'Güvenli bölge'nin çerçevesi netleşiyor
Türkiye'nin bölgede artan IŞİD tehdidi ve 2 milyona yaklaşan sığınmacı sorununa karşı uluslararası alanda gündeme getirdiği 'güvenli bölge' önerisinin detayları netleşmeye başladı.
Türkiye'nin bölgede artan IŞİD tehdidi ve 2 milyona yaklaşan sığınmacı sorununa karşı uluslararası alanda gündeme getirdiği ve Batı'da da yankı bulan "güvenli bölge" önerisinin detayları netleşmeye başladı.
Suriye'de, IŞİD'in ilerleyişi karşısında ABD önderliğinde kurulan koalisyona Türkiye'nin vereceği destek üzerine görüşmeler sürerken, Suriye sınırları içinde güvenli bölgeler oluşturulmasına yönelik yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı.
Suriye'nin kuzeyindeki Kobani (Ayn el Arap) bölgesinden binlerce Suriyelinin IŞİD'den kaçarak Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine giriş yapması ve bölgedeki artan çatışmalar, Türkiye'yi sınırın diğer tarafında güvenli bölge kurulması için harekete geçirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen ayki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na katılmak için gittiği New York'ta güvenli bölgenin önemine işaret etmiş hem Galler'deki NATO zirvesinde hem de ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmede bu konuyu gündeme getirdiğini söylemişti.
ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel da Amerikalı yetkililerin, Türk liderlerle bu hafta yaptıkları görüşmelerde söz konusu meseleleri gündeme getirdiğini, Ankara hükümetinin, Suriye sınırında güvenli bölge oluşturulması konusunda ısrarlı talebinin "bilfiil değerlendirilmediğini" ancak Amerikalı yetkililerin bunu tartışmaya açık olduğunu ifade etmişti.
Amerikalı yetkililerin konuyla ilgili görüşlerine karşın Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk defa güvenli bölgenin kapsamına ilişkin bölge isimleri verdi. El Cezire'ye verdiği özel mülakatta Davutoğlu, "Eğer gerçekten bir müdahaleye ihtiyaç varsa bütün uluslararası toplum hep birlikte sadece Ayn el-Arap'a değil Suriye'deki bütün zulümlere müdahil olması lazım" dedi.
Güvenli bölgenin sınırlarıyla ilgili Davutoğlu, "Biz bunun belli yoğunluklu nüfusların olduğu yerlerde... Mesela Halep’in kuzeyinde olması lazım. Çünkü Halep’te hem rejim saldırıları var hem IŞİD saldırıları var. Halep’le Türkiye sınırları arasında olması lazım. İdlib’in Türkiye sınırlarına yakın yerlerinde, aynı şekilde Lazkiye’nin kuzeyinde, yine Haseke’de belli bölgelerde ve şu anki Cerablus bölgesinde, Ayn el-Arap’ta. Bütün bu kuşakta yerleşim merkezlerinin olduğu alanlara göre derinliği değişebilir" diye konuştu.
Uçuşa yasak bölge
Başbakan Davutoğlu, sivillerin güvenli alanlarda barınabilmesini sağlayacak güvenli bölge ilanını gerekli gördüklerini belirterek aynı şekilde IŞİD'e karşı verilen mücadele sonrasında rejimin hava bombardımanından sivil halkı korumak için de bir uçuşa yasak bölge istediklerini aktardı. Davutoğlu, "Hepimiz tabii ki Ayn el-Arap'taki olaylara üzülüyoruz ama bugünlerde dahi kimse Suriye rejim uçaklarının Halep'i bombaladığından bahsetmiyor, kimse Suriye rejiminin zulmünün devam ettiğinden bahsetmiyor"