Güneydoğu Asya'daki göçmen trajedisi

Güneydoğu Asya'daki göçmen trajedisi

Güneydoğu Asya'daki göçmen trajedisi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bangladeş'teki Arakanlılar, hükümetin yaşadıkları kampları taşıma planından endişeli

DAKKA (AA) - Myanmar'daki zulüm ve ayrımcılıktan kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar (Rohingya), hükümetin mülteci kamplarını zorlu iklim koşullarının etkili olduğu Hatiya Adası'na taşıma planından büyük endişe duyuyor. 

Nayapara mülteci kampında yaşayan Arakanlı Zahid Hüseyin, AA muhabirine "Adadaki iklim koşulları çok kötü. Hiçbirimiz oraya  gitmek istemiyoruz. Birkaç yıl önce bazı Arakanlılar, adaya çalışmaya gönderilmişti. Fırtınalar ve kasırgalar nedeniyle çoğu yaşamını yitirdi. Oraya gitmektense ölmeyi yeğleyen birçok kişi var" diye konuştu. 

Arakanlı mültecilerle çalışan insani yardım görevlisi Andrew Day,  "Hükümetin açıklaması, Arakanlı mülteciler arasında paniğe yol açtı. Mülteciler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin kendilerine yardım edeceğine inanmıyor. Aslında bu, mültecilerin korkması için yapılan bir şey. Böylece Myanmar'dakilere Bangladeş'e gelmenin çözüm olmadığı mesajını vermeye çalışıyorlar" dedi.  

Day, hükümetin planı uygulamaya koyacağına inanmadığını söyledi. 

Bangladeş hükümeti, geçen hafta ülkenin güneydoğusundaki Cox's Bazar bölgesinde bulunan mülteci kamplarını Hatiya Adası'na taşımayı planladığını açıklamıştı. 

Bengal Körfezi'ndeki Hatiya Adası, 371 kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip. Ada, sık sık hortumlara ve yıkıcı okyanus dalgalarına maruz kalıyor. 

Bangladeş'te yaklaşık 250 bin Arakanlı Müslüman bulunuyor. Bunlardan sadece 35 bini BMMY kamplarında yaşıyor. Kayıtlı olmayan diğerleri ise son derece güç koşullar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.  

Myanmar'da 1982'de kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybeden ve "devletsiz" sayılan Rohingyaların yıllardır devam eden dramı, ancak 2012'de Arakan (Rakhine) eyaletinde Budistler ile Müslümanlar arasında çıkan çatışmalarla dünya gündemine gelmişti. 

Myanmar'ın yaklaşık 60 milyonluk nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan Budistlerin düzenlediği saldırılarda 280 kişi yaşamını yitirmişti. Yüzlerce ev ve iş yerinin ateşe verildiği çatışmalar yüzünden 125 bin Arakanlı bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Budistlerin düzenlediği saldırılarda yaralanan Arakanlılara sağlık hizmeti sunan Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü çalışanları, geçen yıl ülkeden sınır dışı edilmişti. 

İnsan Hakları İzleme örgütü, Mayıs 2013'te yayımladığı 153 sayfalık raporda, Myanmarlı yetkilileri, Arakan eyaletinde Rohingyalara karşı etnik temizlik yapmakla suçlamıştı.

Birleşmiş Milletler tarafından "eziyet gören dini azınlık" olarak nitelendirilen ve ülkenin batısındaki Arakan eyaletinde derme çatma kamplarda yaşayan Arakanlılar, yıllar süren askeri cunta yönetiminin ardından 2011'de iktidara gelen Tein Sein hükümetinin başlattığı reform sürecinden hiçbir şekilde yararlanamamıştı. Arakanlılar, sadece kendileri için uygulanan yasal, ekonomik ve toplumsal kısıtlamalara maruz kalıyor. Resmen evlenmelerine olanak tanınmayan Arakanlı çiftlere sadece 2 çocuk için izin veriliyor. Doğan çocuklar için ise doğum belgesi düzenlenmiyor. Son 2 yılda binlerce Arakanlı Müslümanın, zulümden ve ayrımcılıktan kaçmak için Myanmar'ı terk ettiği sanılıyor.

Bakmadan Geçme