Güney Afrika'da madencilik sektörü krizde
Güney Afrika Cumhuriyeti'nin en köklü sektörü olan madencilikte son zamanlarda ortaya çıkan rahatsızlıklar, sektörün işleyişinin açmazlarını gözler önüne seriyor.
Doğrudan ya da dolaylı olarak bir milyondan fazla kişiyi istihdam eden sektörün ülkenin gayri safi milli hasılasına katkısı, 1970'lerde yüzde 21 iken şuanda yüzde 8'lerde seyrediyor.
Güney Afrika Ekonomik Kalkınma Bakanı Ebrahim Patel birkaç gün önce yerel bir radyoya verdiği demeçte sektörün krizde olduğunu ve çok sayıda çalışanın işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Madencilik sektörünün işleyişini AA muhabirine değerlendiren konunun uzmanları, Koffi Kouakou ve Fabian Schuppert sorunun daha köklü olduğuna dikkati çekerek, yönetimdeki işleyiş aksaklığının da bunu tetiklediği görüşünü ileri sürdü.
Güney Afrikalıların kendi öz kaynaklarına sahip olmadıklarını, sektörün bir şekilde global ve uluslararası şirketlerin elinde olduğunu söyleyen Witwatersrand Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Koffi Kouakou, AA muhabirine yaptığı açıklamada sektör işletmecilerinin de yüzyıllardır bu hayatın içinde olduklarını, yabancı olarak da görülemeyeceklerini ifade etti.
Sektörün sağlıklı işleyişinde idari yönetimin ve liderliğin önemine dikkati çeken Kouakou, bunun da sadece işletmecileri ve iş yapmaya gelen yatırımcıları ilgilendirmediğini, hukuku da hükümeti de içine aldığını söylerek, "Maden sektöründe ortak bir dengenin sağlanması, konunun hukuki çerçevesinin de net ve sıkı olması gerekiyor" dedi.
- "İdari politika net olmalı"
Yerel yatırımcıların ve şirketlerin yeterince konuya müdahil olmadıklarını dolayısıyla sektörden faydalanamadıklarını ifade eden Kouakou, yerel yatırımcılarla hükümetin, dışarıdan gelen yatırımcıların kapasitesinden faydalanmak için onlara güvenli bir ortam sağlamaları gerektiğini vurguladı.
Kouakou, iktidarın idaredeki eksikliğine ilişkin ise şunları kaydetti:
"İdare, uygulama olmadan birşey ifade etmez, eğer idari bir çerçeve sunuyorsanız, politikanızla uygulamanız orantılı olmalıdır ki arada boşluk olmasın. İdari politikanızı tartışmaya açmalısınız, açık ve net biçimde anlaşılması için uğraşmalısınız ki o zaman yatırıma gölge düşüren belirsizlikler ortadan kalksın."
İyi ve etkili idareciliğin ölçütlerinden birinin sonuçlara bakmak olduğunu belirten Kouakou, "Bir ülkede yoksulluk, eşitsizlik, yolsuzluk, işsizlik ve suç oranları yüksekse idarenin en önemli meselerle sağlıklı bir ilişkisinin olmadığını söyleyebilirsiniz" şeklinde konuştu.
- "Altın üretiminde birinciydi 6'ncı sıraya geriledi"
Güney Afrika'nın madencilik ülkesi olduğunu hatırlatan Kouakou, ülkenin altın üretiminde dünyada birinci sırada olduğunu, şimdi ise 6'ncı sıraya gerilediğini ve bunun bir yıkım olduğunu ifade etti.
Kooakou, bu gerileyişin doğal kaynakları idare etme konusunda bir takım aksaklıkları gösterdiğini ve bunun endüstriyel ve iş sektörünü olumsuz yönde etkilediğini vurgulayarak, "İyi bir yönetim ve idare madencilik endüstrisini rekabet ortamına çekecektir" görüşünü savundu.
Kouakou madencilik sektöründeki rekabet ortamının sağlanmasına en güzel örneğin Avustralya'daki madencilik işleyişi olduğunu, Güney Afrika’nın tekelci bir mantıkla hareket ettiğini, bunun da rekabeti engellediği yorumunu yaptı.
Güney Afrika'daki madencilik sektörünün üretim, güvenlik ve ödeme noktasında problemli olduğunu da vurgulayan Kouakou, Avusturalya'nın teknolojik bakımdan çok daha hızlı ve güvenli olduğunu dile getirdi.
- "Irkçı politikalar, başarısızlığın sebebi"
İrlanda Queen's Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi Ortak Araştırma Bölümü Öğretim Üyesi Fabian Schuppert ise Güney Afrika'nın, diğer Afrika ülkelerindeki gibi doğal kaynaklardan yeterince kazanım elde etmediğini belirtti.
Bunun kısmi sebebinin Apartheid ırkçı rejiminin politikaları ve iktidar yapısı olduğunu savunan Schuppert, bugün bu durumun mevzuatları doğru anlamanın yanı sıra uluslararası baskılar ve aktörlerin idare etme biçimleriyle de ilişkili olduğu görüşünü dile getirdi.
Doğal kaynakların idaresi konusunda öne sürülen tartışmaları dar görüşlülük olarak değerlendiren Schuppert, "İnsanlar uzun vadede neler yapılabileceğini düşünmüyor, akıllı idare, sürekliliği beraberinde getirir, ekonomik, sosyal ve politik olarak da ileriyi görmek gerekir" diye konuştu.
- Madencilik politikasındaki belirsizlik
Geçen yıldan bu yana bekletilen "Madencilik alanındaki yeni düzenleme yasasının" ertelenmesinin özel sektörün hareket alanını da daraltığını söyleyen Schuppert, "Bu alandaki siyasi belirsizlikler sektörü etkiliyor. Yatırım yapacağın ülkede yatırımcıların önlerinin açılması gerekiyor" diye konuştu.
Kaynakların doğru kullanımıyla ilgili pek çok meseleyle aynı anda ilgilenmek gerektiğini ifade eden Schuppert, işsizlik ve yolsuzluğun da çözülmesi gereken en önemli sorunların başında geldiğini ifade etti. Shuppert, Güney Afrika'da sürdürülebilir idari yönetim için bunların gerekli olduğunu vurguladı.
Schuppert ayrıca hükümetin global pazarda yerini doğru konumlandırması gerektiğini, kaynaklardan faydalanmanın farklı yollarını görmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, 2012 yılında madenlerin kamulaştırılmasının söz konusu bile olmadığını, sektörde düzenlemeler getireceklerini söylemişti. 2014 yılında meclise sunulan kanun tasarısı ise Cumhurbaşkanı tarafından anayasaya uygun olmadığı gerekçesiyle meclise iade edilmişti.
Anglo Platinum, Anglo Gold, De Beers, Implats ve Iscor Güney Afrika'nın madencilik sektöründeki etkili şirketler olarak biliniyor.
Bakmadan Geçme