Günahlardan arınma mevsimi: Ramazan

Ramazan Ayı'nın bir arınma mevsimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, 'Gönül Kabe'mizi, bizi Allah'ı anmaktan alıkoyacak her türlü manevi hastalıklardan, hasetten ve gıybetten arındırmalıyız' dedi.

Ramazan Ayı’nın bir arınma mevsimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Başta içinde barındığımız evlerimiz, ibadet mekânları olmak üzere Allah’ın nazargâhı ilahisi olan gönül Kabe’mizi, bizi Allah’ı anmaktan alıkoyacak her türlü manevi hastalıklardan, hasetten, fesattan, gıybetten ve çekememezlikten arındırmalıyız” dedi

7-1-3-025.jpg

Müslümanların Ramazan Ayı’na yönelik özel bir hazırlık yapması gerektiğini söyleyen Altıntaş, “Ramazan ayının şavkı ufuklarımızı nurlandırmaya başladı. Onun mübarek gölgesi üzerimize düştü. Hilalinin semamızı süslemesine çok az bir vakit kaldı. Nasıl ki namaz için bir hazırlık yapılırsa, nasıl ki hac ya da umre yolculuğu için bir hazırlık yapılırsa mübarek ramazan ayı oruç mevsimi için de aynı şekilde bir hazırlık yapılması gerekir.

7-1-1-032.jpg

Kaliteli Müslümanlık ünlü İslam bilgini İmamı Gazali’nin dediği gibi salt namaz ve oruçta değil ahlaki değerlerin temsilinde ortaya çıkar. Zaten şekil, mekan ve zamanla kayıtlı olan ibadetler eğer manevi boyutlarıyla birlikte yerine getirilirse insanda ahlaki bir dönüşümü gerçekleştirir. Ahlaki değerleri içselleştirmek alanında da Ramazan ayına yönelik manevi bir hazırlık yapmamız gerekir. Ramazan ayı gelmeden önce ilmihal kitaplarımızdan oruç, teravih, itikâf, zekat ve fitre gibi hadisler, ciddi anlamda yeniden okunmalıdır. Hatta mümkünse akşam ile yatsı arasında tüm aile fertlerinin katılacağı bir okuma programları birlikte gerçekleştirilmelidir” dedi.

7-1-2-031.jpg

“İNFAK EDELİM”

Ramazan Ayı’nın, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın zirve yaptığı bir ay olduğunu hatırlatan Altıntaş, “Ramazan Ayı, Hz. peygamberin en cömert olduğu aydır. Biz de onun bu sünnetine uyarak imkânlarımız ölçüsünde yerine getireceğimiz bir yardım bütçesini şimdiden hazırlamalıyız. Eğer dini açıdan nisap miktarı mala sahipsek, zenginlik ölçütlerine uygun mala sahipsek zekâtlarımızı ve sadaka-ı fıtırlarımızı fazlasıyla hesaplayıp kimlere ne miktarda vereceğimizin bir listesini çıkarmalıyız. Yine mümkünse Ramazan ayına girmeden önce bu ibadetleri ifa etmeli, böylece fakir fukaranın Ramazan ayına hazırlık yapmalarına imkân sağlamalıyız. Müslüman duygudaşlık yapan kimsedir. Bu anlamda iftar programı hazırlıklarına şimdiden girmeliyiz. İftar programlarının niteliği ve çağrılacak kişilerin durumu gibi konular da tüm aile bireyleri ile istişare yapmalıyız. İftar programlarına davet edeceğimiz kimseler kaç kişi olmalı, nere ve ne zaman iftar yemeği verilmelidir? Hatta davet edeceğimiz kimselerin bile bir listesini şimdiden çıkarmalıyız. Bu konuda bütün aile fertleri işin içine katılmalı, özellikle çocuklarımız da başkasına ikram etmenin ve yardımda bulunmanın sevinci ile manevi hazzı doya doya yaşatılmalıdır. Bu tür faaliyetler, çocuk ruhlarda hem ramazan aynın sevincini yaşamaya hem de onlar da paylaşma ahlakının gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

7-1-5-002.jpg

“KUR’AN’A YAKLAŞMALIYIZ”

Ramazan Ayı’nın, Kuran-ı Kerim’in doğum ayı olduğunu söyleyen Altıntaş, “Hakikatte her Müslüman son nefesini verinceye kadar Kuran’la olan irtibatını kesmemelidir. Bu anlamda bir Müslüman’ın hayatında vahiy fetreti, vahiy boşluğu yaşanmamalıdır. Hz. Peygamberin hayatında yaşanan bu fetret, nasıl onun hayatında metafizik bir gerilime yol açmışsa, bizim hayatımızda da benzer gerilimlere yol açabilir. Bu sebeple Kuran ile ilişkilerimizi yeniden kurma noktasında kısa bir muhasebe yapmalıyız. Bizim hayatımızda Kuran okumalarının, bir metin bir de bu metni anlama yolu olmalıdır. İşi sadece lafza indirgememeli, anlamaya ve anladıklarımızı yaşamaya çalışmalıyız. Muhammed İkbal’in dediği gibi, Kuran’ı kendimize ilk defa iniyormuş gibi okumalıyız. Temiz bir kalp ve iyi bir niyetle Kuran’a yaklaşırsak, o bize tüm esrar ve envarını açacaktır. Bu yönü ile de Ramazan ayı bizim için bir okul olmalıdır. Tüm aile fertlerinin katılacağı Kuran dersleri şimdiden hazırlanmalı ve programı yapılmalıdır. Ramazan ayı girmeden hadis kitaplarımızdan Riyazüs Salihin olabilir. Ramazan ayı, Kuran, oruç, itikâf ve yardımlaşma gibi konular ile ilgili bölümler okunmalı, Hz. Peygamber’in Ramazan ayını nasıl değerlendirdiği öğrenilmelidir. Ramazan ay gelmeden önce iftar, sahur, imsak ve teravih gibi konularda tüm aile fertleri bilgilendirilmelidir. Yine, Müslümanların hayatında caminin önemine değinen kısa sohbetler, bilgi ve kültür birikimimize katkı sağlamakla kalmayacak camiler ile olan manevi irtibatımızın kuvvetlenmesine de yol açacaktır” dedi.

“EN ZENGİN İBADETLERDEN BİRİ ORUÇ”

Oruç’un en zengin ibadetlerden biri olduğunu söyleyen Altıntaş, “Her ibadetle gelişen bir kültür safhası da vardır. Bu mana da en zengin ibadetlerden birisi de oruçtur. Ramazan orucudur. Zaman bakımından çevrimsel bir özellik taşıyan Ramazan ayı, İslami açıdan sanat, edebiyat, estetik, musiki, mutfak kültürü ve bir takım gösteri sanatları gibi insan hayatının bütün evrelerine kültürel açıdan damgasını vurmuştur. Bizi birleştiren ve bütünleştiren bu güzellikleri korumak ve yaşatmak millet olarak hepimizin boynunun borcudur. Dolayısıyla bütün aile fertleri olarak Ramazan ayının bu yönünden de istifade etmeliyiz. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan ayına erişmek dileğiyle. Cenabı Hak bu güzel günlere hepimizi eriştirsin. Milletimizi her türlü kötülüklerden muhafaza etsin. İslam âlemine birlik, beraberlik, kardeşlik ve huzur getirsin” diye belirtti.

 

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme