlar. Ancak şunu bilmeliler ki; artık bunlara pabuç bırakacak ne lider var ne de millet var. Artık biz, bütün Avrupa’da ve dünyada güçlü ve örnek bir Müslüman ülke olarak dimdik ayakta duruyoruz. Bundan sonra da öyle duracağız inşallah. Biz bugüne gelmek için çok bedeller ödedik. Bundan sonra da ödemeye hazırız. Ama ödediğimiz her bedelin bu ülkede bir kahramanlık destanı olduğunu unutmamaları gerekir. Ne Amerika’nın ne de Macron’un bu yaşanmış kahramanlık hikayelerini hafife almamasını öneririm. İnşallah yolumuz açık. Eğer Türkiye ile uğraşan birileri varsa biz doğru işler yapıyoruz demektir. Biz birilerini rahatsız ediyorsak; demek ki mazlumlar için, garip ve guraba için, iyi insanlar için iyi şeyler yapıyoruz demektir. Biz her zaman mazlumların yanında olduk. Hiçbir zaman zalimlerden yana olmadık ve zalimlere de fırsat vermedik. Yine aynı şiarla çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme