1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Güvenlik uzmanları ertelenen celp ve terhisleri değerlendirdi
Güvenlik uzmanları ertelenen celp ve terhisleri değerlendirdi

Güvenlik uzmanları ertelenen celp ve terhisleri değerlendirdi

Korona virüs salgını ile mücadele kapsamında Milli Savunma Bakanlığının celp ve terhislerin ertelenmesine yönelik çalışmalarına güvenlik uzmanlarından...

A+A-

Korona virüs salgını ile mücadele kapsamında Milli Savunma Bakanlığının celp ve terhislerin ertelenmesine yönelik çalışmalarına güvenlik uzmanlarından destek geldi. Yanlış bir uygulamanın sadece salgının yayılmasına değil, askerlerin güvenliğini de riske atabileceğini aktaran uzmanlar, kışlada kalacak Mehmetçiğin moral ve motivasyonunu korumak için ailelerine teşekkür mektubu gönderilmesini teklif etti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, korona virüs salgını ile mücadelede alınan tüm tedbirlere rağmen celp ve terhislerin bu aşamada yapılmasının Mehmetçik, toplum ve Türk Silahlı Kuvvetleri için bir risk oluşturduğunu, bundan dolayı Nisan ayındaki celp işlemlerinin ertelenmesiyle Kasım 2019 celp döneminde silah altına alınanların hizmet süresinin bir ay uzatılmasına yönelik bir çalışma içinde olduklarını bildirmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayı sonrasında hayata geçirilecek uygulamaya güvenlik uzmanlarından da destek geldi. Konunun sadece bireylerin sağlık meselesi olmadığını kaydeden Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, "Salgınla kendini gösteren bu konu bir ülkenin bütün milli güç unsurlarını derinden etkileyecek son derece tehlikeli bir meseledir" ifadelerini kullandı.

Devletin vatandaşının sağlığı ile canını korumanın dışında ürettiği kendi güç ile istikrarını da korumasının önemli olduğunu söyleyen Ağar, "Bizim ordumuz hem yurt içinde hem sınır ötesinde teröre karşı mücadele ediyor. Bu mücadelenin mutlaka istikrarlı şekilde devam etmesi gerekiyor. Bunu yaparken de salgın yolu ile dışarıdan içeriye, içeriden de dışarıya istikrarsızlığın transfer olmasına engel olmak gereklidir" dedi.

Terörle mücadelenin uzman personelle yapılmasına karşılık, operasyonel görevlerin idari ve destek hizmetlerinde erbaş ve erlerin önemli görevler yaptığını vurgulayan Ağar, "Salgının doğrusal veya dolaylı olarak bu mücadeleyi etkilememesi gerekiyor" dedi.

Şehirlerarası seyahatlere getirilen kısıtlamaları anımsatan ve terhislerin TSK tarafından organize edilecek otobüslerle yapılmasının güvenlik açısından büyük tehlike oluşturabileceğini ifade eden Ağar, "Bu tür intikaller terör örgütlerine arayıp da bulamadıkları ortamı sunar. Terör örgütünün en kanlı saldırılarını böyle intikaller sırasında gerçekleştirdiğinin unutulmaması gerekir" diye konuştu.

Celp ve terhis ertelemeye yönelik uygulamanın önemine değinen Ağar, şöyle konuştu:

"Salgının mücadele alanlarını etkilememesi konusunda celplerin ertelenmesi de önem taşıyor. Bu celp döneminde 53 bin gencimizin kışlalara gelmesinden bahsediliyor. Bu durumda bir değil, 53 bin risk anlamına geliyor. Zaten mevcut olan riske yenilerinin eklenmemesi gerekiyor. Aşı bulunmadığı sürece tek çare var o da karantina uygulamasıdır. O nedenle bu ertelemeye yönelik uygulamayı destekliyorum."

Uygulamaya yönelik bir takım tepkileri değerlendiren Ağar, "Bunu anlayabiliyorum herkes bir şekilde sevdiğine kavuşmak istiyor. Ancak mesele sadece sevdiğine kavuşma meselesi değil. Mesele sevdiğine sağlıklı kavuşma meselesidir. Devlet, evladını sevdiklerine sağ ve sağlıklı kavuşturmakla yükümlüdür. Bununla ilgili tedbirleri devlet almak zorundadır. Bunun yolu da izolasyondur. Bu bağlamda da terhis ve celplerin ertelenmesi doğru bir değerlendirmedir" diye konuştu.

"Özlük hakları baki olmak üzere askerlerin bir müddet daha kışlada görevlerine devam etmeleri hem kendileri için hem de aileleri için yerinde bir karar olarak değerlendirilmelidir"

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Güvenlik Araştırmacısı Murat Aslan ise, TSK'da askerlik süresinin uzatılması uygulamasının geçmişte de yapıldığını, insan sağlığına yönelik kaygılar nedeniyle askerlik süresinin bir daha uzatılması, yeni celplerin alımının da ertelenmesinin bir kez daha gündeme geldiğini hatırlattı. Aslan, "Askerlik süresinin bir ay süreyle uzatılması hem askerlerin hem de ailelerinin "gözle görülemeyen" yeni düşmana karşı hassasiyetini önleyebilecektir. Askerlerin terhis olduktan sonra seyahat etmesi, geçmişini veya hikayesini bilmedikleri insanlarla terhis sevinci nedeniyle etkileşim içinde olmaları mümkündür. Ayrıca seyahat olanaklarının da kısıtlı olduğu bu günlerde askerler için eve ulaşım ayrı bir zorluk olarak ortaya çıkıyor. Özlük hakları baki olmak üzere askerlerin bir müddet daha kışlada görevlerine devam etmeleri hem kendileri için hem de aileleri için yerinde bir karar olarak değerlendirilmelidir" dedi.

Salgın hastalıkla mücadele çerçevesinde alınan tedbirlere değinen Aslan, "Kışlalarda Covid-19 hastalığına karşı her türlü tedbirin alındığı biliniyor. Kışlaya girenlerin ve çıkanların izole edilmesi yerinde bir uygulama. Yatakhanelerde ve yemekhanelerde seyrek nizamla askerlerin dinlenmesi ve beslenmesi riskleri azaltıyor. MSB'nin fabrikalarında üretilen maske ve dezenfektana askerlerimizin kolayca ulaşması her askerin kişisel tedbirini kendisinin almasını kolaylaştırıyor. Ancak yeni celp edilecek askerlerin kışlaya gelmesinin riskleri artırabileceği dikkate alınmak zorunda. Semptom göstermeyen ama virüsü taşıyan bir kişi tüm kışlaya hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle yeni celp askerlerin, celp dönemlerinin ertelenmesi doğru ve alınması gereken bir karar. Çünkü evine ulaşmaya çalışan asker ile kışlasına ulaşmaya çalışan vatandaş arasında karşılaşılabilecek risk açısından hiçbir fark yok" ifadelerini kullandı.

"Asker ailelerine teşekkür mektubu gönderilebilir"

Uluslararası güvenlik alanında akademik çalışmalarını sürdüren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Yalçınkaya da, bu tür uygulamaların geçmişte de yapıldığını kaydederek, "Tezkereyi almayı beklemek toplumumuzda kültürel bir olgu. Bu uygulama kışlada tezkeresini bekleyen için zor. Bu süreçte onların moral ve motivasyonlarını sağlamak çok önemli. Onlara, "Zor bir zamandayız, kışlalardaki sağlığın bozulması ihtimalinden dolayı yeni askerleri alamıyoruz. Siz ülkeniz için fedakarlık yapıyorsunuz" mesajını vermek lazım. Yaptıkları fedakarlıkla salgın esnasından ülkenin savunmasına katkı sağlayacağını söylemek gerekir. Bunun savunma görevlerinin etkinliğinde birliğin moral ve motivasyonunun yüksek olmasının yeri nedeniyle belirtiyorum" dedi.

Askerlerin moral ve motivasyonunun korunmasının önemine değinen Yalçınkaya, askerlerin ailelerine teşekkür mektupları dahi gönderilebileceğini söyledi.

İHA

HABERE YORUM KAT